ABD'nin 'Gezi' rahatsızlığı

ABD'nin 'Gezi' rahatsızlığı
ABD'nin 'Gezi' rahatsızlığı

Eleştirilen Amerikan kuruluşları arasında Gezi olaylarını canlı yayımlayan ünlü televizyon kanalı CNN de yer aldı.

Gezi Parkı eylemlerinde 'olağan şüpheli' ilan edilen ABD, gösterilerle ilişkilendirilmekten rahatsız. ABD, iddialar karşısında 20'ye yakın açıklama yaptı.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

Gezi Parkı nedeniyle başlayan gösterilerle ilgili hükümetin ‘dış mihrak’ arayışı sürerken, kamuoyunda ‘olağan şüpheli’ ilan edilen ABD, hükümetin okları ABD’ye çeviren açıklamalarından rahatsız görünüyor. Başbakan’ın “Wall Street eylemine müdahalede 17 kişi öldü” sözleri, İstanbul Emniyeti’nin, eylemlerin başında “Taksim’de ABD’li diplomatik pasaportlu kişiler yakalandı” bilgisini sızdırması, ABD’nin düşünce kuruluşları aracılığıyla eylemleri planladığı gibi iddiaların basına servisi, rahatsızlığın başlıca nedenlerinden. Başbakan Tayyip Erdoğan ’ın sıkça tekrarladığı “ABD Elçiliği’ne saldıran DHKP/C de işin içinde” sözleri de ‘ABD’yi işin içinde gösterme çabası’ olarak algılanmış.
Gezi eylemlerinin başından itibaren ABD yönetimi, Beyaz Saray ve Dışişleri sözcüleri aracılığıyla 20’ye yakın açıklama yapmak zorunda kaldı. ABD yöneticileri de görüşlerini açıklamaktan çekinmedi. Açıklamaların çoğu soru üzerine yapıldı ve genelde polisin orantısız güç kullanması eleştirildi. ABD’nin ünlü haber kanalı CNN International da Gezi eylemleriyle yakından ilgilendi ve krizin zirveye çıktığı gün ‘Breaking News’ etiketiyle 8 saat canlı yayın yaptı.
Bütün bu gelişmeleri, eylemleri ‘dış mihraklar’ın körüklediğine inanan Ankara ’nın, ABD’nin de işin arkasında/içinde olduğunu ima etmesi izledi:
Eylemlerin ilk günlerinde diplomatik pasaportlu ABD’lilerin gözaltına alındığı resmi kanallardan basına sızdırıldı.
ABD’li düşünce kuruluşlarının, geçmişte Gezi eylemlerinde yaşananların simülasyonunu yaptığı haberleri, “ABD işin arkasında” yorumuna kanıt gibi gösterilerek basına yansıtıldı.
Başbakan Tayyip Erdoğan, polis müdahalesinin abartılı olduğu yorumunu yapan ABD sözcülerine yanıt verirken ABD’nin WS eylemine müdahalesi sırasında 17 kişinin öldüğünü söyledi.
Erdoğan, eylemleri destekleyen Batı’ya seslenirken ABD’yi de hedef aldı ve büyükelçiliğe saldıran DHKP/C’nin de eylemlerin içinde olduğuna dikkat çekti ve “Kendinize saldıranları destekliyorsunuz” imasında bulundu.
Bu günlerde kalabalıklarla birlikte ABD’nin açıklamaları da bitti. Ancak, ABD’nin son üç haftada Türkiye ’den Washington’a yönelmiş suçlamalardan duyduğu rahatsızlık bitmedi. “OcupyWallStreet eylemlerine yapılan müdahalede 17 kişinin öldüğü doğru değil” twit’ini atan, bir süre sonra da kaldıran ABD yönetimi, twit’in arkasında duruyor. “Neden kaldırıldı?” sorusuna Amerikalı diplomatik kaynaklar, “Amaç hasıl oldu, yanlış bir bilginin doğrusu Türkiye kamuoyunca duyuldu” yanıtını veriyor. ABD yönetimi, Türk polisinin “Amerikalı diplomatik pasaportlu insanlar da gözaltına alındı” bilgisini yaymasını, kendileri devreye girinceye dek bu iddianın resmi olarak yalanlanmamasını da iyi niyetli bulmuyor.
Başbakan’ın sıkça “ABD Büyükelçiliği’ne saldıran DHKP/C de sokakta” açıklamasını yapması, düşünce kuruluşlarının yaptığı çalışmaların ‘Gezi planlaması’ gibi yansıtılması ve CNN International’ın yayınlarının Amerikan yönetimiyle bağlantılı görülmesi de ABD penceresinde ‘yapıcı’ bulunmamış.
Bu arada, Türk yetkililer, kamuoyuna yaptıkları açıklamaların aksine ABD ile resmi temaslarda bu ima ve suçlamaları hiç gündeme getirmemiş.

BM: Aşırı güç kullanımı sona ermeli  Birleşmiş Milletler (BM)

Komiseri Navi Pillay, İstanbul’daki Gezi Parkı eylemlerinde orantısız şiddet uygulayan güvenlik güçlerinin cezalandırılması gerektiğini belirtti. Türk hükümetine, polisin aşırı güç uygulamasını sona erdirmesi çağrısında bulunan Pillay, güvenlik güçlerinin kabul edilmiş insan hakları normlarına uyması sorumluluğunun hükümette olduğunu hatırlattı. Cenevre’de konuşan Pillay hükümete “Yetkililer açısında protestoları bastırmak için ilk başta uygulanan ve yaralılara yol açan aşırı müdahalenin hâlâ sorunun büyük bir
parçası olduğunu fark etmesi önemlidir” diye seslendi.