Adalet enkaz altında

İki yıl oluyor
Marmara depreminden zarar görenlerin hukuk mücadelesinden henüz hiçbir somut sonuç alınamadı. Aradan iki yıla yakın zaman geçmesine rağmen, Kocaeli'de 514, Sakarya'da 639, Yalova'da 76, İstanbul Avcılar'daki 32 davadan hiçbirinde tatmin edici karar çıkmadı.
Maraton başa döndü
Savcıların asliye cezalarda açtığı davalar, Yargıtay kararıyla ağır cezaya yollanınca, hukuk maratonunda başa dönüldü. Ölümlere yol açan binaların müteahhitlerine verilen cezalar ise zamanaşımından bozuldu; ardından da ağır cezalardaki davalardan beraat haberleri geldi.
Haber: DEMET BİLGE / Arşivi

İSTANBUL - Marmara depreminden sonra, yanlış mahkemelere açılan davalar nedeniyle rötarlı başlayan hukuk maratonunda bugüne kadar somut bir adım atılamadı. Depremde yakınlarını kaybeden, umutlarını adalete bağlayan, yıkılan binalarını eksik malzemeyle yapanların cezalandırılmasını isteyen depremzedeler hayal kırıklığına uğradı. Depremden sonra Kocaeli'nde 514, Sakarya'da 639, Yalova'da 76, İstanbul Avcılar'da 32 dava açıldı. Depremin
üzerinden iki yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen bugüne kadar yargıdan tatmin edici bir karar çıkmadı.
Her şey sil baştan
Savcılıkların başlattığı soruşturmaların ardından asliye ceza mahkemelerinde davalar açıldı. Birinci yılın sonunda hiçbir dava karara bağlanamazken, Yargıtay, asliye ceza mahkemesinde açılan davaların ağır cezaya gönderilmesine karar verdi. Bunun üzerine yüzlerce dosya teker teker görevsizlikle ağır cezaya gönderilmeye başlandı.
Bu arada, Yalova Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davalardan ilki sonuçlandı. 20 kişinin hayatını kaybettiği Pelit Apartmanı'nın müteahhiti Kemal Uzun dört yıl hapis ve 40 milyon lira para, projenin teknik uygulama sorumlusu Mehmet Nuray Tozlu üç yıl hapis ve 30 milyon lira para, kooperatif yöneticisi Şükran Uzun da bir yıl hapis, 10 milyon lira para cezasına çarptırıldı.
Zamanaşımı kurtarıyor
Yalova Asliye Ceza Mahkemesi'nde biten birkaç davada da benzer kararlar çıktı. Ancak kararlar ne depremzedeleri ne de hukukçuları tatmin etti. Temyize giden davalar, 'yanlış mahkemede açıldığı' için geri döndü. Böylece hukuk maratonunda en başa dönüldü. Yalova Asliye Ceza Mahkemesi'nin 55 kişinin öldüğü binayı yapan müteahhide yedi yıl 6 ay hapis cezası vermesiyle sonuçlanan dava da Yargıtay'dan döndü. Ancak Yargıtay'ın bozma gerekçesinde yer alan 'zamanaşımı' maddesi, müteahhitlerin ceza almadan kurtulmaları tartışmalarını alevlendirdi. Yargıtay 2. Ceza Dairesi kararında, Borçlar Kanunu'nun 125 ve 126'ncı maddelerine göre, inşaatla ilgili hukuki sorumluluğun 10 yılla sınırlı olduğu, bu süre dolmuşsa yapımcının sorumlu tutulamayacağı belirtilerek, mahkemenin bu durumu dikkate almasını istedi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise dairenin bu kararına itiraz etti. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin zamanaşımının 10 yıl olduğuna işaret etmesine karşın deprem bölgesindeki bazı davalar ise zamanaşımı beş yıl üzerinden hesaplanarak düştü. Yargıtay'a giden bu kararların da bozulması bekleniyor.
Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 36 kişinin öldüğü Kervan 2 Sitesi'nin müteahhidi Dursun Binboğa ile kooperatif yöneticileri Mustafa Dursun, Sıddık Yıldırım ve Mehmet Bayhan 'zamanaşımı' nedeniyle ceza almadı. Mahkeme, ceza sorumluluğunun, binanın yapım tarihinden itibaren beş yıl olduğunu, binaların ise 1993'de teslim edildiğini belirterek, cezaya gerek görmedi.
Mevzuat engeli
İzmit Kadıköy Mahallesi'nde bir kişinin öldüğü binanın mühendisi Keramettin Gençtürk de zamanaşımından kurtuldu. Mahkeme binanın 1991'de bitirildiğini belirterek, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğuna hükmetti.
Asliye cezadan, ağır ceza mahkemesine gönderilen dosyalardan da umulan sonuç çıkmadı. İzmit ve Adapazarı adliyelerinden beraat haberleri geldi. Adapazarı 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davada üç kişiye mezar olan Yeni Çağlayan Apartmanı'nın sahibi Erdal Saygılı, inşaat mühendisi Yılmaz Boyacılar ile müteahhit Necati Yılmaz 'suç unsurları oluşmadığı' gerekçesiyle beraat etti. Mahkeme kararında, yıkılan binanın inşaat tarihinde yürürlükte olan imar mevzuat hükümlerine göre yapıldığı ve o zamanki mevzuatta zemin etüdü koşulu aranmadığı belirtildi.