@ismailsaymaz

5 No'luda öldürülen Sak'ın kızına 30 yıl sonra 'Baban hasta mıydı?' diye sordular

5 No'luda öldürülen Sak'ın kızına 30 yıl sonra 
'Baban hasta mıydı?' diye sordular
5 No'luda öldürülen Sak'ın kızına 30 yıl sonra 
'Baban hasta mıydı?' diye sordular
Hakkarili aşiret liderlerinden olan Seyfettin Sak, tutuklanan oğlunu kurtarmak isterken rüşvet verdiği iddiasıyla Mayıs 1982'de gözaltına alındı, 45 gün işkence gördü. Diyarbakır 5 No'lu Askeri Cezaevi'ne konduktan sonra dövülerek öldürüldü. Ölümünden sonra takipsizlik kararı verildi. Tam 30 yıllık suskunluktan sonra Sak Ailesi, suç duyurusunda bulundu. Savcılık on ay içinde yalnızca Sak'ın kızının ifadesini alıp ona da "Baban hasta mıydı?" diye sordu. Bu soruşturmadan umudunu kesen aile tazminat davası açtı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi


HAKKARİ- Hakkari’de aşiret lideri olan Seyfettin Sak’ın dokuz çocuğundan biri olan Mehmet, 12 Eylül darbesinden sonra, Irak Kürdistan Demokrat Partisi taraftarı olduğu iddiasıyla tutuklandı. İşkence gören oğlunu kurtarmak isteyen babası, o tarihte ‘simsar’ diye adlandırılan, içlerinde MİT’çilerin de olduğu kamu görevlileriyle temas kurdu. Rüşvet verdiği iddiasıyla aranmaya başlanınca 12 Mayıs 1982’de Şenoba Askeri Taburu’na gidip teslim oldu. Yaklaşık 45 gün sorgulanan 55 yaşındaki Sak, beş kez işkenceden geçirildi ve 30 Haziran’da tutuklanarak, 5 No’lu Askeri Cezaevi’ne kondu. En küçüğü bir yaşında olmak üzere dokuz çocuğu bulunan Sak, 21 Kasım 1982’de koğuşta atılan dayak sonucu öldürüldü. Sağlık raporuna, “hipertansiyon sonucu beyin kanaması” diye yazıldı. Hakkari Başsavcılığı, 6 Aralık 1982’de, kovuşturmaya yer olmadığına hükmederek, dosyayı kapattı. Sak’ın ölümünden ailesi paramparça oldu. Kendisi işkenceden geçirilen oğlu Mehmet, kansere yenik düştü. Babası öldükten sonra Mehmet’in tutuklandığı dosyada da görevsizlik kararı verildi. Ancak Sak ailesi, işlenmemiş bir suçtan ötürü iki kurban verdi. Yaşananlar sonrası ailenin diğer fertleri köylerini terk edip uzun süre saklandı.

Aile tazminat davası açtı
Sak Ailesi, 2010 yılındaki 12 Eylül referandumuna kadar tam 30 yıl boyunca korku ve sustu. Referandumdan sonra, 10 Eylül 2012’de avukatların Rojbin Tuğyan Kalkan aracalığıyla suç duyurusunda bulunarak, hem 12 Eylül darbesini gerçekleştirenler hem de Sak’ın ölümüne yol açanlar hakkında şikayetçi oldu. Savcılık aradan geçen on ay süresince yalnızca tek bir işlem yaptı ve 1 Nisan 2013’te Sak’ın kızı Rahima’nın ifadesini aldı. Rahime Sak’a da “babasının hasta olup olmadığı” soruldu. Sak ise “Babamın sağlığı ile ilgili olarak elimde herhangi bir sağlık raporu, grafi veya herhangi bir belge yoktur. Benim elimde olmadığı gibi yakınlarımda da yok. Babam düzenli olarak veya zaman zaman sağlık kuruluşuna giderek tedavi olmazdı. Bildiğim herhangi bir sağlık kuruluşu yoktur” dedi. Sak Ailesi adına Avukat Rojbin Tuğyan, soruşturmadan bir sonuç çıkmayacağını düşünerek, geçen 9 Mayıs’ta Ankara İdari Mahkemesi’nde tazminat davası açtı.