AIDS'li anne-kız dosyasını açtıkça yeni dram çıkıyor

İkisi de HIV virüsü taşıyan anne-kız, Türkiye'nin gündemine bir ihbarla düştü. İhbar, İzmir'de bugüne kadar üç okul değiştiren 11 yaşındaki S.Ş ile fuhuş yaptığı belirtilen annesi P.Ş.'nin HIV taşıyıcısı olduğu yönündeydi.

İZMİR - İkisi de HIV virüsü taşıyan anne-kız, Türkiye'nin gündemine bir ihbarla düştü. İhbar, İzmir'de bugüne kadar üç okul değiştiren 11 yaşındaki S.Ş ile fuhuş yaptığı belirtilen annesi P.Ş.'nin HIV taşıyıcısı olduğu yönündeydi. Bilgi doğruydu. Baba AIDS nedeniyle ölmüş, HIV virüsü taşıyan anneden de, henüz hamileliği sırasında kızına bulaşmıştı. P.Ş. de kızının okulda dışlanmaması için bunu gizlemişti. İhbarın bir yönü de fuhuştu. 'Annesinin etini sattığını, kendisini de yanında götürdüğünü, erkeklerin onun da sağını solunu ellediğini' anlatan S.Ş., devlet korumasına alındı, Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne yerleştirildi. P.Ş.'nin de bir kadın sığınma evine yerleştirilmesi işlemleri başlatıldı. Anne P.Ş., kendisini kızının Buca'daki okuluna ihbar etmekle suçladığı G.K.'ya kızgındı. Bütün bunları Radikal'i iki gündür okuyanlar zaten biliyor.
Babasından hamile kalmış
Anne P.Ş. ve G.K.'nin dün yaptığı açıklamalarsa olayın başka bir yüzünü daha ortaya çıkardı. Bu yüz, insanlık ayıbı listesiydi; şiddet, tecavüz, ensest... Anne P.Ş.'nin anlattığına göre ailesi altı aylıkken boşanmıştı. Babası onu Konya'da yaşayan ailesinden almış Almanya'ya götürmüştü. Alkolik babası onu devamlı dövüyordu. Almanya'ya çalışmak için gelen amcasının oğlu sekiz yaşındayken tecavüz etti. Tecavüzler iki yıl sürdü. 12 yaşına kadar bunu sakladı. Babasına söylediğindeyse yalancılıkla suçlandı. 13 yaşında babası tecavüz etti bu kez. Hamile kaldı. Babası çocuğu doğurması için baskı yaptı, dövdü. Çocuktan bir şekilde kurtuldu. Her şeye bir diploma için katlandı. Meslek lisesinde okudu, diş hekimi asistanı oldu. 1991 yılında Türkiye'ye kaçtı.
1995'te Alanya'da eşinden ayrı yaşayan iki çocuk babası İ.Y.'ye âşık oldu. Hamile kaldı. 1996'de kızını doğurduktan sonra beraber Kuşadası'na gittiler. İ.Y. daha boşanmamıştı, kızını kendi nüfusuna kaydettirdi. 2001'de İ.Y. boşanınca evlendiler. Mutlulukları uzun sürmedi. Önce eşi AİDS'ten öldü, ardından hem kızında hem kendinde virüs çıktı. Anne P.Ş. bütün yaşadıkları içinde en ağır darbenin kızının elinden alınması olduğunu söylüyor: "Devlet 18 yaşına kadar kızıma el koyuyorsa, göremeyeceksem, yaşamanın ne anlamı var? O 18 olana kadar daha yedi yıl var. Yedi yıl daha yaşama şansım olmadığını düşünüyorum."
P.Ş., 'Çok sayıda erkek tanıdığı, fuhuşu bırakmak istediği ancak o zaman da kızıyla aç kalacaklarını' yazdığı öğrenilen günlüğün yanlış anlaşıldığını belirtiyor: "Günlük, kızımı bakması için emanet ettiğim, beni ihbar eden arkadaşım G.K.'daydı. Bu kadın ne yapmak istiyor anlamadım. Günlüğümde arkadaşlarımın isimleri var. Bazılarıyla birlikte de oldum. Ama bu fuhuş değil. Hepsi de HIV taşıyıcısı olduğumu biliyordu. Kızımın başı üzerine yemin ederim."
G.K. hem suçladı hem savundu
P.Ş.'nin, intikam için kendisini ihbar etmekle suçladığı ve "Üç buçuk yıl ilişkide olduğum O.E.'yle birlikte olduğu için HIV taşıyor" dediği G.K., virüs taşıdığı iddialarını reddediyor. İki aylık hamile G.K. şunları söylüyor: "Eşim, P.Ş.'nin HIV'li olduğunu sonradan öğrendi, iki test yaptırdı, temiz çıktı. Ama yeniden yaptıracağız. Kavgalarımıza rağmen P.Ş. bana güvenip kızını bıraktı. Bayramdan sonra onu okula götürdüm. Öğretmeni devamsızlığından yakındı. Annesinin alkolik olduğunu ama onunla ilgileneceğimi söyledim. Ama çocuğa sormuşlar, anlatmış. Doğrulamak zorunda kaldım. İhbar veya intikam yok. P.Ş.,intikam almak için erkeklerle yatıyor. Çok kamyoncu arkadaşı var. Bazı ilişkilerini aynı yatakta kızı uyurken yapıyor. Kızı anlattı. Onun tercihi kadınlardı. Yine de P.Ş. vicdanlı bir annedir. Adamlardan biri kızını soyup öpmeye kalkmış, çok kızmış. Geçmişi de korkunç. Hep onu suçlamak da haksızlık." (Radikal, dha)