78 yıl önce 4 bin çocuk Meclis'ten bir 'ricada' bulundu

1929 yılının Türkiye'deki çocuklar için çok özel bir anlamı var. Dünyanın çocuklara ithaf edilen ilk bayramı, '23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı' ilk kez bu tarihte kutlanmaya başladı. Türkiye'yi pek bilmeyen ve bu tarihi olayı kitaplardan okuyanlar muhtemelen Türkiye'nin çocuklarına verdiği değere gıptayla bakmıştır.

1929 yılının Türkiye'deki çocuklar için çok özel bir anlamı var. Dünyanın çocuklara ithaf edilen ilk bayramı, '23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı' ilk kez bu tarihte kutlanmaya başladı. Türkiye'yi pek bilmeyen ve bu tarihi olayı kitaplardan okuyanlar muhtemelen Türkiye'nin çocuklarına verdiği değere gıptayla bakmıştır. Ancak biraz daha bilgi sahibi olanlar gerçeğin çok farklı olduğunu biliyor. Aslında 1929 yılının Türk çocukları için tarihi bir anlamı daha var. 1929'un nisan ayında Türk Ocağı vasıtasıyla örgütlenen 4 bin çocuk ilk kez TBMM'ye başvurarak haklarını istedi. Dokuz maddelik bir talep listesi hazırlayan çocuklar dilekçelerini şu sözlerle bitirdi: "Türk çocuklarının bu isteklerinin, TBMM'ye yaptığımız bu ilk müracaatımızın geri çevrilmemesini rica eder, hepinize hürmetlerimizi bildiririz."
Dilekçenin üzerinden 78 yıl geçti. Çocukların aşağıya 'fotoğrafladığımız' taleplerine ve istatistiklere baktığımızda Türkiye'nin çocuklarına verdiği önem görülebilir.
Derslikler yetersiz
Her çocuğa okul isteriz: 1929'da vekillerden herkese okul isteyen çocuklar hâla bekliyor. Türkiye'de en çok kız çocukları eğitim hakkından mahrum kalıyor. 'Haydi Kızlar Okula', 'Baba Beni Okula Gönder' gibi kampanyalara rağmen yaklaşık 1 milyon kız çocuğu hâlâ okula gidemiyor. Tarlalarda çalıştırılan çocukların çoğu erken yaşta evlendiriliyor. Türkiye'de öğrencilerin yüzde 60'ı mevcudu 31 ve daha kalabalık sınıflarda okuyor. 24 kişilik sınıflarda eğitim verilmesi için 145 bin derslik daha yapılması gerekiyor.

Dayak hız kesmedi
Çocukları dövenlere ve işkence edenlere karşı kanun çıkarmanızı isteriz: Türkiye'de çocuklar şiddetin yanı sıra cinsel istismara da maruz kalıyor. İnsan Hakları Derneği'ne göre çocukların yüzde 46'sı şiddet mağduru. 2005 ve 2006'da kötü muamele nedeniyle 160 aileye dava açıldı. Bunlardan 123'ünü cinsel istismar suçu oluşturdu.
FOTOĞRAF: FATİH KARACALI / DHA

Dilencilik engellenemiyor
Çocukların dilenmesini yasaklayan kanunların şiddetle tatbik edilmesini isteriz: Türkiye'de 0-18 yaş grubundaki çocukların yüzde 25'i yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Aileleri tarafından dilendirilen çocuklar gözaltına alınsa da daha sonra yeniden ailelerine teslim ediliyor.

Sokaklarda 45 bin çocuk var
Sokaklarda yatan çocuklara çatı isteriz: Çocuk Vakfı'nın 2006'da açıkladığı 'Türkiye Çocuk Karnesi'ne göre Türkiye'de 1 milyon 400 bin korunmaya muhtaç ve kimsesiz çocuk var. Sokakta çocuklarının tahmini sayısı 45 bin. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun yurtları ihtiyacı karşılamaktan uzak.

Gıda mı dediniz?
Her çocuğa eşit gıda, sağlık ve hayat isteriz: Türkiye'de her bin bebekten 28'i ölüyor. Nüfusun yüzde 8.5'i açlık sınırında. Beş yaş altı çocukların yüzde 16'sında kronik beslenme yetersizliği var. Doğu Anadolu'da bu rakam yüzde 30'a kadar çıkıyor. Sağlıklı içme suyu olmayan hane halkıının oranı ise yüzde 26.2.
FOTOĞRAF: DHA

İmtiyaz her yerde
Fakir-zengin her çocuk için izci teşkilatı isteriz: 1929'da çocuk olanların eşitlik talebi de yerine getirilmedi. Ayrımcılık bazı devlet okullarına kadar girdi. Maddi durumu iyi olanlara özel sınıf açıldı.

Köle çocuklar
Küçük çocukların hamallığına, yük taşımasına mani olmanızı isteriz: Türkiye'de 2006 verilerine göre 8-14 yaş arasında çalışmak zorunda bırakılan yaklaşık 400 bin çocuk var. 15-19 yaş arasında çalışan çocuk sayısı ise 2 milyon 400 bin. 1929'da TBMM'ye verilen dilekçede çocuklar vekillerden iki şey daha istemiş: Çocuk sinemaları ve fakir çocukları korumak içini kurulan Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin güçlendirilmesi.
FOTOĞRAF: OSMAN BEKLEYEN / DHA