Adliyeye giren çıkamıyor

Ağır ceza mahkemesinde bir dava ortalama 354, asliye cezada 399 gün sürüyor. İcra davaları 136 günde bitiyor. Çocuk mahkemesinde süre 433 gün.
Haber: DEMET BİLGE / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye'de yargının sonu gelmez altyapı sorunları yargılama süresinin giderek uzamasına neden oluyor. İstatistiklere göre bugün ağır ceza mahkemesinde başlayan bir davanın sonuçlanması için 354, alacak davasının sonuçlanması içinse 136 gün gerekiyor. Çocuk mahkemelerindeki yargılama süresi ise 433 gün. Hukukçular, personel eksikliği, hazırlık soruşturmalarının gerektiği gibi yapılmaması nedeniyle yargılamaların uzadığına dikkat çekerek, "Geciken adalet adalet değildir" sözünü yineliyor.
'Makul süre' hakkı
Türk hukuk sisteminin en şikâyet edilen konularından biri olan 'yargının yavaş işlemesi' Adalet Bakanlığı istatistiklerine de yansıdı. Veriler, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) altıncı maddesinde düzenlenen 'makul sürede yargılanma hakkının' ihlal edildiğini gözler önüne sererken, tutukluluk süresinin uzun sürmesi ise Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) oldukça zor duruma düşürüyor.
Ortalama 241 gün
Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Müdürlüğü'nün verilerine göre, 1996 yılında devlet güvenlik mahkemelerinde (DGM) bir dava ortalama 127 gün sürerken, 2003 yılında bu süre 362'ye çıktı.
İstatistikler ağır ceza mahkemelerindeki yargılamaların 1986 yılından beri uzun sürdüğünü gösteriyor. Ağır ceza mahkemelerindeki bir dava 1986 yılında ortalama 332 gün sürerken, 2003 yılında süre 354 olarak belirlendi.
İcra dairelerindeki alacak davalarının ortalama süresi 1986'dan beri arttı. 1986'da 93 gün süren icra davaları, 2003'te 136 güne çıktı. Yargılamanın en uzun sürdüğü mahkemeler çocuk mahkemeleri. Kurulduğu 1989'da bu mahkemelerde bir dava ortalama 104 gün sürerken, geçen yıl bu süre 433 güne çıktı. Asliye ceza mahkemesinde ise davanın açılmasıyla karara bağlanması arasında tam 399 gün geçiyor. İstatistiklere göre, ortalama olarak Türkiye'de bir dava 241 gün sürüyor.
Altyapı yok
Adalet Bakanlığı'nın bu verileri Türkiye'de yargılama sürelerinin uzunluğunu gösterirken, hukukçular bunun en önemli nedeni olarak altyapı eksiklerini gösteriyor. Nüfus ya da sabıka kaydı gelemediği, mağdur ya da sanıklara tebliğnameler gönderilmediği, bilirkişilere giden dosyalar zamanında dönmediği için duruşmalar genellikle dosya üzerinden görülüyor ve erteleniyor.
Mahkemelerdeki uzun yargılamanın bir başka nedeni olarak hazırlık soruşturmasının eksik yapılması gösteriliyor. Avrupa ve ABD'de davalar deliller toplandıktan sonra açılıp, art arta yapılan duruşmalarla bitirilirken, Türkiye'de soruşturma yargılama aşamasında da devam ediyor.
AİHS'de düzenlendi
Ceza hukukçusu Prof. Dr. Erdener Yurtcan, 'makul sürede yargılanmanın' Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) altıncı maddesinde düzenlendiğini belirterek, "İnsan ilelebet sanık sandalyesinde mi oturacak? Bunun belirli bir sürede bitirilmesi gerekiyor" diye konuştu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Prof. Dr. Süheyl Donay da bu konuda şunları söyledi:
İşte nedenleri
"Yeteri sayıda hâkim yok, kalem teşkilatı düzgün çalışamıyor, tebligat yapılacak pul parası bile zor bulunuyor. Davalar bitmeden yenileri açılıyor. Duruşma araları uzun süre alıyor. Kimi zaman da avukatların davayı zamanaşımına sokmak için uzatma girişimleri olabiliyor. Ayrıca bilirkişiye giden dosyalar geç dönüyor. Bazı Avrupa ülkelerinde yargılama çok hızlı. Çünkü çok iyi bir hazırlık soruşturması yapıyorlar."
Vahim örnekler de var
Uygulamada bazı vahim örnekler de var. Türk hukuk tarihinin en uzun davalarından biri 23 yıldır süren Dev-Yol davası. Dava nedeniyle Türkiye AİHM'de 'adil yargılama hakkını ihlal ettiği' gerekçesiyle 572 bin 900 euro tazminat ödemeye mahkûm oldu.
1978'de Beyazıt'ta meydana gelen ve '16 Mart katliamı' olarak bilinen saldırı davası da 26 yıldır sürüyor. Tanığı ve sanığı olmayan dava dosya üzerinden görülüyor.
Sorun: Eksik soruşturma
Ceza hukukçusu Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer'le Prof. Dr. Feridun Yenisey'in 'Ceza Adalet Sisteminin Etkinliği' adlı araştırma kitabında, Türk yargı sisteminin en önemli sorununun 'gecikme' olduğu yazıyor.
Kitaba göre, davaların uzun olmasının en önemli nedenlerinden biri, iyi bir hazırlık soruşturması yapılmaması. Dosya eksik soruşturmayla mahkemeye geliyor. Ağır iş yükü olan mahkeme, dosyayı yeterince inceleyemiyor. Duruşmalar genellikle, eksik evrak nedeniyle erteleniyor. Türkiye'de uzman mahkemeler olmadığı için her dava bilirkişiye gidiyor ve dosyanın geri dönmesi bir yılı buluyor. Suçun işlendiği tarihten sonra, yaklaşık 75 günde kamu davası açılıyor, 76 gün sonra ilk duruşma görülüyor. Yargılama ve delil toplama uzun sürdüğü için tutukluluk süresi de uzuyor.