Adana'da çocuklara 300 yıl ceza

Adana'da yasadışı gösterilerde tutuklanan çocuk sayısı, son iki mahkûmiyetle birlikte 11 ayda 69'a, toplam ceza 300 yıla çıktı. Meclis'in polislere suç duyurusu da savcılıktan döndü



İSTANBUL - Adana’da iki çocuğa daha ‘yasa dışı örgüt propagandası ve üyeliği’ suçlamasıyla sekizer yıl hapis cezası verilirken 11 ayda cezalandırılan çocuk sayısı 69’a, ceza süresi de 300 yıla ulaştı. Çocuklara ağır cezalar karşısında Meclis’in girişimi de sonuçsuz kaldı. Adana Başsavcılığı, 82 çocuğun gözaltına alındığı, 13 çocuğun tutuklandığı Ekim 2008 olaylarına ilişkin TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun suç duyurusuyla ilgili ‘takipsizlik’ verdi. Kararın dayanağı, şikâyet edilen emniyetin hazırladığı evrak ile görüntüleri içeren ses kaydı...
Adana’da, bu yılki 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlamaları sonrasında Barbaros Mahallesi’nde, PKK ve Öcalan lehine izinsiz gösteriler yapıldı. Polis tutanaklarına göre, saat 08.00’den 17.00’ye kadar süren gösterilerde slogan atıldı, polis taşlandı. Olaylarda 15 yaşındaki M.Ö. ile 16 yaşındaki İ.S. gözaltına alındı. İki çocuk ertesi gün tutuklandı. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nden önceki gün karar çıktı. İki çocuğa ‘yasadışı örgüt propagandası ve örgüt adına suç işlemek’ten sekizer yıl ikişer ay ceza verildi. İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi’nden yapılan açıklamaya göre, son 11 ayda M.Ö. ve İ.S. ile birlikte ceza alan çocuk sayısı 69’a ulaştı. Ceza toplamı da 300 yıla çıktı.

TBMM ‘Soruşturun’ dedi ama...
Çocuklara karşı savcılık katındaki tutum da, ağır ceza mahkemelerinden farklı değil. Adana İHD’nin, Öcalan’a cezaevinde kötü muamele uygulandığı iddiaları üzerine 19-20 ve 21 Ekim 2008’de kentte yapılan izinsiz gösteriler sonrası hazırlanan raporun akıbeti, bunun son örneği...
Eylemlerde 82’si çocuk 157 kişinin gözaltına alındığı, bunlardan 13’ü çocuk 26’sının tutuklandığı bilgisine yer verilen rapor Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na gönderildi. Komisyon, polisler hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na ‘işkence ve kötü muamele’den suç duyurusunda bulundu. Başsavcılık, 4 Mayıs’ta ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ karar verdi. Karara dayanak olarak, polisin hazırladığı, ‘olaylara ait evrak ve olayların teknik cihazlarla alınan görüntülerini içerir CD kaydı’ esas alınıp şöyle denildi: “Uyarıların etkisiz kaldığı, olayların önlenebilmesi amacıyla orantılı güç kullanma mecburiyetinde kalındığı...”
‘Kürt çocuk, çocuk sayılmıyor...’
Bu arada İzmir ve Diyarbakır Baroları ile beş insan hakları örgütü temsilcisinin aralarında olduğu Çocuklar İçin Adalet Girişimi, çocuk hak ihlalleriyle anılan Adana, Mersin ve Tarsus’ta geçen ay incelem yaptı. Rapordaki iddialar şöyle:

* Polis yakalamada orantısız güç kullanıyor.
* Çocuklar sabaha karşı evden alınıp Terörle Mücadele Şubesi’ne götürülüyor. Üç-yedi saat tutuluyor, fiziksel ve ruhsal şiddete uğruyorlar.
* Çocuklar yasadışı şekilde ifadeye zorlanıyor, haklarında ‘görüşme tutanağı’ hazırlanıyor. Bu tutanaklar iddianameye, karara dönüşüyor.
* Çocuklara kelepçe takılıyor.
* Soruşturma dört-beş ay sürüyor, davalar beş-yedi ay sonra başlıyor. Çocuklara özgü adalet Kürt çocuklar için işlemiyor.
*Mersin’de soruşturmalar savcılık yerine Terörle Mücadele Şubesi’nce yürütülüyor, avukatlar buraya gitmeye çekiniyor