ABD'den Türkiye'ye ölüm tehdidi serbest!

ABD'den Türkiye'ye ölüm tehdidi serbest!
ABD'den Türkiye'ye ölüm tehdidi serbest!
Baskın Oran'a ABD'den gönderilen tehdit içerikli e-postayla ilgili suç duyurusundan takipsizlik kararı çıktı. Gerekçe ise dijital delil elde etmenin mümkün olmaması ve bu ifadelerin ABD'de suç olarak görülmemesi.

RADİKAL - Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi emekli öğretim üyesi ve Radikal yazarı Prof. Dr. Baskın Oran’a ABD ’de yaşayan bir kişinin gönderdiği ağır hakaret ve tehdit içerikli e-maile ilişkin suç duyurusundan ilginç gerekçelerle takipsizlik kararı çıktı. Milliyet gazetesinden Kemal Göktaş'ın haberine göre Oran’ın öldürülmekle tehdit edildiği e-posta için ‘hakaret’ten işlem yapan savcılık ABD’den yapılan bu tür hakaret suçlarının yaptırımsız kalacağını belirterek takipsizlik kararı verdi. Kararda hem ilgili sitenin bağlı olduğu elektronik servis hizmetlerinin yurtdışı kaynaklı olması nedeniyle dijital delil elde edilmesinin mümkün olmadığı hem de ABD’de hakaret içeren ifadelerin suç olarak görülmemesi nedeniyle dava açılamayacağı belirtildi.

BİLGİ TALEPLERİ CEVAPSIZ

Fatih Kocak ismiyle ve ‘sales@adlauto.com’ adresinden Baskın Oran’ın e-mailine 17 Nisan 2015’de gönderilen elektronik postada Oran’a çok ağır küfürler ve öldürme tehdidi yer aldı. Oran’ın bu tehdit ve hakaret içeren mail için yaptığı suç duyurusu üzerine soruşturma açıldı. Soruşturmayı yürüten savcı Cevat İşlek, şaşırtıcı biçimde takipsizlik kararı verdi. Kararda, hakaret içeren eposta hesabını gönderen kişiyi tespit etmek için Google’ın Türkiye ’deki avukatı ile temasa geçildiğini, ancak avukatın Google’ın merkez adresinin Kaliforniya’da olduğunu ve bilgi taleplerine cevap verilmediğini söylediğini aktardı.

‘DİJİTAL DELİL ELDE EDİLEMEZ'

Savcı İşlek, “Yapılan teknik araştırmalarda, belirlenen ve suçta kullanılan web adreslerinin yurtdışında bulunduğu, bilişim suçlarında şüphelinin fiziki kimlik bilgilerine ulaşmanın ancak yapılan elektronik işlemlerin ana servis sağlayıcılar üzerinde tutulan ve ‘log file’ adlı işlem dosyalarına ulaşılarak, IP numaralarından mümkün olduğu; Gmail ve Yahoo gibi yurtdışı kaynaklı hizmet sağlayıcılarından gönderiler e-postaların ‘header’ bilgilerini içeren çıktılarında gönderenin IP numarasının bazen yazılı olduğu görülse de, bu bilgilerin hizmet sağlayıcı kuruluşça doğrulanmadıkça kesin delil sayılamayacağı, yurtdışı merkezli bu işlemlerin yapıldığı ülkelerdeki yasal alt yapı ve ‘kişisel verilerin gizliliğine ilişkin hükümler’ gereği, söz konusu bilgilere ulaşılmasının mümkün bulunmadığı, bilişim yolları kullanılarak işlenen suçlarda, dijital delil araştırmasının, güvenilir sertifika otoritesinin bulunmasına küresel olarak kanunların düzenlenmesine bağlı bulunduğu, bu aşamada hukuki yapının buna olanak vermediği, ilgili sitenin bağlı olduğu elektronik servis hizmetleri yurtdışı kaynaklı olmakla; yabancı ülke serverlarının kullanılması nedeniyle dijital delil elde edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır” şeklinde konuştu.
 
‘IP numarasının belirlenmesi zor’

Takipsizlik kararında Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Ceza İstinabe ve Tebligat Bürosu tarafından gönderilen yazı şöyle aktarıldı: “Bu tür suçlara ilişkin ceza istinabe niteliğindeki taleplerimiz ABD makamları tarafından, ‘bu tür eylemlerin ABD Anayasası tarafından korunan ifade özgürlüğü kapsamında olduğu, ceza davasına değil ancak belli şartlarda tazminata konu olabileceği’ belirtilerek ABD ile aramızdaki ikili anlaşmanın 22. maddesi gereğinde reddedilmektedir. Son dönemlerde yapılan ikili görüşmelerde ABD’li yetkililer anayasal hüküm niteliğindeki bu kuralın hiçbir istisnasının olmadığını vurgulayarak hakaret suçuna ilişkin taleplerin yerine getirilmesinin mümkün olmadığını belirtmişlerdir.”

Takipsizlik kararında ayrıca Facebook, Yahoo, Gmail gibi ABD merkezli hizmet sağlayıcıları üzerinden gönderilen mesajların IP numarasının kesin olarak belirlenmesinin de mümkün olmadığı belirtildi. Savcılığın takipsizlik kararı, özellikle ABD’den gönderilen mesajlara ilişkin hakaret içeren cümlelerin yaptırımsız kalacağını ortaya koydu.