Afta düğüm çözülüyor

'Kader mahkûmları için' tasarlanan ancak bundan uzaklaşarak katillere af getirirken, bir hafta cezası olan suçları...

ANKARA - 'Kader mahkûmları için' tasarlanan ancak bundan uzaklaşarak katillere af getirirken, bir hafta cezası olan suçları dahi kapsam dışı bıraktığı için tepkilere yol açan Şartla Tahliye Yasası'yla ilgili iptal davalarında düğüm çözülüyor. Anayasa Mahkemesi'nin bugün görüşmeye başlayacağı davalarda, yerel mahkemelerin işkencecilerden
rüşvetçilere, hortumculardan tecavüzcülere, kaçakçılardan dolandırıcılara kadar her kesimden suçlular için af istemleri bulunuyor. Ancak siyasi suçlar için bir başvuru ulaşmadı.
'İşimiz çok zor'
Yargı çevreleri, Cumhurbaşkanı Sezer'in vetosuna rağmen Aralık 2000'de çıkarılan 4616 sayılı Şartla Tahliye ve Davaların Ertelenmesine Dair Yasa için 'çok kötü yasa' değerlendirmesi yapıyor. Üç raportörce hazırlanan yaklaşık 200 sayfalık temel raporu okumakla işe başlayan mahkeme heyeti, bugün iptal davalarının nasıl sonuçlandırılacağı konusunda yöntem tartışması yapacak. Tartışmada yasanın 1991'dekine benzer şartla tahliye yasası mı yoksa bir af yasası olarak mı görülmesi gerektiği belirlenecek, ardından iptal istemleri sonuçlandırılacak. Mahkemenin davada çok zorlanması, bir üyenin "Bu kadar kötü bir yasa yapılması talihsizlik. Yasa hiçbir hukuk tekniğine tam uymuyor, bu bir cenaze, şimdi bunu kaldırmaya çalışıyoruz, işimiz zor" sözleriyle de doğrulanıyor.
Hortumculara iyi haber
Yasanın teknik olarak af yasası gibi kabulü halinde ise iptallerin çok daha sınırlı kalmasının gündeme geleceği konuşuluyor. Çünkü bu tür davalarda eşitliği tartışan mahkeme, Meclis'in afta takdir yetkisi olduğunu da önceki kararlarında kabul etmişti.
Öte yandan raporda iki önemli ayrıntı yer aldı. Raportörlerin yasanın yalnızca 23 Nisan 1999'dan önceki suçları kapsamasına itiraz etmediği kaydedildi. Mahkeme, af yasalarında yürürlük tarihine 'Meclis'in takdiri' diye karışmıyor.
İkinci ayrıntı ise kamu kaynaklarını kendisine veya başkalarına peşkeş çeken bürokrat ve siyasilerin af kapsamına alınabileceği sinyalini içeriyor. Mahkemenin ilk görüşeceği davalar arasında TCK' nın 240. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçu bulunuyor. Bu suçun yasa kapsamı dışında tutulmasına, iki noktada itiraz edildiği belirlendi. Daha ağır suçlara cezada indirim varken, üç yıla kadar ceza öngörülen bu maddenin kapsam dışı bırakılması eşitliğe uygun görülmedi.
İkinci olarak da Askeri Ceza Kanunu'nda görevi kötüye kullanmayı içeren maddenin yasa kapsamında olması gösterildi. Bu yüzden 240. madde, af kapsamına alınabilecek suçlar arasında sayılıyor.
Tecavüz, çete...
Mahkemenin, öncelikle ele alacağı davalar arasında tecavüz de bulunuyor. Mahkeme 1991'de bu suçu da yasa kapsamına almıştı. Mahkemede sayıları 300'e yaklaşan davalarda şu suçlara da af isteniyor: İşkence, zimmet, rüşvet, tehdit, orman suçları, vergi suçları, kaçakçılık, çete kurmak, sahtecilik, dolandırıcılık.