Adana'da vahşet: Aynı evde 8 ölü

Adana'da vahşet: Aynı evde 8 ölü
Adana'da vahşet: Aynı evde 8 ölü
Adana'da bir apartman dairesinde üçü çocuk 8 kişinin cesedi bulundu. Evin 38 yaşındaki oğlu cinayetlerin zanlısı olarak yakalandı. Zanlı Murat Yüksel'in cinayetlere dün öğle saatlerinde anne ve babasını katlederek başladığı, gece geç vakitlere kadar eve gelenleri odalara çağırarak öldürdüğü ortaya çıktı

 

Murat KİBRİTOĞLU- Bünyamin YIL- Neşet KARADAĞ- Kübra POLAT


ADANA - 'Zehirlenme’ iddiasıyla itfaiyeye yapılan ihbar korkunç bir katliamı ortaya çıkardı. Yüksel Ailesi’nin oturduğu apartman dairesinde 1’i çocuk 8 kişinin tabancayla kurşunlanmış cesetleri bulundu. Katil zanlısı ise ailenin büyük oğlu astsubaylıktan atılma 38 yaşındaki Murat Yüksel çıktı. Katliamın, aile içindeki maddi anlaşmazlıklardan kaynaklandığı anlaşıldı.
Kurbanlarından, önce evde bulunan annesi ve 2 yeğenini daha sonra da farklı zamanlarda gelen babası, 2 kardeşi, yengesi ve yeğenini gözünü kırpmadan öğleden sonra başlayıp akşam saatlerine kadar taksit taksit öldüren zanlı, 2 kişiyi boğarak diğerlerini de başlarına ve ağızlarına tabancayla ateş ederek katletti. Zanlı olay sırasında silah sesinin duyulmaması için kurbanlarının yüzüne yastığı bastırıp tabancasını ateşledi. Katliam sonrası gittiği kendi evinde eşi ve çocuğunu da öldürüp intihar etmeyi planlayan Murat Yüksel, veda mektubu yazarken yakalandı.


NALAN HEMŞİRE İŞE GİTMEYİNCE ORTAYA ÇIKTI


Türkiye’yi sarsan tüyler ürperten olay, Adana'nın Küçük Dikili Aile Sağlığı Merkezi’nde görevli 22 yıllık ebe-hemşire 40 yaşındaki Nalan Yüksel’in işe gitmemesi üzerine, merkezde birlikte çalıştığı Dr. Soner Eroğlu’nun şüphelenmesi üzerine yaptığı araştırma ile ortaya çıktı.
Hemşiresi Nalan Yüksel’i telefonla arayıp, cevap alamayan Dr. Eroğlu, saat 09.30 sıralarında Yüksel Ailesi’nin oturduğu Huzurevler Mahallesi 142 sokaktaki Özemek Apartmanı A Blok 11’inci kat 21 numaralı daireye gitti. Kapı ziline basan Dr. Soner Eroğlu, cevap alamayıp, evin önünde ayakkabılar olmasına karşılık içeriden ses gelmemesi üzerine İtfaiye'yi aradı. Dr. Eroğlu, “İşyerimizden bir hemşire arkadaşımız işe gelmedi. Evine kontrole geldik. Zile bastık, açan da yok. Zehirlenme durumu olabilir. Başına bir şey gelmesinden endişe ediyoruz” diyerek yardım istedi.
Eve gelen itfaiye ekipleri de kapıyı açıp, içeri girmek için polise haber verdi. Çağrılan çilingirin kapıyı açmasıyla giren polis, girişte 3 ceset görünce itfaiye ekipleri ve çilingiri dışarı çıkardı, olay yeri inceleme ekipleri ve savcı eve çağrıldı. Ev kontrol edildiğinde 3’ü salonda, 1’i mutfakta, diğerleri odalarda olmak üzere 1’i çocuk 3’ü kadın 8 kişinin cesedi bulundu.


