Adalet Bakanlığı işkenceci polise 35 ay hapsi çok bulmuş

Adalet Bakanlığı işkenceci polise 35 ay hapsi çok bulmuş
Adalet Bakanlığı işkenceci polise 35 ay hapsi çok bulmuş

Birtan Altınbaş gözaltında öldürüldü.

Adalet Bakanlığı'nın Birtan Altınbaş'ı işkenceyle öldüren polislerin 14 ay az cezaevinde kalması için devreye girdi. Erken tahliyeyi Yargıtay engelledi
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

ANKARA - Adalet Bakanlığı’nın, Hacettepe Üniversitesi öğrencisi Birtan Altınbaş’ı işkenceyle öldürdüğü gerekçesiyle mahkûm olan polislerin cezaevinde daha az yatmaları için Yargıtay’a başvuru yaptığı ortaya çıktı. Yargıtay’ın, Bakanlığın başvurusunu reddetmesi nedeniyle, işkenceci polislerin cezaevinde 14 ay daha az yatmalarının önüne geçildi.
Birtan Altınbaş gözaltında, işkence nedeniyle 1991’de hayatını kaybetmişti. Altınbaş’ı öldüren dört polis yapılan yargılama sonucunda ‘işkenceyle adam öldürme’ suçundan sekiz yıl 10 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmıştı. Polisler Elmadağ Cezaevine konuldu. Cezaevi savcılığı 1991’de çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu’na (TMK) göre polislerin cezaevinde kalmaları gereken süre konusunda ‘cezalarının üçte bir oranında olduğu’ yönünde müddetname hazırladı. Ancak polislerin avukatları savcının bu kararına itiraz etti.  Avukatlar, aynı yasanın geçici 1. maddesine göre, polislerin cezaevinde kalmaları gereken sürenin, aldıkları cezanın beşte biri olduğunu öne sürdü.
Avukatlar, müddetnamenin yeniden düzenlenmesi için Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurdu. Savcılık polislerin 35 ay hapis yatmaları gerektiğini belirtirken, avukatlar polislerin 21 ay hapis yatmaları gerektiğini savundu. Mahkeme, ‘polislerin tabi oldukları düzenlemenin TMK’nın 4. maddesi’ olduğu gerekçesiyle avukatların talebini reddetti. Avukatlar, karara bir üst mahkeme nezdinde itiraz etti.
İtirazı karara bağlayan Ankara 3. Ağır Ceza verilen kararın yerinde olduğuna hükmetti. Bu kararla polislerin 35 ay cezaevinde kalmaları gerektiği yönündeki müddetname kesinleşmiş oldu.  Kararın kesinleşmesinden sonra Adalet Bakanlığı, söz konusu kararın bozulması istemiyle Yargıtay’a kanun yararına bozma başvurusu yaptı. Polislerin cezaevinde kalma süresinin 21 ay olduğunu iddia eden Bakanlık, TMK’nın 4. maddesinin, ‘devlet aleyhine işlenen mali suçlarla ilgili olduğunu’, bu nedenle, kanunun geçici 1. maddesinin esas alınması gerektiğini, bu maddeye göre de verilen cezanın beşte birinin cezaevinde geçirilmesi zorunluluğu bulunduğunu öne sürdü.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi ise memurların işkence ile adam öldürmesi suçunun, TMK’da ‘Devlet İdaresine Karşı İşlenen Suç’ sayıldığını, buna göre, polislerin cezasının infazının söz konusu kanuna göre yapılması gerektiğini ifade etti. Daire, kararında ‘her ne kadar, bu kanunun 4. maddesinde devlete karşı işlenen mali suçlardan söz edilse de bunun ikincil bir sorundur. İşkence suçunun da bu madde altında düzenlenmiştir’ yorumuyla bakanlığın başvurusunu reddetti. Böylece, Yargıtay,  bu polislerin 14 ay eksik cezaevinde kalmalarının önüne geçti.
Sanık polisler, davanın açıldığı 1991 yılında yürürlükte olan terörle mücadele eden Emniyet görevlilerinin yargılanamayacağına ilişkin yasa gereği 1998’e kadar hâkim karşısına çıkartılamamıştı. Anayasa Mahkemesi’nin yasayı iptal etmesinin ardından başlayan yargılama sürecinde sanık polisler faili belli olmayacak şekilde adam öldürmekten dört yıl beş’er ay 10’ar gün ağır hapisle cezalandırıldı. Ancak Yargıtay faillerin belli olduğuna dikkat çekerek cezanın artırılması talebiyle kararı bozmuştu.