Açılış için formül: '1971'

Açılış için formül: '1971'
Açılış için formül: '1971'

Heybeliada Ruhban Okulu 12 Ocak 1971 tarihinde Anayasa Mahkemesi nin verdiği kararla kapatılmıştı.

Yeni demokratikleşme paketinde Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması da var. Hükümet bu soruna, okulun 1971 öncesi statüsüne dönmesi ile çözüm bulacak.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın bu hafta kurmaylarıyla oturup son şeklini vereceğini duyurduğu demokratikleşme paketinin en önemli unsurlarından biri, Heybeliada (Halki) Ruhban Okulu’nun (HRO) açılması olacak. ‘Yüksek okul’ olarak kabul edilen ve Özel Öğretim Kurumları Kanunu’ndaki “özel üniversite açılamaz” hükmü nedeniyle 12 Ocak 1971 günü verilen Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatılan okul, söz konusu kararın öncesindeki statüsü ile eğitim öğretime davet edecek.

‘Küresel bir sorun’
AK Parti ’nin 27 Eylül 2012 günü kamuoyuna deklare ettiği 62 maddelik ‘demokratikleşme manifestosu’ kapsamında üzerinde çalışmalar yapılan paket, bu hafta Başbakan Erdoğan’ın da katılacağı toplantıların ardından son şeklini alacak.
“İnanç özgürlüğü” başlığı altında Türkiye’nin en önemli insan hakları sorunları arasında yer alan HRO sorunu da yeni paketle tarihe karışacak. Fener Rum Patrikhanesi’nin 1844 yılında açtığı HRO Teoloji Okulu, Anayasa Mahkemesi’nin 12 Ocak 1971 tarihli kararına istinaden İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 12 Haziran 1971 tarihli yazısı ile 9 Temmuz 1971 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kapanmıştı. Açık kaldığı sürede toplam 930 mezun veren HRO’nun 12 mezunu İstanbul Rum Patrikliği yapmıştı. Kapanma gerekçesi HRO’nun “özel yüksekokul” statüsünde olması ve Türkiye mevzuatında özel üniversite açılamamasıydı. Patrikhanenin “Okul lise statüsündedir, mezunlar rahip olacak, herhangi bir üniversiteye devam etmeyecekler” itirazlarına rağmen, diplomatik nedenlerle HRO bugüne dek açılmamıştı. Okulun açılmasının önündeki en büyük engellerden biri Batı Trakya Türklerine müftü seçme hakkı bile vermeyen Yunanistan’la “Karşılıklılık ilkesi”ydi. ABD’nin ve Avrupa Birliği’nin bütün raporlarında dikkat çekilen sorun, Türkiye’nin yöneticilerinin ABD ve AB yöneticileriyle yaptığı görüşmelerde de dosyanın ilk sırasında oluyordu. Patrikhane dünya genelinde ‘evrensel’ kabul edildiğinden, sorun da ‘küresel’ bir sorun olarak görülüyordu. Son olarak Başbakan Erdoğan’ın 16 Mayıs’ta Washington’a yaptığı ziyarette Obama konuyu güçlü bir şekilde gündeme getirmişti.
Okulun, Anayasa Mahkemesi kararı öncesindeki statüsüyle açılabileceği konusunda genel bir görüş birliği vardı. Ancak, bu çözümün hayata geçirilebilmesi için siyasi iradenin “evet” demesi gerekiyordu. Yeni demokratikleşme paketi kapsamında konu ele alındı, hükümet HRO’nun açılması yönünde siyasi iradesini ortaya koyma kararı aldı. Son dakikada bir değişiklik olmazsa, Özel Öğretim Kurumları Yasası’nda değişiklik yapılacak.

TMK kalkarsa mahkemeleri de kapanır


Adalet Bakanı Sadullah Ergin, önceki gün Hatay’da bir soru üzerine çözüm sürecinin başarıya ulaşması, ülkenin normalleşmesi halinde Terörle Mücadele Kanunu’na (TMK) ihtiyaç kalmayacağını söylemişti. Ergin’e dün yeni demokratikleşme paketini ve TMK ile ilgili açıklamalarını sordum. “Henüz son şekli verilmedi” gerekçesiyle paketin içeriğine girmedi ancak TMK ile ilgili sözlerini biraz detaylandırdı. Terörün baskısı kırıldığı takdirde, çözüm süreci başarılı olduğu takdirde TMK’ya gerek de kalmayacağını vurgulayan Ergin, “Zaten 2005’te TCK’yı hazırlarken TMK’nın kaldırılması öngörülecek şekilde düzenlemeler yapılmıştı. Ancak terör riskinin, kayıpların, zaiyatın, olması bunu mümkün kılmadı. Şimdi arzuladığımız iklim oluşursa ve çözüm süreci başarılı olursa TMK’ya da TMK 10. maddeye göre düzenlenen mahkemelere de ihtiyaç kalmaz” dedi. Demokratikleşme paketi ile ilgili dün başka yetkililerle de görüştüm. Yaklaşık 30 maddelik bir paket. Sadece yasa değişiklikleri yok. Bazı konular yönetmelik değişiklikleriyle halledilecek.
Pakette TMK ile ilgili herhangi bir düzenlemeye yer verilmeyecek.
Diğer taraftan dün basına TCK’nın “Türk milletine, devlete, hükümete, orduya hakaret” suçunu düzenleyen 301. maddesinin de yeniden düzenleneceği haberleri yansımıştı. Yapılacak en küçük değişikliğin yeni sorunlar getirmesi nedeniyle hükümet kanadında 301. maddeye dokunulması da öngörülmüyor.
Seçim Barajı’nın düşürülmesiyle ilgili düzenleme beklentisi de karşılıksız kalacak. Bunun yerine daraltılmış bölge sistemine geçilecek.
Yeni pakette olması kesinleşen bir konu da kamuda başörtüsü. Kılık Kıyafet Yönetmeliği değiştirilerek kamudaki başörtüsü sorunu aşılacak. Başörtülü milletvekili için herhangi bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmadı.