'419 Yakut'u Radikal buldu

Tesadüfün böylesi

Yakut biraz zayıflamış ancak sağlığı iyi.


Sezen Aksu'nun hazırladığı pazar günkü Radikal'i okuyanlar Bebekli sokak köpeği '419 Yakut'un kaybolmasını anlatan haberi hatırlar. İşte o haberi yazan Serkan Ocak, dün Üsküdar sahilinde kime rastladı dersiniz!
Haber: SERKAN OCAK / Arşivi

İSTANBUL - Sezen Aksu'nun hazırladığı Radikal'i okuyanlar '419 Yakut nerdesin?' başlıklı haberi hatırlayacaktır. Bebek sakinlerinin gözbebeği köpek Yakut, kaybolmuş, bütün semt onu aramaya koyulmuştu. İnanması güç ama kaybolduğu haberini yaptığım Yakut'u dün sabah Üsküdar sahilinde gezinirken buldum. Önce ben de inanamadım ama kulağına Beşiktaş Belediyesi tarafından takılan '419 Yakut' künyesini okuyunca bir haberin hem yazanı hem de konusu oldum.
Her şey 9 Ocak günü Sezen Aksu için hazırlanan yazıişlerinin benden köpeklerle ilgili bir haber hazırlamamı istemesiyle başladı.Hemen hayvan derneklerini aradım. Çevre ve Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği'nden Fatma Balkanlı'dan öğrendim ki Bebeklilerin çok sevdiği '419 Yakut' yılbaşı gecesinden beri kayıptı. Gözü yaşlı Lale Uslu, Çınaraltı Kahvehanesi'nin sahibi Şaban Gür, balıkçı Erol Kurtöz seferber olmuş Yakut'u arıyordu. Pakize Suda köşesini Yakut'a ayırmıştı.
Halka malolmuş Yakut'un hikâyesini yazmaya karar verdim. Haber tam bir hayvansever olan Sezen Aksu'nun genel yayın yönetmeliğini yaptığı yazıişleri toplantısında okundu. Aksu da haberi duyar duymaz "Aa ben tanıyorum Yakut'u" dedi. Gazetenin başarılı olması için bütün gece ettehiyatü okuyacağını söyleyen Sezen Aksu'nun Radikal'inde '419 Yakut nerdesin?' haberi de yerini aldı.
Ürkek ürkek bakan bir köpek
Gazeteye gitmek üzere dün sabah vapura doğru yürüyordum ki beyaz bir köpeğin insanların arasında biraz da ürkek gezdiğini gördüm. Önce ihtimal vermedim. Ama sanki onun için üç gün uğraştığımı hisseden Yakut'la göz göze geldik.
O an gözlerindeki kırçıl siyah lekeleri farkettim "Acaba" dedim. Peşinden gittim, kulağındaki numaraya baktım: '419'!
Önce ne yapacağımı bilemedim. Hemen şefimi aradım. "Yakut'u buldum" dedim. Önce inanmadı tabii. Asıl zorluk ondan sonra başladı. Taksiler bizi almıyordu. Beşiktaş'a giden vapurlar da almak istemedi. Elimden bırakmayacağıma, dışarıda bekleyeceğime, bu köpeğin kimseye zararı dokunmayacağına ikna edebildiğim üçüncü görevli sayesinde vapura bindik. Beşiktaş'ta yine taksi bulamadık.
Yakut'un tasması olmadığından Beşiktaş İskelesi'nde peşinde dolandım durdum. Önce uzaklaştı. Sonra diğer sokak köpeklerinin saldırı girişiminden korkup çareyi yine bana sığınmakta buldu.
Sonunda Beşiktaş Belediyesi'nden Veteriner Hekim Zeki beyi aramak aklıma geldi. Yakut'un kayıp haberini yaparken kendisiyle görüşmüştük. Çok sevindi, hemen bir ekip gönderdi. Yakut'u kucakladığımız gibi Bebek'e götürdük.
Yakut'u ilk gören Çınaraltı Kahvehanesi'nin sahibi Şaban amca oldu. Sevinçten gözleri dolan Şaban amca hemen Yakut'un mama ve su kabını doldurdu. Zayıflamış diye hayıflandı. Sonra yan taraftaki Çınaraltı Apartmanı'nda oturan Lale teyzeye Yakut'u bulduğumu söyledim. Önce inanmadı, ikna olunca kucaklayıp beni öptü. Kendini tutamadı apartman boşluğundan "Yakut bulundu, Yakut bulundu" diye iyi haberi ilan da etti.
'Meşhur köpek' Yakut'un bulunduğunu öğrenen Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal da hemen harekete geçmişti. Yakut önce kontrolden geçirildi, güzelce yıkanıp tekrar Bebek'lilere teslim edildi.
Bu arada Bebekli bir taksi şoförü "Niye hemen getirdin, 1000 dolar ödül koymuşlardı" diye bana takıldı. Benim içinse Lale teyzenin, Şaban amcanın, çakmakçı Hakan'ın gözlerinin sevinçten dolması, sabah bulduğumda çok ürkek olan Yakut'un kuyruk sallaması yeterli bir armağan oldu. Yakut ve onu ziyaret için kuyruk oluşturan Bebeklilerle hatıra fotoğrafı çektikten sonra gazeteye mutlu döndüm. Peki ama 419 Yakut nasıl olmuştu da Üsküdar'a kadar gitmişti?