AB Kürt açılımını övdü, ifade özgürlüğü uyarısı yaptı

Avrupa Komisyonu'nun bu yılki İlerleme Raporu'nun ilk taslağında Kürt açılımının içinin mutlaka doldurulması gerektiği belirtiliyor




BRÜKSEL - Avrupa Birliği’nin idare organı Avrupa Komisyonu’nun 14 Ekim tarihinde açıklayacağı Türkiye İlerleme Raporu’nun basına sızan ilk taslağı geçen yıla oranla daha olumlu tespitler içeriyor. Taslakta hükümetin reform yönünde attığı adımlar ve başta Kürt açılımı olmak üzere gündeme gelen reform çalışmalarından duyulan memnuniyet vurgulanıyor. Cumuhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Kürt meselesinde “Sorunun çözümü için tarihi fırsat oluştu” yönündeki açıklamasına dikkat çekilen raporda hükümetin de demok-ratik açılımlar konusundaki olumlu tavırlarına dikkat çekiliyor. Ancak ortaya atılan açılımın içinin mutlaka doldurulması ve hayata geçirilmesi gerektiğine de vurgu yapılıyor. Bu olumlu gelişmelere rağmen ifade özgürlüğünün önünde hâlâ ciddi engeller bulunduğu belirtilen raporda, asker-sivil ilişkilerinin de henüz AB standartlarına gelmediği kaydediliyor.
Raporda Türkiye’nin AB ile imzaladığı Gümrük Birliği Ek Protokolü’nden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği, yani Kıbrıs Rum Yönetimi’ne liman ve havalimanlarını açmadığı, bu yüzden de sekiz başlığın askıda kalma halinin sürdüğü tespiti yer alsa da ek müeyyide talep edilmemesi dikkat çekiyor. Sekiz başlığa ek olarak yeni başlıkların askıya alınması planlanmıyor.
Henüz taslak aşamasında olan ve değişikliklere açık rapora ilişkin ilk bilgileri dün NTV yayımladı. Taslakta ön plana çıkan başlıklar şöyle:
KÜRT AÇILIMI: Raporda, ‘olumlu bir gelişme’ olarak geniş yer ayrılan ‘Kürt açılımı’nın mutlaka içeriğinin doldurulması ve toplumsal bir mutabakat ile uzlaşı sağlanmasının önemine değiniliyor. Hükümete bu konudaki çabaların bir an önce somut neticeye ulaşması yönünde çağrıda bulunuluyor.
TRT ŞEŞ, YARGI REFORMU: Taslak raporda ayrıca, TRT Şeş’in açılması, ifade özgürlüğüne engel TCK’nın 301. maddesinde yapılan değişikliğin ardında gidilen yargı reformunun önemine vurgu yapılıyor. Askeri mahkemelerin yeniden yapılanması, askeri savcıların çalışma yöntemiyle ilgili tartışmalar olsa da esasa gelindiğinde reformun önemli bir adım olduğuna dikkat çekiliyor. Hükümetin yerel seçimlere rağmen reform konusunda adım atmaya devam etmesi de olumlu gelişmelerden sayılıyor.
BAŞMÜZAKERECİ OLUMLU: Türkiye’nin Egemen Bağış’ı sadece AB ile müzakerelerden sorumlu bir başmüzakereci olarak atamasından duyulan memnuniyetin de dile getirdiği raporda, ilişkilere yüzde 100 mesai harcayacak biri bulunmasının önemi aktarılıyor.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ: Taslak raporda en keskin eleştiriler ise basın özgürlüğüyle ilgili. TCK’nın 301. maddesinde yapılan değişikliğe rağmen bu alanda bir geriye dönüş yaşandığı, ifade ve basın özgürlüğü konusunda hükümetin önlem alması gerektiği belirtiliyor.
ASKER-SİVİL İLİŞKİLERİ: Aynı şekilde sivil-asker ilişkilerinin henüz AB standartlarını yakalamadığı, dini azınlıklara dair düzenlemelerin yetersiz kaldığı vurgulanıyor. Ruhban Okulu’nun henüz açılmadığına, Fener Rum Patriği’nin ‘ekümenik’ statüsünün tanınmadığına ve diğer dini azınlıkların hakları konusunda sorunlar yaşandığına vurgu yapılıyor. Vakıflar Kanunu kabul edilse de emlakların iadesinde sorunlar yaşandığı da belirtiliyor.
EK PROTOKOL VE KIBRIS: Türkiye’ye limanlarını ve havalimanlarını Kıbrıs Rum Yönetimi’ne açması yükümlülüğü getiren Gümrük Birliği Ek Protokolü için tanınan süre sonbaharda dolarken, taslak raporda Ankara’nın bu yükümlülüklerini yerine getirmediği tespiti yapılıyor. Bu çerçevede müzakerelerde sekiz başlığın askıda bulunduğu anımsatılsa da Kıbrıs’ta çözüm için müzakerelerin devam ettiği belirtilerek, üye ülkelerden bir talep gelmedikçe sekiz başlığa ek olarak yeni müzakere başlıklarının askıya alınması planlanmıyor. Ayrıca Türk hükümetinin Kıbrıs’ta görüşmelere verdiği destek de memnuniyetle karşılanıyor.
ERMENİSTAN’LA İLİŞKİLER: Henüz çok sıcak olan Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkileri normalleştirmek üzere iç siyasi istişarelere açılan iki protokol ise doğal olarak raporda yok. Raporda sadece nisanda ‘yol haritasının’ açıklanması ve Davos’taki temaslar yer alıyor. Ancak taslağın önümüzdeki günlerde güncelleştirilmesi ve protokollerin eklenmesi bekleniyor.

Rehn: Dil hakkı güçlensin
AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn de dün, Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesi’ndeki konuşmasında, “Umarım (demokratik açılım) tüm Türklerin kültürel ve dille ilgili haklarını ve Güneydoğu’nun sosyoekonomik kalkınmasını güçlendirecek somut eylemlerle sonuçlanır” dedi.
İlerleme Raporu’na son şekli verilmeden önce AB ile temaslar hızlanacak. Bu hafta sonunda yeni dönem başkanı İsveç’in başkenti Stockholm’deki gayriresmi (gymnich) dışişleri bakanları toplantısına katılacak olan Dışişleri Bakanı Ahmed Davutoğlu’nun rapor açıklanmadan önce ekimin ilk haftası Brüksel’de temasları olacak. (Radikal)