KURBANLAR AYNI AİLEDEN


Cesetlerin üzerlerinin örtülü, olay yerinin ise temiz olması dikkat çekti. Çoğu başlarından kurşunlanarak öldürülen 8 kişinin, 9 yıl önce eşinden boşanan ebe-hemşire Nalan Yüksel, çocukları Seyhan Çukurova Lisesi 11’inci sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Halil İbrahim Kopar ve üniversite sınavına hazırlanan 19 yaşındaki Arif Kopar, ebe-hemşirenin babası 64 yaşındaki İbrahim Yüksel, annesi 62 yaşındaki Günay Yüksel, küçük erkek kardeşi 33 yaşındaki Ali Yüksel, onun eşi 29 yaşındaki Ela Gül Yüksel ve çocukları 6 yaşındaki Vedat Yüksel olduğu anlaşıldı.
Adana Valisi İlhan Atış ve Emniyet Müdürü Arif Akkale, olay yerine giderek inceleme yaptı. Olayla ilgili soruşturma sürerken, ebe-hemşire Nalan Yüksel'in, 24 Nisan 2000’de boşandığı eşi Celal Kopar’ın olayı gerçekleştirmiş olabileceği sanıldı. Ancak, titiz bir çalışma yürüten cinayet bürosu ekipleri, olayı kısa sürede çözüp, katliamın ortaya çıkmasından yaklaşık 1.5 saat sonra ailenin büyük oğlu olan zanlı Murat Yüksel’i Toros Mahallesi’ndeki evinde, olayda kullandığı suç aleti tabancayı masaya bırakıp veda mektubu yazarken yakaladı. Murat Yüksel ilk ifadesinde, “Benim üzerime çok geliyorlardı. Ne olduğunu hatırlamıyorum” dedi.


2 KURBAN KURTULDU, İNTİHAR ÖNLENDİ


Polisin, zanlıyı kısa sürede yakalaması, 2 kişinin hayatta kalmasını, Murat Yüksel'in de intihar etmesini engelledi. Emniyet Müdürlüğü’ne götürülerek sorgulanan Murat Yüksel’in veda mektubunu yazdıktan sonra, yabancı uyruklu eşi ile çocuğunu da öldürüp, intihar etmeyi düşündüğü ortaya çıktı. Murat Yüksel’in yabancı uyruklu eşiyle evliliği nedeniyle ordudan atıldığı da kaydedildi.
Katliamın yapıldığı evde bulunan deliller 18 torbaya konularak alınırken, minibüs şoförlüğü yapan ve 3 ay önce kendini yakma girişiminde bulunduğu da ileri sürülen Murat Yüksel’in 8 kişiyi, farklı zaman dilimlerinde öldürdüğü belirlendi.
İddiaya göre katil zanlısı Murat Yüksel, seri cinayetlerine bir önceki gün öğle saatlerinde başladı. Yüksel, önce, evde bulunan annesi Günay Yüksel ile yeğenleri Halil İbrahim Kopar ve Arif Kopar’ı öldürdü. 3’ünün cesedini farklı odalara taşıyan zanlı, onların üzerlerini çarşaflarla örtüp, olay yerini temizledi, ardından diğerleri eve geldikçe öldürdü. Ebe- hemşire Nalan Yüksel'in saat 18.00'de işten çıktığı belirtilirken, katliam zanlısı Murat Yüksel'in onu ve daha sonra gelenleri de yalnız görüşme bahanesiyle farklı odaya alıp, şüphelenmelerini önleyerek öldürdüğü ortaya çıktı.
Murat Yüksel, ablası, babası, annesi, kardeşi, yengesi ve 3 yeğeni olmak üzere 8 kişiyi öldürdükten sonra evden ayrılıp, Toros Mahallesi’ndeki evine geçti. Evinde yakalanan zanlının, seri cinayetleri sırasında kurbanlarının yüzüne yastık dayayıp, tabancayı da yastığa dayayarak ateş etmesi nedeniyle silah sesi duyulmadı.


