63 gündür beklenen çeviriye gerek yok mu?

63 gündür beklenen çeviriye gerek yok mu?
63 gündür beklenen çeviriye gerek yok mu?

Frankfurt Savcılığı Basın Sözcüsü Doris Müller Scheu, Bakan Şahin'in sözlerini yalanladı.

Frankfurt Savcılığı Basın Sözcüsü Dorris Müller Scheu, Deniz Feneri davasıyla ilgili Türkiye'ye sadece bir dosya gönderdiklerini belirterek "Türkiye ile ikili anlaşmamız gereği dosyalar Türkçe çevrili yollandı" dedi

 

FRANKFURT - Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in Deniz Feneri ile ilgili geçen hafta Almanya’dan yeni bir dosya geldiği ve Türkçe’ye çevrilmeden önce içerik hakkında bilgi veremeyeceği" yolundaki açıklamaları üzerine Frankfurt Savcılığı Basın Sözcüsü Doris Müller Scheu, "Yeni bir dosya göndermedik. Gönderdiğimiz dosyaları da Türkçe çevirileri ile gönderiyoruz" dedi. 

Hürriyet gazetesinin haberine göre, Müller Scheu, süreci şöyle anlattı:  "Biz Almanya’da görülen, ’Deniz Feneri’ davası çerçevesinde Türkiye’den bir defa hukuk yardımı talebinde bulunduk. Bundan sonra Türkiye’nin bizden hukuk yardımı talebi üzerine Türkiye’ye dosya gönderdik. Bu dosya dışında Türkiye’ye başka bir dosya göndermedik. Türkiye’de yetkililer bu dosyanın istendiğini uzun süre reddettiler. ’Böyle bir dosya yok’ denildi. Şimdi de gazetelerde, ’Yeni dosya geldi’ diye haberler yayınlanıyor. Adeta dosya yeni gönderilmiş gibi davranılıyor. Sayın bakan gelen dosyaların incelendiğini ve tercüme edildiği için içerik hakkında açıklama yapamayacağını bildirmiş. Ama şu var ki, Türkiye ile ikili anlaşmamız gereği bu gibi konularda dosyalar çevrildikten sonra gönderiliyor. Türkiye’den Almanca çevrili geliyor, bizde dosyaları Türkçe çevrili gönderiyoruz"

Türkiye’de Deniz Feneri olayının büyük yankı yarattığını, bunun seçimlerden sonra geçeceğini tahmin ettiklerini belirten basın sözcüsü, "Seçimler bitti. Ancak anlaşılan bu iş hálá gündemde" dedi.

 

KAPLUMBAĞA HIZIYLA GELEN DOSYA

 

Türkiye’nin aylardır tartıştığı Almanya’daki Deniz Feneri e.V. yolsuzluğu ile ilgili dosya, kaplumbağa hızıyla ilerliyor. Almanya’da 2004 yılında kurulan dernekle ilgili dava 17 Eylül 2008’de sona erdi ve yardım amaçlı olarak toplanan 41 milyon Euro’nun 12 milyonunu usulsüz kullandıkları iddia edilen 3 sanık çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Almanya’daki Deniz Feneri Derneği’ni mahkum eden mahkeme, sanıkları Türkiye’deki ’asli failler’in yönledirdiğini de belirtti. Kanal 7’nin patronu Zekeriya Kahraman ile ortakları İsmail Karahan, Mustafa Çelik ve RTÜK Başkanı Zahid Akman hakkında da ayrıca bir soruşturma yürütüldüğünü açıkladı.



Dosya 170 günde geldi


Almanya’daki dava sürerken İşçi Partisi, derneğin Türkiye ayağı ile ilgili suç duyurusunda bulundu. İşçi Partisi’nin 8 Eylül 2008’deki suç duyurusunun ardından başlatılan soruşturma çerçevesindeki talep üzerine Almanya’dan dosya talep edildi. Ancak Deniz Feneri e.V dosyası tam 170 gün sonra 24 Şubat 2009’da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaşabildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Boyrazoğlu, dosyayla ilgili bilgi verirken çevirinin bir ay içinde tamamlanabileceğini söyledi. Dosya geldikten birkaç gün içinde oluşturulan 3 kişilik tercüman ekibi tarafından çevirisine başlanan 3 bin sayfadan oluşan 3 klasörlük dosyanın çevirisi hala tamamlanamadı. Savcılığın adliyede oluşturduğu bir odada çalışan tercümanlar 63 gündür çeviriyle uğraşıyor. Savcılık kaynakları, daha önce Mart ayı ortalarında bitmesi tahmin edilen tercüme işleminin teknik terimlerin yoğunluğu ve titiz bir çalışma yürütülmesi nedeniyle tamamlanamadığını belirtiyor.