Ahmet Hakan'dan Diyanet İşleri Başkanı'na 'Bakara/makara' sorusu

Ahmet Hakan'dan Diyanet İşleri Başkanı'na 'Bakara/makara' sorusu
Ahmet Hakan'dan Diyanet İşleri Başkanı'na 'Bakara/makara' sorusu
Ahmet Hakan bugün Hürriyet'teki köşesinde Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'e: 'Bakara/makara' denilmesi, sizde en küçük bir üzüntüye yol açmadı mı Sayın Diyanet İşleri Başkanı?' diye sordu.

Ahmet Hakan bugün Hürriyet ’teki köşesinde Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’e: ‘Bakara/makara’ denilmesi, sizde en küçük bir üzüntüye yol açmadı mı Sayın Diyanet İşleri Başkanı?’ diye sordu.

Ahmet Hakan bugün Hürriyet’teki köşesinde Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in ‘Bugün büyük büyük, koca koca insanlar din ve Diyanet üzerinden bir tartışma yürütüyorlar. Keşke ilkokul seviyesinde bir din bilgisine sahip olsalar yanmayacağım.’ açıklamasına dair bir yazı kaleme aldı. ‘Kuran-ı Kerim, seçim meydanlarında başka partileri dışlamanın bir unsuru gibi dalgalandırılıyor’ diyen Hakan, Diyanet İşleri Görmez’e: ‘Bakara/makara’ denilmesi, sizde en küçük bir üzüntüye yol açmadı mı Sayın Diyanet İşleri Başkanı?’ diye sordu.

Ahmet Hakan'ın yazısından 'Diyanet'e soruyorum' isimli o bölüm.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez o makam aracını iade ediyor


DİYANET’E SORUYORUM


Diyanet İşleri Başkanı şöyle bir açıklama yaptı geçen gün:

-Bugün büyük büyük, koca koca insanlar din ve Diyanet üzerinden bir tartışma

yürütüyorlar.

-Keşke ilkokul seviyesinde bir din bilgisine sahip olsalar yanmayacağım.

-Daha dua ile hutbenin, hatim ile hutbenin farkını bilmeyenler, daha hutbe ile

namazın, namazla duanın farkını bilmeyen insanlar, hem de bu medeniyetin

çocukları, bütün tartışmalarını din ve Diyanet üzerinden yürütebiliyorlar.

-Ne kadar üzücü...


Erdoğan Siirt'te: Ben Kuran'la büyüdüm


Noktasına, virgülüne kadar katılıyorum bu söylenenlere.

Gerçekten de İslam'ı bir bilgi objesi olarak bilmeyen, bilmek istemeyenler var

memlekette.


Ve bu çok üzücü bir durum...


*

Fakat daha üzücü olan

bir şey daha var.

Gözümüzün önünde sahneleniyor:

-Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim, seçim meydanlarında başka partileri dışlamanın bir

unsuru gibi dalgalandırılıyor.

-Birleştirici tutkalımız olması gereken dinimiz ve diyanetimiz, meydanlarda

ayrıştırıcılığın malzemesi haline getiriliyor.

- Siyasi parti başkanlarına "Senin Kuran'la ilgini biliyoruz" falan türü imalı laflar

sokuşturularak mezhep ayrımcılığı yapılıyor.

-Kuran üzerinden, Kâbe üzerinden, Diyanet üzerinden, din üzerinden siyasi yarışta

öne geçme çabaları var.

Diyanet İşleri Başkanı'ndan Demirtaş'a yanıt: Hutbe ile namazın farkını bilmez!
 

*

"İslam konusundaki bilgisizlik" karşısında üzüntü duyan Diyanet İşleri Başkanımıza

sesleniyorum:

-Acaba bu konularda da bir üzüntü duyuyor musunuz?

-İslam konusundaki bilgisizlikten çok daha tehlikeli olan bu ayrıştırıcı yaklaşıma

karşı da bir üzüntü beyanında bulunmayı düşünür müsünüz?

-"Böyle olmamalı" der misiniz, diyebilir misiniz?

*

Pardon!

Bir sorum daha var:

"Bakara/makara" denilmesi, sizde en küçük bir üzüntüye yol açmadı mı Sayın Diyanet

İşleri Başkanı?

Açtıysa... Neden bir üzüntü beyanı duyamadık sizden?