Afrika'nın gerisinde

Türkiye, eğitime ayrılan pay açısından Etiyopya'nın bile gerisinde. Türkiye eğitime yılda kişi başına 76 dolar, Japonya ise 950 dolar harcıyor.
Haber: AYŞEGÜL DİKENLİ / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye, 2001-2002 eğitim-öğretim yılına da eğitim sorularını çözemeden giriyor. Okuryazarlık oranı, bütçeden eğitime ayrılan pay, kişi başına düşen eğitim harcamas ve eğitim çalışanlarına verilen ücret bakımından üçüncü dünya ülkeleri arasında yer alan Türkiye'de, bu yıl da sorunlar devam ediyor.
Gayrisafi milli hasıladan (GSMH)
eğitime ayrılan payın sadece yüzde 2.2 olduğu Türkiye, Etiyopya, Kenya, Fas, Kongo Cumhuriyeti gibi Afrika ülkelerinin bile gerisinde kaldı.
Rakamlar, Türkiye'nin kişi başına düşen yıllık eğitim harcamasında da gelişmiş ülkelerin çok gerisinde kaldığını ortaya çıkardı. Japonya'da eğitime kişi başına 950 dolar, Almanya'da 810 dolar, Yunanistan'da ise 234 dolar ayrılırken Türkiye'de bu rakam yalnızca 76 dolar.
Türkiye, öğretmenlere ödenen ücretler bakımında da dünya standartlarının çok çok gerisinde. Türkiye'de bir öğretmen yılda ortalama 5 bin dolar kazanırken, Japonya, ABD gibi gelişmiş ülkelerde ise bu meslek grubundakiler 30 bin ile 50 bin dolar arasında gelire sahip.
Beş sınıf bir arada
1997-1998 döneminde başlayan sekiz yıllık zorunlu ilköğretim, sorunların ortadan kalkmasını sağlayamadı. Sekiz yıllık zorunlu ilköğretimin kısa plan hedefleri
arasında, bilgisayar laboratuvarlı okullar, 30 kişilik sınıflar, 190 bin öğretmen alımı ve 140 bin derslik yapımı bulunuyordu. Ancak dört yıl sonra gelinen nokta ise bu hedeflerin çok gerisinde kalındığını gösteriyor. Dört yılda 106 bin öğretmen alındı, 86 bin derslik yapıldı. 64 bin okulun bulunduğu Türkiye'de bilgisayarlı okul sayısı ise 2 binde kaldı. Kesintisiz eğitimin en önemli hedeflerinden biri 2000 yılına dek ikili öğretime son verilmesi ve sınıf mevcutlarının 30'a indirilmesiydi. Ancak 2001 yılının sonunda Hakkâri'de bir dersliğe 69, Van'da 60, Diyarbakır ve Gaziantep'te 62, Şanlıurfa'da 67, İstanbul'da 64 öğrenci düşüyor. Sekiz yıllık eğitimin bir diğer hedefi ise tam gün eğitime geçilmesiydi. Hedef yine yakalanamadı; halen 20 bin okulda ikili öğretim yapılırken, yaklaşık 17 bin okulda 400 bin öğrenci birleştirilmiş sınıflarda 1, 2, 3, 4 ve 5'inci sınıflar bir arada eğitim görmeye devam ediyor.
'Köklü değişim gerekiyor'
Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, Türkiye'yi bir bütün olarak derinden etkileyen ekonomik krizin, eğitimde diğer
alanlara oranla daha çarpıcı sonuçlara neden olduğunu söyledi. Geçen ay Tayland'da düzenlenen 'Eğitim Enternasyonali Kongresi'nde tüm dünyada yaşanan eğitim sorunlarının tartışıldığını ifade eden Dinçer, Türkiye'nin eğitim alanında üçüncü dünya ülkeleri arasında yer aldığını ifade etti.
Alaaddin Dinçer, "Eğitimin mevcut durumu, yıllar itibarıyla biriken ve bir türlü de çözüme kavuşturulamayan sorunlar, ülkenin yönelimlerini olumsuz bir noktaya taşımakta ve geleceğimizi belirsizleştirmektedir" diye konuştu. Eğitim alanında 'hamasi' konuşmaların ötesinde, sistemin ihtiyaç duyduğu köklü değişikliklere gidilmediğini söyleyen Eğitim-Sen Genel Başkanı Dinçer, "Sorunlar ve sıkıntılar yumağı içinde yeni döneme hazırlanana eğitim emekçilerine, velilere ve öğrencilere sabır dilemek gerekiyor" diye konuştu.
Eğitime ayrılan pay

BurundiYüzde 4
Kongo CumhuriyetiYüzde 4
MısırYüzde 4.8
EtiyopyaYüzde 4
KenyaYüzde 6.5
FasYüzde 5.3
Güney AfrikaYüzde 8
TunusYüzde 6.7
HindistanYüzde 3.3
KırgızistanYüzde 5.3
TürkiyeYüzde 2.2

Okuma bilmeyenler
ÜlkeErkekKız
Cezayir24.547.3
Kongo1530
Mısır3559
Kenya13.127.9
Endenozya9.420.4
Bulgaristan1.22.6
Yunanistan1.74.6
Romanya1.13.3
Türkiye7.525.9

İlkokul üçü bitiren 'mezun' oluyor
  • Türkiye'de 64 bin okul, 650 bin eğitim çalışanı var.
  • Eğitim yılı ortalaması 3.6.
  • Okul öncesi eğitimde okullaşma yüzde 9, ilköğretimde yüzde 89, ortaöğretimde yüzde 55, yükseköğretimde yüzde 22.
  • 2001 yılında 500 okul kapalıydı.
  • Ülkedeki her 100 çocuktan 21'i okuma yazma bilmiyor.
  • Yıl 2001, ama hâlâ kız çocuklarının yüzde 30'u okula gitmiyor.
  • Sınıflar 30 kişilik olduğunda 186 bin öğretmen gerekiyor. Halen 50 bin öğretmene ihtiyaç var.
  • Her 100 çocuktan 30'u çalışıyor. Bu çocukların başlıca iş alanları ise tarım, küçük sanayi ve sokak...
  • Çalışan çocukların yüzde 78'i okula devam etmiyor.
  • İlköğretim çağı nüfusunun yüzde 11'i ilköğretim hakkından yararlanamıyor.
  • İlkokullarda yapılan bir araştırmaya göre öğrencilerin yüzde 47'si öğretmen şiddetine maruz kalıyor.