SAĞLIK MÜDÜRÜ: FAİLİN RUH SAĞLIĞI BOZUKMUŞ


Adana Sağlık Müdürü Aytekin Kemik, ebe-hemşire olarak görev yapan Nalan Yüksel’in 22 yıldır bu görevi yaptığını, 1997’den bu yana Adana’da bulunduğunu belirtti, olayın faili olarak gözaltına alınan kardeşi Murat Yüksel’in de ruh sağlığının iyi olmadığı şeklinde bilgiler edindiklerini söyledi.
Mesai arkadaşları, hemşire Nalan Yüksel’in sıkıntılarını pek kimse ile paylaşmadığını, ancak ayrıldığı eşi ile zaman zaman tartışmalar yaşadığını bildiklerini söyledi. Aynı aileden Handan Yüksel ile öldürülen Ali Yüksel’in de Adana Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastenesi’nde bir süre tedavi gördüğü belirlendi.


200 BİN BORÇLANDILAR


Katliamın faili olarak gözaltına alınan Murat Yüksel ile uzun süre aynı dolmuş durağında çalışan arkadaşı Mustafa Özal, zanlının 200 bin lira kredi ile minibüsçülüğe başlayıp zarar ettiğini belirterek şunları anlattı: “Astsubaylıktan ayrıldıktan sonra 200 bin lira kredi alıp dolmuşçuluğa başlamıştı. Bir minibüs aldı, ayrıca hava parası verip 9 dolmuş hattı kiraladı. Geri ödemede sıkıntı çekmeye başlayınca ailesi ile arası açıldı. Dolmuşu da hatlar da elinden gitti. Büfe işletmeciliğine girdi, ondan da para kazanamadı. Büyük maddi sıkıntı yaşıyorlardı. Bu yüzden aile huzurları çok bozulmuştu.”
Katliamı ortaya çıkaran Dr. Soner Eroğlu, öldürülen Nalan Yüksel’in işine sadık biri olduğunu belirterek, “Bu sabah işe gelmeyince sağlık merkezimizde görevli Şerife hanım evini aradı, uzun süre cevap alamayınca endişelendik. 10-15 dakika gecikse arar ve mazeretini bildirirdi. Çalışma arkadaşlarıyla birlikte evine gittim, Polise de haber verildi. Çilingir kapıyı açıp, içeri girdiğimizde manzara tam bir faciaydı” dedi.
Öldürülen hemşirenin mesai arkadaşları da katil zanlısı erkek kardeşiyle arasında sorun olduğunu anlatıp, “Nalan bir ev satın almıştı. Bize anlattığına göre tapusunu kardeşinin üzerine çıkartmış. Evin ödemelerini Nalan yapmıştı, ancak, kardeşi bu evi boşaltmasını istiyormuş. Bu sorunu bize anlatıyordu” diye konuştu.
Katliam zanlısının geçen yıl aile fertleri ile kavga ettiği, 2 kardeşini tehdit ettiği, kardeşlerinin şikayeti üzerine bir dava açıldığı da anlaşıldı. Ailenin ‘hayırsız evladı’ olarak yıllardır hem anne-babası, hem de kardeşlerine sorun çıkardığı, 3 ay önce de kullandığı bir minibüs ile birlikte kendini yakmaya kalkıştığı, yakından tanıyanlar tarafından ifade edildi.


CENAZELER MERDİVENLİ ARAÇLA İNDİRİLDİ


Öldürülen 8 kişinin cenazesini indirmek için itfaiyeden merdivenli araç çağrıldı. Dairenin balkonunda güvenlik amacıyla yapılan demirler kesilip, ceset torbalarına konulan cenazeler balkondan merdivenli araç yardımıyla indirilerek Adli Tıp’a götürüldü.


