Açlık grevindeki mahkûmlar da Kürtçe açılım bekliyor

Yerel seçim öncesi iktidarın Kürtçe açılımları cezaevine giremedi. Kürtçe konuşma yasağı olan Erzurum Cezaevi'nde mahkûmların başlattığı açlık grevi konusunda Adalet Bakanı Şahin 'Kürtçe dışında dil bilmemek şartı var, bunu değiştireceğiz' dedi

 

RİFAT BAŞARAN
Yerel seçimler öncesi sürekli gündeme gelen Kürt sorununa karşı açılımlar, cezaevlerine uğramadı. AKP’nin Kürtçe seçim pankartları astığı, TRT’nin Kürtçe kanalının açıldığı günlerde cezaevlerinde Kürtçe konuşmanın koşulları var. Bunu gündeme getiren ise Kürtçe yasağı ve kötü muamele nedeniyle mahkûmların Erzurum Cezaevi’nde başlattığı açlık grevi. DTP’li Hasip Kaplan, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’le görüşerek açlık grevinin sona ermesi için yardım istedi. Mahkûmların cezaevinde Kürtçe konuşmasına izin verilmemesiyle ilgili iddiaya Şahin şu yanıtı verdi:
“Tüzüğe göre Kürtçe konuşmak için Kürtçe’den başka dil bilmemek zorunluluğu var. Bunu değiştirmek için Danıştay’dan yanıt bekliyoruz.”
Erzurum Cezaevi’nde 27 Şubat’ta başlatılan süresiz açlık grevi sürüyor. Açlık grevine başlayan hükümlü ve tutuklular, cezaevinde Adalet Bakanlığı’nın hiçbir genelgesinin işlemediği, aileleriyle Kürtçe konuşmalarına izin verilmediğini, aramalarda ve sevklerde şiddet ve hakaretlerin yaşandığını belirterek, baskılar son buluncaya kadar eylemlerine devam edeceklerini duyurdu. Metris Cezaevi’nde Engin Çeber’in öldürülmesi üzerine olaya karıştığı iddia edilen bazı gardiyanların Erzurum Cezaevi’ne gönderilmesi sonrası baskıların arttığı iddia edildi.

Kaplan Şahin’le görüştü
DTP’li Kaplan kritik eşiğin aşıldığı açlık grevinin sonlandırılması için Adalet Bakanı Şahin ile görüştü. Alınan bilgiye göre Şahin ile Meclis Kulisi’nde görüşen Kaplan, açlık grevinin tehlikeli bir boyuta geldiğini ve üç cezaevinde de dayanışma için açlık grevi başlatıldığını anlattı. Mahkûmlara hastaneye giderken fiili baskı uygulandığını, yayın yasağı olduğunu ve aileleriyle Kürtçe konuşmalarına izin verilmediğini aktaran Kaplan’ın, “Açlık grevlerinin durdurulması için baskıların durdurulması gerekiyor. Yakın zamanda şartlarda iyileşmeler olursa, olumlu bir adım atılır” dediği öğrenildi.
Kaplan Radikal’e yaptığı değerlendirmede de, “Cezaevi müdürüne göre baskı yok. Ama ben bir vekil olarak söylüyorum ‘baskı var’. Bu konunun takipçisi olacağız ve Meclis gündemine de taşıyacağız” dedi.

Danıştay’ın yanıtı bekleniyor
Şahin ise gelişmeler hakkında bilgi sahibi olduğunu belirterek, baskı iddialarıyla ilgili Erzurum Cezaevi Savcısı’nı arayarak bizzat görüşeceğini kaydetti. Cezaevi’nin iç güvenliğinin Adalet Bakanlığına ait olduğunu ancak hastane ve sevklerde Jandarmanın görev yaptığını kaydeden Şahin, Kürtçe ile igili de, “Tüzüğe göre ‘Kürtçe dışında bir dili bilmediğinin’ tespit edilmesi gerekiyor. Tüzük değişikliği yaparak mahkûmun konuşmak istediği dille ilgili beyan esası getirmek istiyoruz. O nedenle Danıştay’dan görüş istedik. Görüş geldiği zaman değişiklik yaparak bu engeli aşacağız” dedi.

Birdal: Sözlerini tutmadılar
DTP’li Akın Birdal ise İstanbul Büyükşehir Başkan adaylığı için çalışmalarını sürdürdüğü sırada mahkûm yakınlarından çok sayıda telefon aldığını ve bu telefonlar üzerine Bakan Şahin’i aradığını söyledi.
Birdal, “Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin ve Cezaeavleri Genel Müdürü ile görüştük. Bana her şeyin düzelmesi için çalışma yapılacağını söylemişlerdi. Ancak görünen o ki hiçbir şey yapılmamış” dedi.