AB reform için daha çok bastıracak

AB reform için daha çok bastıracak
AB reform için daha çok bastıracak

Asp Türkiye?deki tartışmaların sağlıklı toplum göstergesi olduğunu söyledi.

AB Dönem Başkanı İsveç'in Ankara Büyükelçisi Asp 'Radikal'e konuştu: Fark ettik ki Türkiye AB'nin güvenliği için de vazgeçilmez. Birçok konuda reform için daha çok zorlayacağız
Haber: HİLAL KÖYLÜ / Arşivi

ANKARA - Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığı’nı 1 Ocak’ta İspanya’ya devredecek İsveç, Türkiye’deki tartışma ortamını kayıtlara “Bu toplumun demokrasiye ve reformlara asıldığını gösteriyor. Türkiye, tüm zorluklara karşın AB yolunda ilerliyor” diye geçirdi. İsveç’in Ankara Büyükelçisi Christer Asp, Türkiye’nin daha çok reform yapabileceğine inandığını belirtirken, “Türkiye’nin siyasi partiler yasası başta olmak üzere birçok yasada reform yapmasını biz şimdi daha çok zorlayacağız” dedi.
2009’un ikinci yarısında AB Dönem Başkanı İsveç’i temsilen Türkiye’nin AB ile üyelik müzakereleri üzerinde çalışan Büyükelçi Asp, Türkiye’nin 2009 notunu AB kayıtlarına nasıl geçirdiğini ve 2010’a dair düşüncelerini Radikal’e anlattı:
Açık toplum, açık tartışma: Türkiye’yi anlamak için sadece resmi yetkililerle görüşmüyorum. Üniversitelere gidiyorum, Anadolu’yu geziyorum. Her kökenden insanla konuşuyorum. Ve görüyorum ki insanların hepsi öğrenmeye, algılamaya açık. Herkes soruyor, sorguluyor. Bu, toplumun demokrasiyi, insan haklarını ne kadar da çok istediğinin göstergesi. Zaman zaman çok zor dönemlerden geçiliyor, tartışmalar yükseliyor ama bu sağlıklı her toplumun yaşayabileceği bir şey. Ne mutlu ki Türkiye’de canlı bir tartışma ortamı var.
Büyük resme bakın: AB, tek bir olaydan, tek bir kişinin açıklamalarından, tek bir tartışmaya bakarak Türkiye’yi değerlendirmiyor. Toplumun yol alıp almadığını görmek için büyük resme bakıyor. Ve şöyle geriye dönüp bakın, zaman zaman yavaşlamış olsa da Türkiye’de ciddi bir reform süreci var. Türkiye’nin AB yolunda ilerlediğinden benim hiç şüphem yok.
Hıristiyan kulübü değiliz: AB’nin içinde tam 15 milyon Müslüman var. Ve Budistler, Yahudiler hatta ateistler. Böylesi bir yapının Hıristiyan kulübü olduğunu düşünenlerin büyük yanılsama içinde olduğu görülüyor. AB, Türkiye’yi de üye olarak almak istiyor çünkü Türkiye’ye ihtiyacı var. Son dönemde fark ettiğimiz bir durum var ki; Türkiye, AB’nin güvenliği için de vazgeçilmez.
DTP’den çıkan ders: DTP’ye yıllardır ‘PKK’yı terörist örgüt ilan et’ dedik ama bizi de dinlemedi. Ve sonra, Türkiye’de siyasi partiler yasası da doğru düzgün olmadığından, bu parti kötü bir şekilde kapatıldı. Türkiye’nin Siyasi Partiler Yasası başta olmak üzere birçok yasada reform yapmasını biz şimdi daha çok zorlayacağız. 
Başlık sayısı değil performans: İsveç dönem başkanlığında Türkiye, sadece ‘Çevre’ başlığında AB üyelik müzakerelerini başlattı. En zor ve en ağır müzakere başlığını. Ama biz son 6 ayda sadece bu başlık üzerinde değil, diğer başlıklar üzerinde de çalıştık. Sonuçları da önümüzdeki dönemde alınacak. Türkiye’nin 33 başlıktan açılmış 12 başlığı var. Böylesi hesapları yaparak, Türkiye’nin ilerlemediğini düşünenler de yanlış yapıyor. Müzakere zordur ve önemli olan performanstır. Türk hükümeti, Türk halkı, toplumun tüm kurumları deli gibi çalışıyor ve biz bunu not ediyoruz. 2010’un tüm Türkiye ve dünya için iyi bir yıl olmasını diliyoruz.