VALİ: TEK GÖZALTI, TEK ZANLI


Adana Valisi İlhan Atış, makamında yaptığı toplantıda, olayın kendisini derinden üzdüğünü belirterek, şunları söyledi:
“Bugün Adanamızda, bu güzel günde hepimizi derinden üzen müessir hadise meydana geldi. 8 vatandaşımız öldürüldü. Şüpheli kişinin aileden Murat Yüksel olduğu ortaya çıktı. 1971 doğumlu şüphelinin sorgusu devam ediyor. Sabah bir ihbar üzerine olay yerine giden ekiplerimiz çok üzücü olayla karşılaşmışlar. İncelemeler devam ederken polisimiz Murat Yüksel’in evine baskın yaparak silahıyla birlikte yakalamış. Kovanların bulunan silahtan çıktığı belirlendi. Şu andaki elimizdeki bilgiler tek kişi tarafından olduğu. Eski kocasıyla ilgisinin hiç olmadığını düşünüyoruz. Tek gözaltı oldu ve öyle kalacak diye düşünüyoruz. Umuyorum ki bu olay ders olur. Adana’nın ne kadar üzüldüğü ortaya çıkar ve insanlar akıllarından geçirdikleri vahşetten eğer olacaksa vazgeçerler. Çok üzgün olduğumu tekrar belirtmek istiyorum.”


Komşuları ne dedi?

Komşuları 22 daireli 11 katlı apartmanın üst katında oturan ailenin komşuları, daha önce minibüsü bulunan, şu anda ise çakmak gazı veya şırdan dolması satarak ailesinin geçimini sağlamaya çalışan İbrahim Yüksel ve ailesinin 5 yıldır bu dairede oturduğunu söyledi. Katliamın yapıldığı apartmanın 10’uncu katında oturan Hasan Cingöz, “Ben 11 yıldır burada oturuyorum. Olayın meydana geldiği dairenin çaprazlarında oturuyorum. Bu aile de burada 5 yıldır oturuyor. Silah sesi filan duymadık. Daha önce de 1-2 defa kavga gürültü olmuştu. Ama net olayı bilmiyoruz”
Hemşire Nalan Yüksel’in boşandığı eşi Celal Kopar’ın zaman zaman çocukları almaya geldiğini kaydeden komşuları, evde herhangi bir gürültü ve silah sesi duymadıklarını, olayı öğrenince şoke olduklarını söyledi.
Yakındaki bir apartmanın kapıcısı Bülent Çevre, baba İbrahim Yüksel’in, şu anki değeri 300- 350 bin lira olan, şehir içi yolcu taşımacılığı yapan dolmuşların bağlı olduğu İtimat-Topel Kooperatifi'ndeki hakkını yıllar önce sattığını, bu nedenle 2 erkek kardeşin birbirine düştüğünü duyduğunu belirTTİ. Bülent Çevre, “Babaları onların kavgasından rahatsızdı. Mal paylaşımı nedeniyle iki erkek kardeş birbirine düşmüştü. Başkasının yanında şoförlük yapmaya başladılar. İbrahim Yüksel, oğullarından sürekli yakınıyordu. ‘Bir an önce ölsem de kurtulsam’ diyordu. ‘Beni oğlanlar bitirdi. Dükkanım vardı, dolmuşum vardı. Hepsini yediler bitirdiler’ diyordu. ‘Oğlanlar hayırsız çıktı’ diye yakınıyordu” dedi.
Öldürülen İbrahim Yüksel’in İtimat Hattı'nda minibüsü bulunan dolmuş şoförü arkadaşları da olayı duyunca üzüldüklerini bildirip, “Murat Yüksel, askeriyeden atılmaydı. Bizim durakta da şoförlük yapıyordu. Babasının minibüsü vardı, sattılar. Murat Yüksel de astsubaylıktan atılmıştı. Durağımızda minibüs kiraladı. Ödeyemeyince de aldırdı. Babası pazarda çakmak gazı, şırdan dolması filan satarak ailesinin geçimini sağlamaya çalışıyordu” dedi. (dha)