Açık kalp ameliyatından dört gün sonra hapse girdi!

Açık kalp ameliyatından dört gün sonra hapse girdi!
Açık kalp ameliyatından dört gün sonra hapse girdi!
Muğla'da Kıbrıs gazisi 62 yaşındaki İbrahim Şermet, açık kalp ameliyatı olduktan dört gün sonra, taahhüt ettiği halde ödemediği 25 bin liralık borcundan dolayı cezaevine konuldu.

RADİKAL - Muğla'nın Ortaca İlçesi'nde, reklam ve tabela işiyle uğraşan Kıbrıs gazisi 62 yaşındaki İbrahim Şermet, açık kalp ameliyatı olduktan dört gün sonra, taahhüt ettiği halde ödemediği 25 bin liralık borcundan dolayı verilen 3 aylık hapis cezası nedeniyle cezaevine konuldu. Aynı zamanda 20 yıldır şeker hastası olan ve bir bacağındaki damarların değişmesi gerektiği belirtilen İbrahim Şermet'in eşi Songül Şermet, bu halde cezaevine konulmasına tepki gösterdi.

Ortaca'da reklam ve tabela işleri yapan Kıbrıs gazisi İbrahim Şermet, geçen 9 Şubat'ta Antalya Memorial Hastanesi'nde, maddi imkanları yetersiz olduğu için heyet raporuyla ücret ödemeden açık kalp ameliyatı oldu. Ameliyatın ardından doktorlar, evli ve bir kız çocuk babası Şermet'e 60 günlük rapor verdi. 14 Şubat'ta taburcu olmayı bekleyen Şermet, beklenmedik bir sürprizle karşılaştı. İşlerinin bozulması nedeniyle piyasaya olan 25 bin lira borcunu, hakkında açılan davada, taahhüt etmesine rağmen ödeyemeyince 3 ay hapis cezası alan Şermet, polis tarafından alınarak Antalya Kepez E Tipi Cezaevi'ne konuldu.

Songül Şermet, eşinin açık kalp ameliyatı olduktan sadece 4 gün sonra, borcu nedeniyle apar topar cezaevine konulmasına tepki gösterdi. Eşinin aynı zamanda 20 yıldır şeker hastası olduğunu anlatan Songül Şermet, "Sağ ayak bileğinde kangren riski olduğunu için bir ay sonra ameliyatla damar değişikliği yapılması gerekiyor. Ayrıca eşim ağır bir kalp ameliyatı geçirdi. Şu an durumu çok kötü olmasına rağmen cezaevine konuldu. Ayağa bile kalkamayacak durumdaydı. Kendisi ile sadece camın arkasından telefonla görüşebiliyorum. Doktorlar yapılan işlemleri ayrıntılı yazdılar. Dört doktorun imzaladığı iki aylık raporu var. Raporlu birini nasıl cezaevine sokarlar? Üstelik bacağının kesilme riski var" dedi.

Eşinin tedavisine devam edilebilmesi için cezaevinden çıkması gerektiğini belirten Şermet, başvurmadığı merci kalmadığını belirtip, "Antalya'da cezaevi savcısına itiraz dilekçesi verdim. Savcı, bana, eşimin kapalı değil açık cezaevine gönderilmesi gerektiğini söyledi. Bunun için kendisinin cezaevinden bir dilekçe ile başvurması gerektiğini de anlattı. Eşim 6 gündür kapalı cezaevinde tutuluyor. Ölümle burun buruna. Hayatından endişe ediyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum. Eşim terörist değil, katil değil. Kaçacak hali de yok. İyileştikten sonra cezası varsa çekebilir" diye konuştu. (Süleyman İLTER/ORTACA/DHA)

AMELİYATI YAPAN DOKTOR DA ŞOKTA

Antalya'da açık kalp ameliyatı olduktan dört gün sonra taahhüt ettiği halde ödemediği 25 bin liralık borcu nedeniyle cezaevine giren 62 yaşındaki İbrahim Şermet'in durumu operasyonu gerçekleştiren Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Mesut Özcan'ı da şoke etti. Dr. Özcan, "Çok üzgün ve sinirliyim. Biz bir can kurtaralım derken birileri Aziz Nesin ülkesinde olduğumuzu hatırlatıyor. Raporu olmasına rağmen cezaevine koyuyorsunuz. Emeğime mi yanayım, bir cana mı yanayım; saçma sapan bir iş. Biz ameliyat ettik. Üç damarına by-pass yaptık. Her şey güzel gitti. Bir ay sonra da ayağına ameliyat yapacaktık. Hastayı taburcu ederken 'istirahati uygundur' diye rapor verdik. Buna rağmen tutuklanıp cezaevine götürülüyor. Böyle bir hastanın psikolojisini bir düşünün. Ameliyat olmuş ölümden dönmüş sen ona ölümlerden ölüm beğen diyorsun. Böyle bir şey olabilir mi ? Yüz karası bir durum hukuk için" dedi.

Kendilerinin yargı erki olmadığını söyleyen Özcan, "Kimsenin işine karışmayız ama ortada bir can var. Can gittikten sonra siz yargılasanız ne olur. Bugüne kadar 16 bin ameliyata girdim. 8 bin operasyonu kendim yaptım. İlk defa böyle bir şey başıma geliyor. O kadar canım yanıyor ki anlatamam. Biz açık kalp damarı ameliyatı yaptığımız hastamızla kader birliği yaparız. Eğrisiyle doğrusuyla hasta bizimdir. Tabiri caizse adeta evleniriz. Dişini bile çektirecek olsa bize sorulur. Böyle bir hastanın bu duruma düşmesi bizi çok etkiledi. Şu an onun cezaevinde olması ölümüne neden olabilir. En ufak bir krizde anlık müdahale gerekir. Cezaevinde bu konuda uzman yok. Sevkle olmaz. Müdahale süresi çok kısadır. Raporu var. Dokunmazlar diye güvenerek çıkardık. Ama cezaevine aldılar. Çok üzgünüm" dedi