Af Örgütü'nden ağır iddia

Uluslararası Af Örgütü (UAÖ) tarafından Başbakan Tayyip Erdoğan'a sunulan '2004 Türkiye Raporu'nda kamu görevlilerinin kadın kaçakçılığı yaptıkları ya da bunu yapanları korudukları ileri sürüldü.
Haber: ERGUN AKSOY / Arşivi

ANKARA - Uluslararası Af Örgütü (UAÖ) tarafından Başbakan Tayyip Erdoğan'a sunulan '2004 Türkiye Raporu'nda kamu görevlilerinin kadın kaçakçılığı yaptıkları ya da bunu yapanları korudukları ileri sürüldü. Raporda Türkiye'deki insan hakları ihlallerinin sürdüğüne de dikkat çekildi.
UAÖ, 2003'te Türkiye'de benzeri görülmemiş bir reform sürecine tanıklık ettiklerini belirttiği raporda, şunları dile getirdi:
Dışarıdan dayatma: Türkiye' de insan haklarının korunmasını sağlamak için gerçek ve somut bir ilerleme, devlet organları ve toplumun tüm kesimlerince
reformların özümsenmesiyle mümkün. Dışarıdan, dayatılan kriterleri yerine getirmenin çok daha ötesinde bir çalışma gerekiyor. Reformlar cesaret verici olmuştur. Ama gerçek değişim reformların tam anlamıyla ve sürekli bir biçimde uygulanmasıyla ortaya çıkacaktır.
Kadın kaçakçılığı: UAÖ, Türkiye'de kadın kaçakçılığı yapılmasından da kaygı duymaktadır. Bu konudaki raporlardan, kamu görevlilerinin kadın kaçakçılığıyla ya doğrudan ilgili oldukları ya da kaçakçılığı yapanları koruyarak destek oldukları anlaşılmaktadır.
Milli çıkarlar: Türkiye'de insan hakları ihlalleri sürüyor. Sıklıkla Türkiye'de yetkililer tarafından insan haklarının karşısına milli güvenlik konusu çıkarılmakta ve vurgulanmakta. Milli çıkarların savunulması için yapıldığı iddia edilen hareketler, Türkiye Cumhuriyeti yetkesi altında yaşayan insanların haklarının görmezden gelinmesine yol açmıştır.
Eğitim: Kolluk gücü mensupları eğitilmeli. Yasaları yürürlüğe sokmak için yalnız genelge ve yönetmelik yayımlamak yeterli değil. Kolluk güçlerinin eğitilmesinin yanında, işkence ve kötü muameleye karşı insanları harekete geçirmek için kamuoyunu bilgilendirme kampanyası yürütülmeli ve halk gözaltındaki temel haklarından haberdar edilmeli.
Yeterli kanıt: Genellikle kolluk gücü mensuplarınca işlendiği iddia edilen suçların soruşturması savcılarca 'yeterli kanıt olmadığı' gerekçesiyle kapatılmakta. Ve bu tür olaylarda kanıt toplama ve ilgili tanıkların dinlenmesi işlemleri zamanında yapılmamakta.
İşkence soruşturması: İşkence ve kötü muameleden dolayı soruşturma altında olan, suçlanan ya da hakkında dava açılan kolluk gücü mensupları aktif görevlerini sürdürmekte. Oysa soruşturma sonuçlanıncaya kadar bu görevliler aktif görevden alınmalı.
Namus cinayetleri: Bu tür cinayetler titizlikle soruşturulmalı ve gereken ceza verilmelidir.