Adli yıl açılışı Özkaya'sız

Adli yıl bugün, adı Çakıcı skandalına karışan, raporlu Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya yerine vekili Mater Kaban tarafından açılıyor. Yargıtay'ın yeni çalışma dönemindeki ilk işi Özkaya'yı soruşturmak.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Yeni adli yıl, MİT-Çakıcı-Yargıtay krizi gölgesinde bugün başlayacak. Açılış konuşmasını, skandal sonrası rapor alan Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya yerine, kıdemli başkanvekili Mater Kaban yapacak. Yargıtay yönetimi de açılışı izleyen günlerde ilk olarak, Özkaya'nın adının karıştığı dosyayı görüşecek.
Gözler Kaban ve 1. Başkanlar Kurulu'nda
Yaşanan gerginlikten bunalan Yargıtay'dan bugün verilecek mesajlar, yargının bir süre daha ana gündem maddesini oluşturacak. Bu yüzden de gözler, skandalla ilgili ne söyleyeceği konusunda başkanvekili Mater Kaban'a ve ne yapacağı konusunda, yine Kaban'ın başkanlığını yapacağı 1.Başkanlar Kurulu'na çevrildi.
Hem 'yargıya yönelik linç kampanyası' tespiti yapacak olan Kaban'dan, hem Özkaya dosyasını görüşecek olan Yargıtay 1. Başkanlar Kurulu'ndan, tartışmalara taraf olan her kesime sert uyarılar gelmesi bekleniyor.
Başkanvekili Kaban'ın konuşmasıyla başlayacak adli yılda Yargıtay'daki ilk önemli dosya da, şüphesiz Özkaya dosyası olacak. Alaattin Çakıcı davasının seyrini etkilemeye yönelik kulisle ilgili dosyada adı geçen Özkaya ile ilgili dosyanın hızla ele alınması bekleniyor. Bir değişiklik olmazsa, Yargıtay daire başkanları gündemdeki konuları yarın ele alacak. Eraslan Özkaya dosyasını ele alacak 1. Başkanlık Divanı'nın da izleyen günlerde toplanmasının burada kararlaştırılması bekleniyor.
Muhakkik raporu çok önemli
Bu durumda başkanvekili Mater Kaban'ın başkanlığını yapacağı kurul, ilk toplantısında dosyayla ilgili muhakkik görevlendirecek. Bu kişinin, işlemleri hızlandırmak için dosyayı bugüne kadar inceleyen Kaban da olabileceği konuşuluyor. Özkaya hakkında soruşturma açılıp açılmayacağına, muhakkikin hazırlayacağı raporun değerlendirilmesi sonrasında karar verilecek.
Dava hiç kolay değil
Ancak 1. Başkanlar Kurulu'nun, hâkimlik onuruna yakışmayan tutum ve ilişkilere girenlerin cezalandırılma talebi seslendirilmekle birlikte, Yargıtay üyeleriyle ilgili rüşvet iddialarını içeren soruşturmanın kapatılmasına gerekçe yapılan, bu nedenle çok tartışılan 'dolaylı dinleme kanıt sayılamaz' kararını değiştirme yoluna gitme eğiliminde olmadığı da konuşuluyor.
Bu yüzden Özkaya'nın olası soruşturma sonunda, bu karar da gözetilerek hapis istemiyle yargılanması için sanık yapılma olasılığı çok yüksek görülmüyor.
Kanıt itiraflar
Bu olasılığı güçlendirecek şeyler ise, gizli telefon görüşme kayıtları dışında elde edilecek kanıtlar olacak. Bazı yargıçlar, Özkaya'nın skandalın patlamasından sonra yaptığı ve MİT'çi Kaşif Kozinoğlu ile Çakıcı dosyasını görüştüklerini kabul ettiği açıklamaların dahi tartışılan suça katıldığının açık kanıtı sayılabileceğine, dolayısıyla dosyanın kapatılmak yerine mutlaka Ceza Genel Kurulu'na sevkine karar verilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Bu da olmazsa Özkaya için ancak disiplin işlemi yapılabilecek. Soruşturma sonunda uygulanabilecek en ağır yaptırım ise 'görevden çekilmeye davet' olabilecek.
Eleştirilerden herkes nasibini alacak
Yaşanan tartışmalar nedeniyle üyeleri arasında görüş birliği bulunmayan Yargıtay kulislerinde, adli yılı açacak olan Mater Kaban ile hemen ardından çalışacak 1. Başkanlar Kurulu'nca eleştirilmesi beklenenler arasında şu kurum ve kişiler bulunuyor:
Yargıçlar: Adalete güvenin azalmasına yol açacak ilişkilerden kaçınmayarak mesleğin gerektirdiği hassasiyeti göstermedikleri gerekçesiyle.
Başsavcı Nuri Ok: Dosyaya adı karışan başkan Özkaya'nın adli yılı açmamasını isteyip istifasını ima ettiği, 'etik dışı davranıldığını' belirttiği açıklamalarıyla Yargıtay'ı yıprattığı, yetkisiz işlemler yaptığı iddiasıyla.
Savcılar: Dosyayı geç ve yanlış işleme koydukları, basın tarafından soruşturma tutanakları yayımlanırken, zamanında yasal gereklilik olan yayın yasağı koymayarak yargıya yönelik kampanyaya karşı sessiz kaldıkları, 'Neşter-2' soruşturmasında olduğu gibi yasadışı dinlemelerin sürmesine göz yumdukları gerekçesiyle.
Polis: Baştan beri izlendiği, cezası onaylandıktan sonra kaçacağı görüldüğü ve bilindiği halde, Çakıcı'nın kaçmasına engel olamadıkları -göz yumulduğu- tartışmalarda bu hususun gözden kaçırıldığı' savıyla.
Medya: Soruşturmanın sonucunu beklemeden, çoğu kez haber verme sınırlarını aşarak gizli olduğu halde dosyayla ilgili yargıyı etkileyecek ve kamuoyunda yargıyı küçük düşürme sonucu doğuracak ısrarlı yayınlar yapması nedenleriyle.
Hükümet-Siyasiler: Tartışmayı milletvekili dokunulmazlığını sürdürme gerekçesi yaptığı, eleştirdiği yasaları değiştirme gücü bulunduğu halde bunu yapmayıp yargıyı, gerçekte olmadığı halde dokunulmaz kurum gibi hedef gösterdiği, soruşturmaların dışında olması gerekirken aslında 'Neşter-2'deki gibi içinde olduğu, yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi için gerekli yasal değişiklikleri yapmadığı' gerekçeleriyle.