'Adalet isteyen yok'

'Kestirme yollara gidiliyor'
Adalet Bakanı Cemil Çiçek Yargıtay üyeliğine seçilen hâkim ve savcıların mazbata töreninde yaptığı konuşmada, "Toplum adalet istemiyor. Eğer gerçekten adalet isteseydi işine gelmediğinde hukuku bir tarafa bırakıp 'kestirme yollara' gitmezdi" dedi.
İmtiyaz eleştirisi
Yargının işini yapabilmesi için imtiyazların kaldırılması gerektiğini belirten Çiçek, bu nedenle yasalarda değişiklik yapılması gerektiğini söyledi. Bakan Çiçek, özellikle bağımsız kurulların imtiyazlarını eleştirdi.

ANKARA - Adalet Bakanı Cemil Çiçek, toplumun gerçekte adalet istemeyip ister gibi yaptığını, fertlerin işine gelmediğinde hukuku bir tarafa bırakıp sorunları kestirmeden halletme yoluna gittiğini söyledi.
Çiçek, Yargıtay üyeliğine seçilen ve aralarında AKP Milletvekili Mehmet Yılmazcan'ın eşi Nesrin Yılmazcan'ın da olduğu hâkim ve savcıların mazbata töreninde yaptığı konuşmada, bu koşullarda her şeyin yargıdan beklenmemesini istedi.
Geniş kesimin, yargının kendisiyle ilgili olmayan konularda etkili işletilmesini isterken, kendisiyle ilgili fırsatçı davranmasının sıkıntının kaynaklarından biri olduğuna işaret eden Çiçek, şöyle konuştu:
"Türkiye'de bir zihniyet karmaşası yaşanıyor. Toplum adalet istemiyor, ister gibi yapılıyor. Eğer gerçekte böyle bir talep olsa, herkes kendisine gelince hukukun bir tarafa bırakılarak işi kestirmeden halletme yoluna gitmez. Türk yargısından aşırı beklenti var, ama haksızlık. Diyelim gelir dağılımında büyük uçurum var, kapkaç hırsızlık almış başını gidiyor, bir talep yükseliyor kapkaça hırsızlığa ceza artsın diye. Bu da yargıdan bekleniyor. Ama asıl sorun bırakılıyor. Bu yüzden sorunun çözümü tek başına yargıdan beklenmemeli. Yargıdan beklentilerin karşılanabilmesi için önündeki engellerin kaldırılması lazım. Toplumun çoğunluğu hukuk yerine kestirme yolu tercih ederse bu ortamda adalet dağıtmak zordur."
İstediğini alıp verenler
Yargının işini tam yapabilmesinin diğer yolunun da imtiyazlara son vermek olduğunu ve bunun için Anayasa ve yasalarda değişiklikler yapılması gerektiğini vurgulayan Çiçek, 'bağımsız kurullar'ı eleştirdi. Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bağımsız kurullar var mesela; istediğini alan, veren, satan kurumlar haline geldiler. Vatandaş aradaki bu kurumları bilmediği için neticeye bakıyor, davalarda zamanaşımı takipsizlik beraat çıktığında da 'Bakın bu işin yolunu bulmuşlar' deyip işin içinden çıkıyor.
Gerçek öyle değil. Yargı bunu hak etmiyor. Yolsuzluklarla mücadelede de konular yargı organına, önüne zamanaşımının dolmasına günler, aylar kala 'güneş batarken' getiriliyor. Sonra da bunu yapanlar ortalığı yaygaraya veriyor, 'Biz dosyayı teslim ettik, gereği yapılmadı' diye. Zamanında vermezsen ne olacaktı ki. Ya savcı alelade dava açacak, ya hiç açmayacak.
İmtiyazların kaldırılması, basının bu konuyu gündeme getirmesi, savcıların çekinmeden, engellenmeden davalarını açabilmesi lazım. Gelişmişliğin ölçütü de ne kadar elektrik tüketildiği kadar, vatandaşlarının her zaman hukuka bağlı olmalarıdır. Bunu yapabilenler çağdaş toplumlardır."