@ismailsaymaz

'Adliye koridoru dayağı'nın mağdurları iki ay sonra özgür kaldı

'Adliye koridoru dayağı'nın mağdurları iki ay sonra özgür kaldı
'Adliye koridoru dayağı'nın mağdurları iki ay sonra özgür kaldı
Adliye koridorunda polisten dayak yiyen ve ardından 'polise mukavemet' suçlamasıyla tutuklanan 3 kişi iki ay sonra çıkarıldıkları ilk mahkemede serbest bırakıldı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – Adana’da, annelerinin öldüğü trafik kazasının duruşması için geldikleri adliyede polisler tarafından tekme ve coplarla dövülen Rençber ailesinin iki ferdi ile yakınları ‘polise direnme’ suçlamasıyla tutuklanmış, haklarında dava açılmıştı. İki ay sonra çıkarıldıkları ilk mahkemede serbest bırakılan üç kişi ile tutuksuz yargılanan dördüncü sanık, kendilerini dövenin, duruşmada “mağdur ve şikayetçi” sıfatıyla hazır bulunan polis memuru Haydi Kuruoğlu olduğunu öne sürdü.   

Adana’da, geçen 4 Mayıs’ta Bey Mahallesi 16053 Sokak’ta aracıyla seyir halinde olan Ferhat Dal, direksiyon hakimiyetini kaybedip ahşap kulübeye çarptı. Kazada Sultan ve Remziye Rençber yaralanmıştı. Remziye Rençber bir süre tedavi gördükten sonra ölmüştü. Bunun üzerine Dal tutuklanmıştı. “Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan Dal hakkında Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. Davanın ilk duruşması için 6 Ağustos’a gün verilmişti. Adana Adliyesi’nin kamera kayıtlarına göre davanın görüleceği duruşma salonu önüne gelen polisler, Rençber Ailesi’nin koridoru boşaltmasını istemişti. Aile kalmak isteyince topluca dayak yemişti. Bunun üzerine Mustafa Rençber, oğlu Orhan ve oğlunun arkadaşı Ali Kartal “polise etkin direnme ve hakaret” suçlarından tutuklanmış, Ahmet Rençber ise tutuksuz yargılanmak üzere bırakılmıştı. Polisler hakkında işlem yapılmazken, dört kişi hakkında Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “polise direnme ve hakaret”ten dava açılmıştı.

Bu davanın ilk duruşması, 1 Ekim’de görüldü. Mustafa Rençber, o gün duruşma nedeniyle adliyeye geldiğini vurguladı ve mahkemede şikayetçi ve mağdur sıfatıyla hazır bulunan polis memuru Hayri Kuruoğlu’nun yanına gelip “Dışarı çıkın” dediğini, “Duruşmamız var” diye karşılık vermesi üzerine bu polis tarafından dövüldüğünü ileri sürdü. Rençber “Bana hiçbir şey söylemeden vurdu. Sonra diğer polislerle birlikte beni darp etti. Ben kimseye vurmadım, direnmedim. Sadece düşerken polislerden birine sarıldım” dedi. Oğlu Orhan Rençber ise koridordan çıkmak üzereyken polislerin, babasına copla vurduğunu ifade ederek, “Diğer polisler de vurunca biz polislere müdahale ettik. Kendimi kaybettim. Polislere vurmaya başladım. Dışarı çıktığımızda polisler babamı yere yatırmış dövüyordu. Onu görünce dışarıda bulduğum trafik dubası olan plastik nesneyi polislere fırlattım” dedi. Mustafa Rençber’in kardeşi Ahmet ise duruşma salonundayken gürültüler üzerine koridora çıktığını kaydederek, “Koridordan ‘Vurun, vurun’ sesleri geldi. Ağabeyim Mustafa’yı polislerin arasında gördüm, ayırmaya çalıştım. Polislerden biri arkadan demir sopa ile kafama vurdu. Yaralandım. Dışarıda da darp ettiler. Hayri isimli polis biz kelepçeliyken, bizi darp etti” dedi. Ali Kartal da “Bize vuran, şu an huzurda bulunan Hayri isimli polistir. Korktuğum için yerdeki paspası elime aldım. Bir süre elimde tuttum, sağa sola salladım. Ancak kimseye vurmadım. Sonra dışarıya kaçtım. Dışarıda polisler beni yakalayıp memurların bulunduğu odaya götürdüler, orada da dövdüler” diye konuştu.

İKİ AY SONRA TAHLİYE

Dört sanık tarafından suçlanan polis Hayri Kuruoğlu ise gürültü yapmaları nedeniyle Rençber Ailesi’ni koridordan çıkarmak istediklerini, bu sırada gençlerden birinin panoya tekme attığını, polislerden birinin gence müdahale etmesi üzerine Orhan Rençber’in uçan tekme attığını söyledi. Mustafa Rençber’in, elindeki copu almaya çalıştığını ileri süren Kuruoğlu, boğuştuklarını ve 6-7 kişinin üzerine çullandığını, kendisini korumak için copla vurduğunu iddia etti. Mahkeme, sanıkların tahliyesine hükmederken, sonraki duruşmayı 25 Ocak 2016’ya bıraktı.