AB'den sert rapor

AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Daniel Cohn-Bendit verdiği raporda, Ulusal Program'ı eleştirerek, "Cezaevlerindeki durum kaygı verici" dedi.
Haber: DUYGU LELOĞLU / Arşivi

BRÜKSEL - Avrupa Birliği-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı 'Kızıl Danny' lakaplı Daniel Cohn-Bendit, Türkiye'nin AB'ye sunduğu Ulusal Program ile AB'nin beklentilerini içeren Katılım Ortaklığı Belgesi'ni karşılaştıran bir rapor hazırladı. Türkiye'nin hazırladığı programın muğlak ve belirsiz olduğunu savunan Bendit, cezaevlerinin kaygı verici olduğunu vurguladı.
Cohn-Bendit'in Türk Eşbaşkan Kürşat Eser'e verdiği rapor, dün Brüksel'deki KPK toplantısında da tartışmaya açıldı. 8 sayfalık raporda Ulusal Program ile Katılım Ortaklığı Belgesi ayrıntılı bir şekilde karşılaştırıldı.
'Türkiye hazır değil'
Raporda, Türkiye'nin AB'ye üyelik yolunda atmayı vaat ettiği adımların kesin bir takvime bağlanmadığına dikkat çekildi. Ulusal Program'ın mevcut haliyle Türkiye'nin üyelik için gerekli değişiklikleri kabul etmeye hazır olmadığı görüntüsü verdiği ifade edilen raporda, şu görüşler yer aldı:

  • Ulusal Program önemli adımlar içeriyor. AB bu adımları küçümsemiyor, ama bazı noktalar belirsiz ve muğlak bırakılmış. Program bu haliyle köklü değişim için gerekli reformları içermiyor.
  • Anayasal değişiklik paketi iyi bir başlangıç. Ancak kısa vadede öngörülen değişiklikler bu yılın sonuna kadar yapılabilecek mi?
  • Anadilde radyo ve televizyon yayını önündeki engeller kaldırılabilecek mi belli değil. Azınlık hakları konusunu Türkiye diğer adayların gerisinde...
  • Askeri rejim döneminde hazırlanan Anayasa ve yasalarla Türkiye'nin AB'ye girmesi mümkün değil. Bu nedenle ordunun rolünün yeniden tanımlanması gerekiyor. MGK'da sivil sayısının artırılması askerlerin ağırlığını ortadan kaldırmıyor.
  • Reformlara rağmen cezaevlerindeki durum kaygı verici.
  • Türkiye ifade ve düşünce özgürlüğü konusunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesine uyacağını belirtmesine rağmen gazeteciler, sivil toplum temsilcileri ve bazı siyasiler şiddet içermeyen düşüncelerinden dolayı mahkûm olmaya devam ediyor.
    'İşkence önlenmeli'
  • Programda işkencenin önlenmesine yönelik değişiklikler orta vadeye konulmaktadır. Oysa bu kısa vadeli olmalıydı. Çıkarılacak Ceza Yasası yeterli değil.
  • Ulusal Program'da AİHM'nin içtihatlarına uyulacağına ilişkin hiçbir tedbir yer almamaktadır.
  • Siyasal sistem değiştirilmeli.