AB yolunda son yasa çıktı

Ceza hukuku alanındaki temel düzenlemelerden Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) ardından Ceza İnfaz Kanunu da (CİK) kökten değişti. Böylece, Türkiye, AB İlerleme Raporu'nda yer alan yasaları 17 Aralık öncesi çıkararak AB'ye verdiği sözünü de yerine getirmiş oldu.

ANKARA - Ceza hukuku alanındaki temel düzenlemelerden Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) ardından Ceza İnfaz Kanunu da (CİK) kökten değişti. Böylece, Türkiye, AB İlerleme Raporu'nda yer alan yasaları 17 Aralık öncesi çıkararak AB'ye verdiği sözünü de yerine getirmiş oldu.
Genel Kurul dün tatil olmasına karşın 17 Aralık zirvesi için mesai yaptı. AKP ile CHP'nin uzlaşma sağladığı 124 maddelik CİK tasarısı hızla görüşülerek yasalaştı. CHP'liler, görüşmeleri engellemedi, ancak yasayla gelen düzenlemeleri sert bir dille eleştirdi.
Türkiye'nin modernleşme süreci açısından 17 Aralık'taki AB zirvesinin büyük önem taşıdığını belirten Adalet Bakanı Cemil Çiçek, CİK'in de kabulüyle Türkiye'nin alnı açık, başı dik bir şekilde tarihin önüne çıkacağını söyledi. Tasarıyı hazırlarken önceliklerinin suç işleyenlerin topluma kazandırılması olduğunu vurgulayan Çiçek, hak ve özgürlüklere önem verdiklerini ve toplum düzenini korumayı amaçladıklarını ifade etti. Çiçek, "Tasarıda ceza infaz kurumlarında düzeni sağlayacak önlemlere de yer verdik" dedi.
Öcalan maddesine itiraz
CHP'li Orhan Eraslan, tasarının temelinde F tipi cezaevlerinin sayısının çoğaltılmasının yattığını belirterek, F tipi cezaevlerinin ideal olmadığını savundu.
Yasanın koşullu salıverilmeyi düzenleyen maddesiyle ilgili söz alan AKP'li Cavit Torun, bunun Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu söyledi. Torun, "Bu madde, fikir suçlularının cezaevinde ıslah edilemeyeceğinden hareketle düzenlenmiş" dedi. Çiçek eleştiriyi "Düzenleme, devletin ceza siyasetiyle alakalı" diye yanıtladı.
Yeni yasa neler getiriyor
TBMM'nin dün yasalaştırdığı CİK'in getirdiği yeni düzenlemelerden bazıları şöyle:

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar, örgüt suçlularının yanı sıra eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli durumda bulunanlar, özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar, bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar f tipi cezaevlerine gönderilecek.
  • Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadınlar için geri bırakılacak.
  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazında hükümlü tek kişilik odada barındırılacak.
  • Hükümlülere zincire ve demire vurmak gibi tedbir uygulanamayacak, kelepçe ise belirli koşullarda kullanılacak. Çocuk hükümlülere kelepçe takılmayacak.
  • 0-6 yaş grubundaki çocuklar mahkûm annelerinin yanında kalabilecek. Bu çocuklar gündüzleri kreşlerde barındırılacak.
  • Cezaevlerinde televizyon ve internet kullanılabilecek.
  • Açlık grevi veya ölüm orucunda bulunan hükümlü doktorun vereceği onayla isteğine bakılmaksızın tedavi ettirilecek.
  • Hükümlüler papaz, haham ve imam gibi mensup olduğu dinin görevlileri ile görüşebilecek.
  • Şartla salıverme otomatik olmaktan çıkacak. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan hükümlüler 30, müebbet hapse mahkûm edilenler 24 yıl ceza çektikten, diğer hükümlüler ise cezalarının üçte ikisi infaz edildikten sonra salıverilebilecek.
  • İnfaz hâkimi, 6 ay ve daha az süreli hapis cezasının sadece hafta sonlarında, geceleri çektirilmesine karar verebilecek. Kadın veya 65 yaşını bitirmiş hükümlüler, 6 ay veya daha az süreli hapis cezasını konutlarında çekebilecek.
  • Kapatılan RP'nin lideri Necmettin Erbakan gibi 75 yaşını bitiren üç yıl ve daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, rapor almaları ve verdikleri zararı ödemeleri durumunda cezalarını konutlarında çekebilecekler.
  • Abdullah Öcalan gibi, ölüm cezaları, müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olan terör suçluları koşullu salıverme hükümlerinden yararlanamayacak.
    Meclis'te eylem
    Genel Kurul'da, CİK görüşülürken, üç genç slogan atarak pankart açmak istedi. Oturuma 10 dakika ara verildiği sırada, dinleyici locasında oturan biri kız, üç genç ön sıralara geldi. 'Yaşasın halkların kardeşliği' ve 'Yaşasın demokratik Türkiye' diye slogan atan gençler, pankart açmak istedi. Olaya müdahale eden güvenlik görevlileri pankart açılmasını engellerken, gençleri İç Hizmetler Müdürlüğü odasına götürdü. Meclis'e dinleyici olarak giren gençlerin, üzerinde 'Avrupa ulusundanım, Türkiye ulusundanım, Türküm, Lazım, Çerkezim; Demokratik çözüm için çift taraflı ateşkes istiyorum-Barış İçin Gençlik Girişimi' yazılı pankartı, kabanlarının kapşonlarına sararak içeri soktukları belirlendi. Meclis'te iki saat sorgulanan gençlerin sorgusuna terörle mücadele ekipleri de katıldı.
    Eylemciler, Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne götürülmek için Meclis'ten çıkarılırken, 'Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği' diye slogan attı. TBMM Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Feridun Keşir, eylemcilerin DEHAP Gençlik Kolları'ndan olduğunu açıkladı.