900 nüfuslu dağ köyünde bir 'seri' katil nasıl yakalanamaz?

Yaklaşık 900 nüfuslu bir dağ köyünde bir katil, altı yıl içinde aynı aileden iki kardeşi öldürdü, bir kardeşi ağır yaraladı. Saldırıların hep 21 Temmuz tarihinde işlendi, kardeşlerin üçü de tütün tarlasında pompalı tüfekle vuruldu.

MUĞLA - Yaklaşık 900 nüfuslu bir dağ köyünde bir katil, altı yıl içinde aynı aileden iki kardeşi öldürdü, bir kardeşi ağır yaraladı. Saldırıların hep 21 Temmuz tarihinde işlendi, kardeşlerin üçü de tütün tarlasında pompalı tüfekle vuruldu. İlk cinayetin işlendiği 2001'den beri can güvenlikleri olmadığına dair savcılık ve jandarmaya 100'den fazla dilekçe veren aile bireyleri katilin üvey kardeşleri olduğunu da iddia etti. Her olaydan sonra tutuklanan üvey kardeş her seferinde delil yetersizliğinden serbest kaldı. Aile bireyleri korku içinde: "Tuvalete bile gitmeye korkuyoruz."
Damgalı ailesi Muğla'nın Milas ilçesine 35 kilometre uzaklıktaki Çamovalı adındaki bir dağ köyünde yaşıyor. Beş çocuk sahibi Ali Damgalı, 1992'de ölünce 50 yıl önce evlatlık aldığı 55 yaşındaki M.K. ile öz çocukları arasında miras kavgası yüzünden husumet çıktı. İpler öylesine gerildi ki M.K. Damgalı olan soyadını bile değiştirdi. Cinayetler de bu anlaşmazlıktan sonra başladı.
İlk kurban 39 yaşındaki Kemal Damgalı'ydı. İki çocuk babası Damgalı 21 Temmuz 2001'de tütün tarlasında çalışırken çocuklarının ve eşinin gözü önünde sırtından pompalı tüfekle, beş domuz kurşunuyla vurularak öldürüldü. Tutuklanan M.K. dört ay sonra delil yetersizliğinden beraat etti. Cinayet de faili meçhul kaldı.
21 Temmuz 2002'de hedef 48 yaşındaki iki çocuk babası Mehmet Damgalı'ydı. O da eşi ve kızıyla tütün tarlasında çalışırken pompalı tüfekle vuruldu. Sırtına dört kurşun isabet etmişti. Ağır yaralı kaldırıldığı hastanede sekiz ay yoğun bakımda kaldı. Tanıkların ifadesi doğrultusunda M.K. ile bu kez 23 yaşındaki oğlu A.K. da zanlı olarak yakalandı. Baba-oğul yedi ay hapis yattı, suç aleti ve delil bulunamayınca bırakıldı. Damgalı ailesinin 35 bireyi, kapı komşuları M.K. ve iki oğlu hakkında Milas Savcılığı ve jandarmaya 100'ü aşkın şikayet dilekçesi verdi. İçerik hep aynıydı: "M.K. ve oğulları bizi ölümle tehdit ediyor. Tarlada çalışamıyoruz. Psikolojimiz bozuldu..."
Ancak korku filmlerini aratmayan saldırılar durmadı. Katiller geçen hafta 21 Temmuz'da yine işbaşındaydı. Bu kez hedef 46 yaşındaki Mehmet Ali Damgalı'ydı. Mehmet Ali Damgalı eşi, oğlu ve kızıyla birlikte evinden 300 metre uzakta bulunan tütün tarlasına gidip çalışmaya başladı.
Katil arkasından 10 metre yakınına kadar gelip pompalı tüfeğini ateşledi. Sırtına dört kurşun isabet eden Damgalı olay yerinde öldü. Kızı 20 yaşındaki Türkan Damgalı cinayetin işlendiği anı şöyle anlattı: " "Kardeşimle üniversitede okuyorduk. Ailemizin yanında olmak, onlara sahip çıkmak için okulu bırakıp köye geldik. Daha önce diğer amcamı öldüren üvey amcam M.K., olay günü de çok yakından ateş etti, sonra kaçmaya başladı. Göz göze geldik, 'Hepinize sıra gelecek' diye bağırdı. Cinnet noktasına geldik. Sürekli ölümü hissediyoruz, sürekli gözümüz arkamızda. Önlem alınmazsa tütün tarlamız hepimize mezar olacak."
M.K. yine tutuklandı. Cinayetten bir gün sonra düzenlenen cenaze töreni sırasında, iddiaya göre M.K.'nin oğulları, otomobillerinin havalı kornalarını çalarak ve müzik sesini açarak eğlence düzenledi. Kardeşlerden Ahmet Damgalı hem kızgın hem endişeliydi: "Cenaze sırasında tüfek gösterip, eğlence düzenlemek, tehdit etmek olur mu? Beş kardeşten ikisi öldürüldü, biri aylarca komada kaldı. Korkudan tuvalete bile gidemiyoruz. İki yıl öncesine kadar soyadımızı taşıyan M.K. 50 yıl babamızın ekmeğini yedi, kendi üzerine düşen mallarını sattı yedi. Şimdi bizim malımıza gözünü dikti. Mallarımızı ele geçireceğini, hepimizi öldüreceğini söylüyordu. Şimdi de oğulları bu cinayetleri sürdüreceklerini söylüyor. Köyümüzü terk edip nereye gideceğiz?"
M.K.'nin eşi A.K. ise suçlamaları reddetti: "Asıl onlar bize iftira atıyor. Eşim iki yıl önce iftiralara dayanamayıp husumet yüzünden soyadımızı değiştirdi. Adalet er geç yerini bulacak. Daha fazla konuşmam."
Cinayetten sonra Milas İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri köydeki güvenlik önlemlerini artırdı. Milas Kaymakamı Bahattin Atçı "Biz idare olarak adı geçen köyde her türlü güvenlik tedbirinin alınması talimatını verdik. soruşturmalar ve yargı süreci devam ediyor. Vatandaşların endişeye kapılmasına gerek yok" dedi.