ABD'den 'Work and Work...' anıları

'Work and Travel' programıyla ABD'ye giden öğrenciler 'köle'likten şikâyetçi: Bir arkadaşımız ağır iş ve kötü muameleden akıl hastanesine yattı

NEW YORK -  ABD’ye ‘Work and Travel’ (Çalış ve Gez) programları kapsamında giden Türk öğrencilerin ‘köle gibi çalıştırıldığı’ öne sürüldü. İddialara göre Alaska’da bir öğrenci bu yüzden akıl hastanesine yatırıldı.
Daha önce konuyu gündeme getiren Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) Başkanı Kaya Boztepe, “Türk öğrencilere ABD’de 21’inci yüzyılda köle muamelesi yapılıyor, Kunta Kinte gibi çalıştırılıyorlar” demişti. TADF mahsur kalan 30 kadar öğrenciyi New York’ta çeşitli ailelerin yanına yerleştirirken Work and Travel mağduru öğrencileri tespit etmek için bir çağrı yaptı. Çağrıya ABD’nin dört bir yanında ‘sokakta kaldıklarını, işsiz olduklarını ve köle gibi çalıştırıldıklarını’ belirten öğrencilerden  ihbar mektupları yağdı. Şu anda ABD’nin Alaska eyaletinde balıkçılık firmasında köle gibi  çalıştığını söyleyen Soner Özmeşe, şunları söyledi:
“Ben 2007 de ve bu sene olmak üzere iki kere bu programa dahil oldum. İlkinde Ohio’da fuar işinde çalıştım, eğlenceliydi ama pek para kazanamadım. Bu sene Alaska yı tercih ettim. Fakat geldiğimiz günden beri yaşadıklarımız tam bir dram. Sabah 05.00’te işe başlayıp akşam 16.00 -17.00 gibi işi bırakıyoruz. Bu tempoda daha önce hiç çalışmadığımız için kolumuzu kaldıracak halimiz kalmıyor, yavaş çalıştığımızı düşünen müdürlerin kötü sözleri de tuzu biberi oluyor. Bir   arkadaşımız bu yorgunluğa ve kötü muameleye daha fazla dayanamadı, akıl hastanesine yatırıldı. Hastanede üç gün müşahade altında tutulduktan sonra, şizofrenik paranoya teşhisi kondu. Çok zor koşullar altında Türkiye’ye gönderdik. Buradan gidebilmek için gün sayıyoruz. Bize hep ‘basit işlerde çalışıp para kazanaksınız’ diyen aracı firmaların denetlenmesini rica ediyorum.”
Bengü Durgun ise yurt yerine ormanlık bir araziye bırakılan arkadaşının yaşadıklarını aktardı:
“Aybüke adlı arkadaşımız İstanbul Taksim’deki bir şirket aracılığıyla buraya gelmiş. Danışmanlık firması bir öğrenci yurduna yerleştirileceğini söylemiş, burada ulaşım, yemek, telefon gibi ihtiyaçları karşılanabilecek bir yurt vaadi vermişler, ancak Boston’da karşılamadıkları gibi ormanlık bir arazinin ortasında, marketten birkaç mil uzakta, telefon açamadıkları bir yere yerleştirildiğini söyledi. Bahane olarak da ‘Yurtta yer yoktu’ demişler.” (Radikal)