AB: Türkiye'nin altı temel eksikliği var

Müslüman olmayanlar
Din özgürlüğü yavaş gelişiyor, Müslüman olmayanlar, mülkiyet sorunları başta, çeşitli zorluklarla karşılaşıyor. İdamın mevzuattan çıkarılması olumlu ama işkence yapanların cezalandırılması mutlaka sağlanmalı.
'Yargı güçlenmeli'
Zana ve diğer eski DEP'lilerin davası, reform sürecine aykırı. Üç yerde Kürtçe kurs başlatıldı, ama Türkçe dışındaki dillerde radyo ve TV yayını halen yapılamadı. Yargının bağımsızlığı ve işleyişi de güçlendirilmeli.
Hükümet kararlı ama...
Ekonomik reform takvimi geciktirilmemeli, bankacılık sistemi yeniden yapılandırılmalı, kamu bankalarının özelleştirilmesi de tamamlanmalı. Hükümet kararlı görünse de uyum yasalarının uygulaması hâlâ pürüzlü.
Haber: GÜVEN ÖZALP / Arşivi

BRÜKSEL - Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasındaki en yüksek karar organı olan Ortaklık Konseyi'nin 43. toplantısından Türkiye'ye "İleri doğru atılan olumlu adımlar var ancak reformların tam ve etkili uygulanması şarttır" mesajı çıktı.
Brüksel'de dün toplanan ve Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün temsil ettiği toplantıda Türkiye'nin genel performansından 'son derece' memnun olan AB, demokratikleşme yönünde gerçekleştirilen reformların etkileyici bir hız ve kapsama sahip olduğunu vurguladı. AB'nin eleştirileri
genelde 'uygulamada pürüzler olduğu' yönünde belirginleşirken Türkiye uygulama konusunda atılan adımların daha da hızlandırılacağı ve yıl sonunda Türkiye'nin AB liderlerinin önüne Kopenhag Kriterleri'ni gerek kâğıt üzerinde gerekse de uygulamada tamamlamış olarak çıkacağı sözünü verdi.
Toplantı sonrasında düzenlenen basın toplantısında konuşan AB Komisyonu'nun
genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, "Son anayasa değişikliği Kopenhag Kriterleri'nin tamamlanmasına yönelik önemli bir adım. Demokratikleşme yönünde atılan adımların hızı ve kaydedilen gelişme çok etkileyici" dedi. Verheugen, Türkiye'nin kaydettiği gelişmeyi "AB'nin en önemli dış politika başarılarından biri" olarak tanımladı. Dönem Başkanlığı
adına konuşan İrlanda Dışişleri Bakanı Brian Cowen da reformları överek müzakerelere yönelik olarak alınacak karara kadar Türkiye ile yakın çalışmaya devam edileceğini söyledi. Dışişleri Bakanı Gül de reformları anlatarak "Biz kendimizi yıl sonuna hazırlayacağız. Yapılan değişiklikler tarihi nitelikteydi ve bunlarla birlikte kritik eşik aşıldı" diye konuştu.
Toplantı sırasında Türkiye'nin özel önem verdiği konulardan birini Kıbrıs
oluşturdu. Gül, AB'ye KKTC'ye yönelik izolasyonun kaldırılması yönünde yapılacak çalışmaların kapsamlı olması yönündeki beklentilerini iletirken bunların bir an önce hayata geçirilmesini istedi. Verheugen de çok yakın bir zamanda komisyonun Kıbrıs'taki izolasyonun kaldırılmasına yönelik tekliflerini açıklayacağını belirterek "Kıbrıs'ta amaç sadece ticareti artırmak değil AB ile doğrudan ticareti sağlamak" dedi. Verheugen izolasyonun kaldırılmasının yanı sıra kuzeyi AB ile yakınlaşmasının da sağlanacağını söyledi.
DGM'ler memnun etti
AB'nin toplantıda gündeme getirdiği konulara ilişkin görüşleri ise şöyle:
Anayasa paketine övgü: 7 Mayıs'ta kabul edilen Anayasa değişikliklerine ilişkin paketi memnuniyetle karşılayan AB, bunu, 'İleri doğru atılmış dikkate değer bir adım' olarak değerlendiriyor. AB'nin beğenisi özellikle DGM'lerin kaldırılması ve YÖK'teki askeri üyenin çıkarılması konusunda yoğunlaşıyor.
Kıbrıs vurgusu: AB'nin Kıbrıs Türk toplumunun izolasyonuna son vermekte kararlı olduğunun kaydedildiği belgede, Kuzey'deki ekonomik gelişmeye destek olunacağı vurgulanıyor. Türk-Yunan ilişkilerindeki
gelişmeden memnuniyet duyan AB, Ege'yi kastederek sorunların barışçıl çözümü ilkesi çerçevesinde yeni ileri adımlar istiyor.
Din özgürlüğü yetersiz: Bu alanda çok yavaş ilerlendiğini düşünen AB, Müslüman olmayan toplulukların halen zorluklarla karşılaştığına dikkat çekiyor ve özellikle mülkiyet hakları konusuna işaret ediyor.
İşkence yapana ceza: Bu alanda yapılan reformlar konusunda ülkenin bazı bölümlerinde bilgi eksikliği bulunduğuna dikkat çeken AB, idamın yasalardan tamamen çıkarılmasını olumlu bir gelişme olarak tanımlıyor.
İşkenceyle mücadele konusunda olumlu adımlar atıldığını belirten AB belgesi bu konuda halen bazı sorunlar olduğuna dikkat çekerek, özellikle kötü muamelede bulunan görevlilerin cezasız bırakılmaması gereğine vurgu yapıyor. AB, 'Zana davası'nın yürütülüş şeklinin ve alınan kararın reform sürecine aykırı olduğunu belirtiyor.
Kürtçe TV hâlâ yok: Üç okulun Kürtçe kurs vermeye başladığına dikkat çeken AB, Türkçe dışındaki dillerde radyo ve TV yayınının hâlâ yapılamadığını vurguladı.
Yargı bağımsızlığı: Yargı sisteminin bağımsızlığının ve işleyişinin güçlendirilmesi gereği de Avrupa Birliği'nin dikkat çektiği hususlar arasında yer aldı.
Bankacılık reformu şart: 2003'te Türk ekonomisinin kapsamlı bir biçimde iyileşme gösterdiğini vurgulayan belge, mali ve yapısal dengsizliklerin halen Türkiye'nin en önemli sorunu olduğunun altını çiziyor. AB, yapısal reform takviminin de tam olarak ve gecikmeksizin uygulanmasını talep ediyor. Bankacılık sisteminin yeniden yapılandırılmasının ve kamu bankalarının özelleştirilmesinin tamamlanması da AB'nin bir başka talebi.