@ismailsaymaz

Adli Tıp kendi verdiği 'kötü muamele' raporunu dört yıl sonra yalanladı

Adli Tıp Kurumu, işkence gördüğünü iddia eden iki kadın için verdiği 'fiziksel ve ruhsal travmaya maruz kaldı' raporundan dört yıl sonra fikir değiştirdi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Adli Tıp Kurumu, işkence gördüğünü iddia eden iki kadın için verdiği 'fiziksel ve ruhsal travmaya maruz kaldı' raporundan dört yıl sonra fikir değiştirdi. 10 polise dava açılmasını sağlayan ilk rapordan sonra sanık avukatlarının talebiyle dosyayı tekrar inceleyen kurum bu kez işkence için 'kesin tıbbi delil' bulamadı.
27 yaşındaki S. ve 21 yaşındaki Ç., 23 Eylül 2002'de PKK üyesi oldukları iddiasıyla ayrı yerlerden gözaltına alınarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'ne (TEM) götürüldü. İki kadın TEM'de dört gün tutuldu. Bu sürede S.'nin iddiasına göre kendisine elektrik verildi. Bir komiser ağzına tükürdü. Çıplak bırakıldı, bir polis organını sürttü, bir başkası da soyunup üzerine uzandı, hortumu makatına sokmaya çalıştı. Tazyikli su sıkıldı. Ç.'nin iddiasına göre cinsel organına hortum sokuldu, kafasına ve yüzüne tükürüldü, çıplak halde soyulup taciz edildi.
Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi'ne konulan iki kadın gözaltı sonrasında, 27 Eylül 2002'de DGM Adli Tıp Şubesi'nde muayene edildi. Ç.'nin kulaklarda ağrı ve uğultu, karın ağrısı ve kanama vardı. Aynı gün Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'ndeki muayenede omurgada sıyrık ve kanlı bölge belirlendi. Üç gün sonra 4. İhtisas Dairesi'ndeki muayenede de ağlamaklı hal, posttravmatik stres hali saptandı. Ç.'nin 15 günlük iş engeli doğduğu belirtildi.
S.'nin DGM Adli Tıp Şubesi'ndeki muayenesinde vajinal kanama, kulaklarda ağrı ve işitme kaybı saplandı. 2. İhtisas Dairesi'ndeki incelemeye göre omurga üzerinde, solunda ve göğsün sağ üst bölümünde kanlı alan vardı. 4. İhtisas Dairesi'ndeki muayenede akut stres reaksiyon belirlendi.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 17 Şubat 2003'te hazırladığı sonuç raporuna, iki kadının 'fiziksel ve ruhsal travmaya maruz' kaldığı yazıldı. Raporla İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 10 polis hakkında, eski Türk Ceza Kanunu'nun (TCK), beş yıla kadar hapis cezasını öngören, 'kötü muamele ve işkence' suçunu düzenleyen 243. maddesinden dava açıldı.
İki üye şerh koydu ama...
Dava sürerken sanık avukatları, DGM Adli Tıp Şubesi'nden alınan raporda vajinal ve kulak şikâyeti olduğunu, ama Adli Tıp Raporu'nda bunların dikkate alınmayarak psikolojik inceleme yapıldığını öne sürdü. Avukatlar, bu yüzden yeni rapor hazırlanmasını istedi. Ayrıca bir özel hastaneye ve bir uzmana raporlar incelettirilerek, 'Bu verilere bakarak kötü muamele yapıldı sonucuna ulaşılamaz' görüşü alındı.
Mahkeme 1 Mart 2007'deki duruşmada, sanık avukatlarının talebini kabul edip yeniden incelenmesi için raporu Adli Tıp Kurumu'na gönderdi. Adli Tıp Kurumu 27 Haziran'daki yeni raporunda, ilk raporunu 'tekzip' eden şu sonuca vardı:
"Kişinin iddia ettiği şekilde gözaltında kötü muameleye maruz kaldığının kesin tıbbı delilleri bulunmadı..."
Oyçokluğuyla kabul edilen bu karara iki uzman şerh koydu.
'Yanlı tutum'
İki kadının ve ayrıca Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Projesi'nin de avukatı olan Fatma Karakaş, bu karara çok şaşırdığını vurgulayarak şunları söyledi: "Devam eden bir yargılama, önceden verilmiş bir rapor var. Yeni maddi bulgu olmaksızın, sanık tarafının istemi üzerine mahkeme dosyayı Adli Tıp'a geri gönderdi. Adli Tıp'ın görüş değiştirmesini yanlı tutum olarak görüyorum."