6 gün sonra hayata merhaba

Kaçamadı
Geçen pazartesi Konya'daki Zümrüt Apartmanı sallanmaya başladığında 15 yaşındaki Muhammet Saltuk Kalem üçüncü kattaki evlerinden kaçmaya çalıştı. Ancak felaket Muhammet'i ikinci katta yakaladı. Apartman onlarca kişiye mezar olarak çökerken ekipler hemen çalışmaya başladı.
Sürekli uyudu
Apartman yıkılırken mucize eseri burnu bile kanamayan Muhammet, geride kalan ailesini düşünürken enkazda oluşan bir boşlukta kurtarılmayı beklemeye başladı. 132 saat boyunca aç ve susuz kalan Muhammet, zaman geçirmek için bol bol uyudu.
'Ne yapıyorsun?'
Canlı birisini bulma ümidi kesildiği için artık ağır iş makinelerinin sokulduğu enkazda dün sabah 06.50'de görevlilerden Ömer Çevikbaş, bir hortum fark etti. Hortumu çeken Çevikbaş bir çift gözle karşılaştı ve şaşkınlıkla sordu: "Ne yapıyorsun orada?"
İlk sözü: Acıktım
Kendisini tanıtan Muhammet ise "Daha önce yanıma kadar geldiniz sonra bırakıp gittiniz. Çok acıktım" dedi. Hastaneye kaldırılan Muhammet'in sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı. Doktoru, "Hep uyuduğu için vücudu fazla enerji harcamamış" dedi.

KONYA - Zümrüt Apartmanı'nın enkazı altında kalanlardan 15 yaşındaki Muhammet Saltuk Kalem, 132 saat sonra sağ çıkarıldı. Enkazda oluşan boşluğa sığındığı için burnu dahi kanamayan Muhammet'in ilk sözleri, "Daha önce yanıma kadar geldiniz, sonra bırakıp gittiniz. Çok acıktım, ekmek istiyorum. Bugün bayramın kaçıncı günü?" oldu.
Günlerden beri enkazda çalışarak ikinci kata dek ulaşan arama-kurtarma ekipleri dün saat 06.50 sularında bir hortum fark etti. Hortumu asılan Afyon Sivil Savunma ekibinin görevlilerinden Ömer Çevikbaş, enkazdaki delikte günlerdir umutla kurtarılmayı bekleyen bir çift gözle karşılaştı. Adının Muhammet Saltuk Kalem olduğunu söyleyen genç, yarasının bulunmadığını ve durumunun iyi olduğunu belirtti.
'Ne yapıyorsun orada?'
Muhammet ile konuşmalarını sürdüren görevliler yaklaşık 132 saat sonra onu enkaz altından kurtardı. Facianın altıncı gününde yaşama 'merhaba' diyen Kalem, görevlilerden su isteyip elini yüzünü yıkadı. Hemen sağ-lık kontrolü için Numune Hastanesi'ne götürülen Kalem, sedyeyle taşınırken,
"Bugün bayramın kaçıncı günü?" diye sordu, fotoğrafını çeken gazetecilere,
"Sağlığım yerinde. Beni fazla yormayın. Midem yanıyor" dedi.
Kalem'i bulan arama görevlisi Ömer Çevikbaş, "Enkazda hortum dikatimi çekti. Onu aldığım anda delikte bir çift gözle karşılaştım. Bir anda şaşırdım ve 'Ne yapıyorsun orada?' diye sordum. O da bana, 'Ben iyiyim. Adım Muhammet Kalem. Daha önce yanıma kadar geldiniz ancak beni fark etmeyip dönüp gittiniz. Çok acıktım, ekmek istiyorum' dedi. Günler sonra enkazdan bir kişiyi sağ çıkarabildiğimiz için hepimiz çok sevinçliyiz" diye konuştu.
'Oğlumun kefeni hazırdı'
Muhammet'in Ahmet Perihan Demirok İlköğretim Okulu'nda matematik öğretmeni olan babası Ahmet Kalem ise, oğlunun kurtarılışı sırasında sevinç gözyaşları içinde güçlükle konuşabildi:
"Mezar yerini, kefenini bile hazırlamıştık. Allah onu bana bağışladı. Beni görünce, 'Baba niye heyecanlanıyorsun. Bak sapasağlamım' dedi. Günlerce uğraşmış. Sesini duyurmaya çalışmış. Ekipler yakınına kadar gelmişler ama duyamamışlar. Sağlık durumu çok iyi. Eşim ve diğer oğlum halen enkaz altında. Muhammet'in onlardan haberi yok. Apartman çöktüğü sırada arkadaşlarına bayram ziyaretine gittiğim için dışarıdaydım. Eşim ve iki oğlum, bina çökerken kaçmaya çalışmış. Onlar merdivendeyken bina üzerlerine çökmüş. Muhammet önden koşuyormuş. Eşim Havva ile 18 yaşındaki diğer oğlum Hasan arkada kalmış. Onlar halen enkaz altında. İnşallah onlar da yaşıyordur."
Konya Numune Hastanesi Başhekimi Dr. Rıza Sarıbabıçcı, Kalem'in kan ve idrar tahlillerinin normal çıktığını belirterek, "Bize 'Nasıl olsa buradayım, uyuyarak zaman geçireyim' diye düşündüğünü söyledi. Uyuduğu için fazla enerji harcamamış. Bu da bugüne kadar sağ kalmasını sağladı. Sorulan tüm soruları doğru ve yerinde cevaplandırdı. Son dönemlerde açlık ve susuzluk çektiğini anlattı. Bir kişi normalde dört gün susuzluğa dayanabilir. Muhammet gerçekten bir mucize yarattı. Şu anda durumu çok iyi. Ne zaman taburcu ederiz bilmiyorum" dedi.
Yol gösterecek
Türkiye Dağcılık Federasyonu Arama-Kurtarma Ekibi üyesi Murat Salim Seren ise, "Çökme anında tanıdığı bazı kişilerin nerede bulunduğunu biliyor. Bize bunları anlattı. Ancak canlı olup olmadığını bilmiyor. Bize verdiği bilgiler anahtar olacak. Belki Muhammet'in bulunduğu bölgeye yakın yerlerde oluşan hayat üçgenlerinde canlı bulabiliriz" diye konuştu.
Rekor dokuz gün
Muhammet, böylece Türkiye' deki 'enkaz mucize'leri arasında yerini aldı. Bu konuda rekor, 13 Mart 1992'de Erzincan depreminden dokuz gün sonra, enkazdan sağ çıkarılan hemşire Nurcan Eraslan'a ait. Dokuz yaşındaki
İsmail Çimen de 17 Ağustos 1999 depreminde Çınarcık'ta yedi katlı bina enkazından, yedi gün sonra (171 saat) sağ çıkmıştı.



