Adli Tıp da ameliyat masasında

Adli Tıp da ameliyat masasında
Adli Tıp da ameliyat masasında

Gül, Devlet Denetleme Kurulu?nu harekete geçirdi.

Günlerce tartışılan skandal raporların ardından incelenme sırası Adli Tıp Kurumu'na geldi. Cumhurbaşkanı Gül, Adli Tıp Kurumu'nun tepeden tırnağa incelenmesini istedi
Haber: BEHZAT MİSER / Arşivi

ANKARA - Münevver Karabulut soruşturmasında ‘otopsi masasında farklı cesetten sperm bulaşması’ skandalına imza atan Adli Tıp Kurumu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün talimatıyla Devlet Denetleme Kurumu’nda (DDK) otopsi masasına yatacak. 
Adli Tıp Kurumu, son zamanlarda tartışmalı raporlarıyla, geciken kararlarıyla medyanın gündeminden düşmüyordu. Cumhurbaşkanlığı, dün resmi internet sitesine şu açıklamayı koydu:  “Sayın Cumhurbaşkanımız, son günlerde basın-yayın organlarında Adli Tıp Kurumu ile ilgili çeşitli iddiaların sıklıkla gündeme getirilmesi üzerine, Devlet Denetleme Kurulu’na; Adli Tıp Kurumu’nun 2007, 2008 ve 2009 faaliyet ve işlemlerinin mevzuata uygun biçimde yerine getirilip getirilmediğinin denetlenmesi talimatını vermişlerdir. Sayın Cumhurbaşkanımız ayrıca, Adli Tıp Kurumu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla söz konusu Kurum’un; mevzuat, teşkilat, personel, amaç, araç, gereç ve metodlar yönünden de değerlendirmeye tabii tutulması için DDK’yı görevlendirmişlerdir.”
Adli Tıp Kurumu’nun bazı kritik davalarda kritik sonuçlar doğmasına neden olan tartışmalı kararlarından bazıları şunlar: 

SUSURLUKÇU İBRAHİM ŞAHİN’E ÖZGÜRLÜK: Susurluk skandalının patlak vermesinin ardından hep susan dönemin Özel Harekât Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin, yargılandığı mahkemede hâkime “Bana biraz süre verin size her şeyi anlatacağım” dedi, ancak mahkemede konuşacağı gün trafik kazası geçirdi. Susurluk hâkimi Sedat Karagül’ün yerine atanan Hâkim Metin Çetinbaş yaklaşık 3.5 yıldır devam eden dava dosyasını üç ayda karara bağladı ve İbrahim Şahin’e çete kurmak suçlamasıyla altı yıl hapis cezası verdi.
“Her şeyi anlatacağım” diyen Şahin ise geçirdiği trafik kazasının üzerinden tam iki yıl geçtikten sonra, 2002 yılında Adli Tıp Kurumu’ndan ‘Duyma ve hafıza sorunu yaşamaktadır’ raporu aldı. Rapordaki imza, işkence görenlere sağlam raporu verdiği için ceza alan Dr. Nur Birgen’e aitti. Şahin’in avukatları rapora dayanarak müvekkilinin sağlık durumunu öne sürdü. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Şahin’in 486 günlük cezasını affetti. 

B.Ç. RAPORU: Vakit Gazetesi Yazarı Hüseyin Üzmez, 14 yaşındaki B.Ç.’ye cinsel istismarda bulunmaktan tutuklanırken Adli Tıp Kurumu, B.Ç.’nin ‘ruh sağlığının etkilenmediği’ne hükmetti. Bu rapor Üzmez’e tahliye getirdi. Adli Tıp Kurumu, eleştiri bombardımanının ardından ilaç tedavisi altındaki B.Ç’nin ruh sağlığının bozulduğuna hükmetti ve Hüseyin Üzmez’in yeniden tutuklanmasının yolunu açtı. 

MÜNEVVER KARABULUT RAPORU: İstanbul’da kafası kesildikten sonra çöp konteynırına atılan Münevver Karabulut’un otopsisini yapan Adli Tıp Kurumu, Karabulut’un üzerinde, cinayet zanlısı Garipoğlu ailesinden başka birine ait sperm bulunduğunu rapor etmişti. Ancak, sperm izinin bir trafik kazasında ölen ve Münevver Karabulut’tan önce otopsisi yapılan cesede ait olduğu anlaşıldı. 

GÜLER ZERE RAPORU: DHKP-C davasından 14 yıldır cezaevinde yatan mahkum Güler Zere, boyun ve ağıziçi kanserine yakalandı. Zere için bugüne kadar birbirinden farklı beş sağlık kuruluşu, hastanın bulunduğu ortamın hastalığın tedavisini ileri derecede zorlaştırdığına kanaatini içeren raporlar hazırladı. Ancak Adli Tıp ileri düzeyde kanser hastası olduğunu kabul ettiği Zere’nin cezaevi koşullarında, mahkûm koğuşunda tedavisini istedi. 

WERNICKE KORSAKOFF RAPORLARI: Adli Tıp, daha önce ‘iyileşmez bir hastalık’ raporu verdiği ölüm orucu eylemlerinde ortaya çıkan ‘Wernicke Korsakoff’ hastalığı için uzun zamandır farklı raporlar hazırlıyor. Bu raporlar sayesinde, bir süre önce hastalık nedeniyle serbest bırakılan mahkûmlar yeniden cezaevine konulmaya başlandı. 

FELÇLİ MAHKÛMA ‘CEZASINI ÇEKEBİLİR’ RAPORU: Hırsızlık suçundan yatan Emrah Alişan, Adana Yüreğir’de bir binanın üçüncü katından düştü, belden aşağısı felç oldu. Hastanede tedavi olurken hırsızlıktan hükümlü olduğu anlaşılarak cezaevine konuldu. Adli Tıp Kurumu belden aşağısı tutmayan ve yatağa mahkûm olan hükümlü Emrah Alişan için hazırlanan raporda, Emrah Alişan’ın reviri ve doktoru olan bir cezaevinde infazına devam edilebileceğine hükmetti.