Ah bir memur olabilsem!

Devlet memuru olmak isteyen 1 milyon 731 bin 737 kişi, bugün ve yarın Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda şansını deneyecek. Tercihler 1 Eylül'de...
Haber: TARIK IŞIK / Arşivi

ANKARA - Ücretlerinin düşük olmasına karşın 'devlet garantisi' nedeniyle cazibesini hiçbir zaman kaybetmeyen devlet memurluğu için bu yıl 1 milyon 731 bin 737 kişi yarışacak. Memur adayları bugün ve yarın sınavlara girecek, ardından tercihlerine göre 'yerleştirilmeyi' bekleyecek. Ancak önceki yıllarda yapılan uygulamalar, sınavı kazanan adayların bile yerleştirilme şanslarının pek fazla olmadığı gerçeğini ortaya koyuyor.
Kazanmakla bitmiyor
Kamuda istihdam edilecek adayları belirlemek için en son 15-16 Kasım 2003'te gerçekleştirilen Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS), henüz bu sınavı kazananların işe yerleştirilmeleri tamamlanmadan, yeni mezunlara da fırsat tanımak gerekçesiyle bu yıl yenileniyor.
1999 yılında yapılan devlet memurları sınavlarında (DMS) 70 ve daha fazla puan alanlar sınavı 'kazanmış' sayıldı. Bu sınavlarda kazanan aday sayısı 392 bin 539.
Ancak bugüne kadar DMS ve KPSS sonuçlarına göre yerleştirilen aday sayısı yalnızca 89 bin 22'de kaldı. Bir başka deyişle sınavı kazananların yaklaşık yüzde 23'ü bir devlet kurumuna yerleştirildi.
Yerleştirilme stresi
Dört oturumda düzenlenecek sınav 81 il ve 63 ilçe merkeziyle Lefkoşa'da yapılacak. Geçen yılki sınavlar sadece lisans düzeyinde yapılırken, bu yılki sınav ortaöğretim (lise ve dengi), önlisans (iki yıllık meslek yüksekokulları) ve lisans (dört ve daha fazla yıllık yükseköğretim) düzeyinde olacak.
Tüm adayların bugün sabah oturumuna, öğretmen adaylarının da yine bugün ek olarak öğleden sonra oturumuna girmeleri gerekiyor. Sınavın yarınki oturumlarına ise lisans düzeyindeki adaylar girecek.
Sınav sonucunda A grubu kadrolar için 120 türde, B grubu kadrolar için iki türde puan hesaplanacak. Bir kamu kurumunun herhangi bir kadrosunu tercihleri arasında gösterenler, bu kadronun koşulunda belirlenen puan türü göz önünde tutularak en yüksek puandan başlamak üzere yerleştirilecek.
Sınava giren adaylar tercih formlarını, 1-10 Eylül 2004 tarihleri arasında ÖSYM sınav merkezi yöneticiliklerinden alarak doldurup yine aynı yere teslim edecek. Sınav sonuçları iki yıl geçerli.



Üniversite mezunları da çaresiz
Kerem Mumcu (Hacettepe Üniversitesi biyoloji mezunu): KPSS'den şöyle bir umudum var: Olur ya devlet kurumları çalıştırdıkları yetersiz elemanlarla yapmayı hedeflediği işlerde sonuç alamayınca, bir gün yetenekli ve becerikli bir elemana ihtiyaç duyarsa, ben işe girerim diye düşünüyorum.
Ama KPSS'ye rağmen yine torpil yapılacak. Bu nedenle sınavı kazansam bile giremeyeceğimi biliyorum. Devlette deneyim edinmek ve bürokrasiyi tanımak için çalışmak istiyorum. Geleceğim için masanın iki tarafında da olmayı planlıyorum.
Metin Eser (Hacettepe Üniversitesi felsefe mezunu): Benim için bu sınav zorunlu bir umut. Başka seçeneğim yok. Ancak doğrusu çok fazla umudum olduğunu da söyleyemem. Kazansanız da uzun süre beklemeniz gerekiyor. Beklemediğiniz şeylerle karşılaşma ihtimali olabiliyor. Felsefe bölümü mezunu olduğum için rehber öğretmen olma umuduyla giriyorum sınava.
Dilek Kolaylı (Ankara Üniversitesi sosyoloji mezunu): Sınavı kazanma umudum binde bir, ama yine de şansımı denemek istiyorum. Çok fazla insanın başvurması tabii en büyük dezavantaj. Kazanırsam öğretmen olmak istiyorum.
Ücretler düşük, ancak özellikle emeklilik devlet kurumlarını daha cazip hale getiriyor.
Koray Çelik (Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi 4. sınıf öğrencisi): Özel sektörün belirsiz politikaları yüzünden devlet daha sağlam geliyor. Bir umut giriyorum ama kazanamayacağımdan eminim.
Ya da kazansam da atamam olmayacak. Bu sınav devletin umut tacirliği sınavı. Sosyal açıdan devlete bağlı olmak güzel. Ancak sınava çok kişi giriyor, atanan sayısı ise az olacak.
Gökçe İstanbul (Çanakkale 18 Mart Üniversitesi arkeoloji bölümü mezunu): Ben bölümüm gereği ya üniversitede akademik kariyer yapabilirim ya da müzelerde çalışabilirim. Arkeolojiyle ilgili özel sektörde yapabileceğim bir şey yok.
Devlet müzelerinde çalışarak en azından çok severek okuduğum mesleğimi yapmak istiyorum. Bir de her şeye rağmen devletin az da olsa maaş garantisi ve sigortası var. Bu cazip.
Yusuf Demir (İÜ antropoloji bölümü mezunu): Devlette, tam olarak mesleğimi karşılamasa da yakın alanlarda çalışabilirim. Adalet Bakanlığı'nda sosyal çalışmacı olarak mesela. Özel sektörde alanıma uygun bir iş yok ve her an ortada kalabilirsiniz. Sınavdan umutluyum.