AKUT: Bizi haklı çıkardı
Muhammet'in kurtuluşu yeni mucize beklentisi yaratırken AKUT, 'İş makineleri enkaza erken girdi' eleştirisini yineledi.
AKUT yetkilileri Muhammet Saltuk Kalem'in kurtuluşunun endişelerini haklı çıkardığını söyledi. AKUT Yönetim Kurulu üyesi ve Antalya Birim Sorumlusu Yılmaz Sevgül, "Enkaza iş makineleri girdiğinde tepki gösterdik, bizi şov yapmakla suçlamışlardı. Ekibimiz bugüne dek enkazdan 259 canlı çıkarmıştır. İnsan hayatıyla şov yapılmaz" diye konuştu. AKUT ekipleri, enkaza ağır iş makinelerinin girmesine tepki göstererek arama-kurtarma çalışmalarını bırakmıştı.
Özkafa: Zemin sağlam
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Özkafa ise yaptıkları incelemede zeminin sağlam olduğunu saptadıklarını söyledi. Bodrumda sekiz-on kişinin dolaşabileceği bir alan bulunduğunu anlatan Özkafa, buralarda hâlâ canlı olabileceğini belirterek, "Binanın yıkılırken sağa sola yattığı konuşuldu. Böyle bir şey yok. Binanın bodrumu duvarlarla birlikte dimdik ayakta. Zeminde bir problem olsaydı duvarlar böyle sağlam kalmazdı" dedi. Enkazdaki kayıp sayısı ise dün çıkarılan iki cesetle 68'e yükseldi.
Arınç: Lime lime...
TBMM Başkanı Bülent Arınç da dün enkazda incelemelerde bulundu. Arınç, "Sebep statik hesaplar mıdır? Betonarme midir? Kolonlar mıdır? Bu, bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacak. Ama dürüst olalım, her olayda hepimizin derece derece, kademe kademe sorumluluğu var. Mimar, mühendis odalarından belediyelerdeki teknik ekiplere kadar, müteahhitlik hizmetlerindeki başıboşluktan bu işin kontrolündeki başıboşluklara kadar, belki sorumsuzca davranışlar, göz ardı etmeler var. Hiçbir şey söylemeye gerek yok, vincin kaldırdığı betona bakınız. Lime lime dökülüyor."
Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü ise dün mucize kurtuluştan sonra Konya Valisi Ahmet Kayhan ile enkaz alanında arama kurtarma ekiplerini kutladı.
(dha, aa)