Adalet 3 kilometreyi aşamadı

Adalet 3 kilometreyi aşamadı
Adalet 3 kilometreyi aşamadı
Davutpaşa soruşturmasında savcının 10 Şubat'ta yazdığı yazı 3 kilometre mesafedeki mahkemeye 2 Mart'ta gidince 'süre' aşıldı, üç 'zanlı' kurtuldu




İSTANBUL - Davutpaşa’da 23 kişinin öldüğü patlamayla ilgili soruşturmada adalet ‘hızını’ bir kez daha gösterdi! Bakırköy Cumhuriyet Savcısı, patlamanın sorumluları olarak belirlediği kişilerden üç kamu görevlisinin yargılanmasını istedi. İstanbul Valiliği’nden 10 Şubat 2009’da ‘soruşturmaya izin verilmedi’ yazısı geldi. Savcı ertesi gün itiraz etti. Ancak 11 Şubat’ta gönderilen itiraz yazısı, Bölge İdare Mahkemesi’ne 2 Mart 2009’da ulaştı. Oysa Bakırköy Adliyesi ile Bölge İdare Mahkemesi arasında sadece 3 kilometre yol var. Metro ya da otobüsle gidilirse sadece iki durak geçiliyor ve bu yolculuk en fazla beş dakika sürüyor. Maliyeti 1.5 lira. Otomobille yine trafiğe göre en fazla 5 -10 dakika zaman alıyor. Taksi ise en fazla 7- 0 lira yazıyor.

23 can gitti, bir dava açılamadı
Davutpaşa, geçen yıl 31 Ocak saat 09.30’da büyük bir patlamayla sarsıldı. Emek İş Merkezi’ne sanki bomba atılmıştı. 23 kişi öldü, 120 kişi yaralandı. Patlama, Selçuk Başlar’a ait patlayıcı madde üretim ve depolama atölyesinde meydana gelmişti. Patlamadan sonra taş sütunlar, makine parçaları ve insan bedenleri etrafa saçıldı. Patlama yaşanan yerin ruhsatının olmadığı ortaya çıktı. Yani sanayi sitesinde onlarca insanın çalıştığı yerdeki atölyede yanıcı maddeler tamamen denetimsizdi.
Bundan sonra adalet arayışı başladı. Ancak beklenen dava bir türlü açılmadı. Davutpaşalılar da ‘adalet yerine gelene kadar’ her cumartesi Taksim’de eylem yapmaya karar verdi. Ancak soruşturma dosyasından gelen son haber yeni bir hayal kırıklığı yarattı.

Savcı suçluyu arıyor
Patlamayla ilgili soruşturmayı Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı yürütüyor. Soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda patlamada ölen işyeri sahibi Başlar’ın yanı sıra Zeytinburnu Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İSKİ, Boğaziçi Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (BEDAŞ) ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın da (ÇSGB) suçlu olduğu belirtildi. Ancak tüm kurumlar suçu birbirine attı. Her biri savunmasında asıl suçlunun başka bir kurum olduğunu söylüyordu. Savcı Ali Haydaroğlu; İBB’den Ruhsat Denetim Müdürlüğü’nden üç ve İSKİ’den iki olmak üzere toplamda beş; Zeytinburnu Belediyesi İmar, Ruhsat ve Zabıta müdürlüklerinden altı; BEDAŞ Esenler İşletme Bakım Müdürülğü’nden de altı kişiyi sorumlu olarak tespit etti.
İstanbul Valiliği ve Zeytinburnu Kaymakamlığı, geçen ocak ayında, soruşturma izni vermediğini belirtti. Savcı Haydaroğlu da kararın iptali için İdare Mahkemesi’ne gitti. Mahkeme, Zeytinburnu Kaymakamlığı’nın kararını bozup soruşturma izni verdi.
Öte yandan savcılık İBB’den üç kamu çalışanı için de soruşturma izni istemişti. İstanbul Valiliği savcılığın bu talebini reddetti ve üç kişi hakkında ‘soruşturulamaz’ kararı verdi.
İstanbul Valiliği’nin bu kararı 10 Şubat 2009’da savcıya ulaştı. Savcı Haydaroğlu’nun bu karara itirazı için10 gün süresi vardı. Savcı hemen ertesi gün, 11 Şubat’ta valiliğin kararına karşı Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yazısı yazdı. Bundan sonra da evrakın bilinmezlere doğru yolculuğu başladı. Evrak aradan neredeyse bir ay geçtikten sonra 2 Mart 2009’da Bölge İdare Mahkemesi’ne gitti. Mahkeme de ‘yasal itiraz süresi olan 10 gün geçtiği için’, savcının itirazı reddetti.
Böylece Davutpaşalıların adalet istemi, adaletin hızına takılmış oldu. Oysa evrakın yola çıktığı İncirli’deki Bakırköy Adliyesi ile Yenibosna’daki Bölge İdare Mahkemesi arasında sadece 3 kilometrelik bir yol var. İki bina arasında, metro ya da otobüsle gidilmek istendiğinde iki durak bulunuyor. 1.5 liraya mal olan bu yolculuk en fazla beş dakika zaman alıyor. Taksi ya da otomobille gidildiğindeyse en fazla 10 dakika sürüyor. Taksiyle gidilirse taksimetre 7 ya da 10 lira yazıyor.

Eleman az, iş çok
Savcılık da yaşanan bu durumdan şaşkın. Başından beri soruşturmayı titizlikle yürüten savcılık kaynakları, evrakı göndermek için posta yolunun kullanıldığını, ancak eleman azlığı, buna karşın işlerin fazlalığı nedeniyle binlerce evrakın biriktiğini söyledi. (aa, Radikal)