Abant bile korunmadı

TÜBİTAK'la ortaklaşa iki buçuk yıl boyunca Abant'ta yürütülen çalışmalar sonrasında, Abant Gölü'nde kirliliğin arttığı ortaya çıktı.

BOLU - TÜBİTAK'la ortaklaşa iki buçuk yıl boyunca Abant'ta yürütülen çalışmalar sonrasında, Abant Gölü'nde kirliliğin arttığı ortaya çıktı. Dünyada sadece Abant Gölü'nde yetişen Abanticus (Salmo trutta abanticus) adlı alabalık türü de, göle bırakılan balıklar nedeniyle tehdit altında.
Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Okan Külköylüoğlu, TÜBİTAK'la iki buçuk yıldır Abant gölünde, 'Abant gölü ve çevre sularında mevsime bağlı su kalitesi ve değişim' projesi yürüttüklerini açıkladı. Külköylüoğlu, Abant Gölü çevresinde 13 ayrı istasyondan aylık olarak alınan örneklerde bir kirlilik başlangıcı tespit edildiğini belirterek şu bilgileri verdi:
"Özellikle Abant Deresi'nde kirlilikin daha belirgin. Analiz sonuçları bölgede bulunan işletmelerden atılan atık suların gölü kirlettiğini gösteriyor. Bu işletmeler arıtma tesislerini sürekli kullanmazlarsa, kirlilik göl ve çevre sularında gelecekte insan sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaşacak."
Geçmiş yıllarda yapılan çalışmalardan yola çıkarak Abant Gölü'nün çevresinde 9 bin yıllık mısır polenleri, yanık buğday fosilleri bulunduğunu
belirten Külköylüoğlu, "O dönemlerde göl çevresinde bulunan ormanlık alan yokmuş. Yıllar sonra göl çevresinde Göknar ağaçları ortaya çıkmış" dedi.
Külköylüoğlu, araştırma için Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Dügel'in Abant Gölü'ne ilk sivil dalışı yaptığını, bu dalışta gölün orta kısmında kirlilikten kaynaklanan yaklaşık 1 metre kalınlığında tortu oluştuğunu saptadıklarını anlattı.
Abant'ın balığı Abanticus
Dünyada sadece Abant Gölü'nde yetişen abanticus (Salmo trutta abanticus)
adlı alabalık türünün göle bırakılan balıklar nedeniyle tehdit altında olduğunu ifade eden Külköylüoğlu, "Göle çeşitli zamanlarda bırakılan alabalıklar, gölde melez bir balık türünün ortaya çıkmasına neden olmuş. Yaptığımız incelemede sadece Abanticus'a özgü kırmızı beneklerin yok olduğunu fark ettik" dedi.
Abant'ta triturus vulgaris (taraklı semender), mecosteth grossus (bir tür çekirge) ve Abant fındık faresine de (muscardinus avellanarius abanticus) rastladıklarını belirten Külköylüoğlu "Bu türler Türkiye'de ilk defa Abant'ta görülmüş. Abant doğal yaşam ve enfemik türler açısından Türkiye'nin en zengin bölgelerinden" dedi.