@ismailsaymaz

Adalet Bakanlığı, Serhat Tuğan kararının bozulmasını istedi 

Adalet Bakanlığı, Serhat Tuğan kararının bozulmasını istedi 
Adalet Bakanlığı, Serhat Tuğan kararının bozulmasını istedi 
Henüz 19 yaşındayken PKK'dan kaçıp teslim olduğu ve ilk yargılamada 'örgüt üyeliği' suçundan ceza aldığı halde Yargıtay kararıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan ve 25 yıldır tutuklu bulunan Serhat Tuğan'ın adalet mücadelesi sonuç verdi. Adalet Bakanlığı, Tuğan'ın yeniden yargılanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazdığı 29 Temmuz 2015 tarihli yazıya göre Serhat Tuğan, henüz 17 yaşında olduğu 1989 yılında PKK 'ya katıldı. İki yıl örgütte kalan Tuğan, 1991 yılında kendiliğinden silah ve teçhizatları ile birlikte polise teslim oldu. Hakkında eski TCK'nin 125. maddesine göre "ülke topraklarından bir kısmını devlet hakimiyetinden ayırmaya matuf silâhlı eylemde bulunmak suçundan" idam cezası istemiyle dava açıldı.

Diyarbakır 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi 1992 yılında "silahlı örgüt üyeliği" suçundan 12 yıl 6 ay ağır hapis cezası verdi. Bu karara savcı ve Tuğan ailesi avukatlari itiraz etti. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 1994 yılında kararı bozarak, 125. maddeden ceza verilmesi gerektiğini kaydetti. Diyarbakır 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi de aynı yıl müebbet hapis cezası verdi. 

BAŞVURU 7 YIL ÖNCE YAPILDI

Tuğan'ın avukatlığını yapan ablası Rojbin, 2008 yılında tarihinde Adalet Bakanlığına başvurarak, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulundu. Başvuruda, sanığın hiçbir silahlı eyleme katılmadığı, bu nedenle örgüt üyeliği suçundan ceza verilmesi gerektiği ifade edildi. Ancak Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, talebi reddetti.

TANIKLAR: BASKI ALTINDA İFADE VERDİK

Adalet Bakanlığı tarafından bu yıl bir kez daha yapılan incelemeye göre, Tuğan'ın eyleme katıldığını iddia eden tanıklar daha sonradan, o tarihte baskı altında ifade verdiklerini anlattı. Bir tanık da 'Şervan' kod adını sadece Tuğan'ın değil, bir başka militanın da kullandığını, iki köy korucusunun şehit edilmesi eylemine de Tuğan değil, bu militanın katıldığını belirtti. Bakanlık da bu veriler doğrultusunda; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirme sonucunda ortaya çıkacak delillerin sanık lehine kabule değer olabileceğini kaydetti. Ayrıca lağvedilen Devlet Güvenlik Mahkemeleri ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce verilmiş benzer kararlarda askeri hakim üye bulunmasının DGM'nin bağımsızlık ve tarafsızlığını zedeleyeceğine işaret edilerek, Türkiye 'nin mahkum edildiği hatırlatıldı. Bu nedenle "Sanık müdafiinin iddialarının yargılamanın yenilenmesi yolu ile değerlendirilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir" denildi. Ve Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkin 29 Ocak 2009 tarihli kararın bozulması istendi. 

ÇEYREK ASIR SONRA UMUT DOĞDU

Henüz 19 yaşındayken PKK'dan kaçıp teslim olduğu ve ilk yargılamada "örgüt üyeliği" suçundan ceza aldığı halde Yargıtay kararı ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan ve 25 yıldır tutuklu bulunan Serhat Tuğan'ın adalet mücadelesi sonuç verdi. Adalet Bakanlığı, Tuğan'in yeniden yargılanması için kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Başvuruda, Tuğan hakkındaki delillerin çelişkili olduğu kabul edildi.

'BELKİ DGM İLE YÜZLEŞMEYE VESİLE OLUR'

Kardeşi Serhat'in tahliyesi için hem hukuki mücadele verip hem de kampanya başlatan Avukat Rojbin Tuğan Kalkan, 25 yıldır adaletin bir gün gerçekleşeceği umuduyla beklediklerini belirterek, şunları soyledi:

"Bu karar, bizim umudumuz. Bir gün, 25 yıl sonra da olsa adaletin yerini bulacağına inandık. Fakat çok uzun sürdü. O dönemde bekar olanların bugün torunları var. O kadar uzun sürdü. Belki bu karar, DGM hukuksuzluğuyla yüzleşmenin de vesilesi olur."