AİHM İskenderun davasında zamanaşımını affetmedi

STRASBOURG / İSTANBUL - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 10 yıl önce karakolda coplu tecavüze uğradığı öne sürülen Nazmiye Ceren Salmanoğlu ve Fatma Deniz Polattaş’ın Türkiye aleyhine açtığı davada, insan hakları ihlalinde bulunulduğu görüşüne vardı. Bu davada, dört polis zamanaşımı sayesinde cezadan kurtulmuştu.
Nazime Ceren Salmanoğlu ve Fatma Deniz Polattaş’ın başvurularını değerlendiren AİHM, Türkiye’yi 25 bin avro maddi tazminata mahkûm etti.
O tarihte 19 yaşında olan Polattaş ile 16 yaşındaki Salmanoğlu, 8 Mart 1999’da PKK lehine gösteri yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınmıştı. İki kadın, çıkarıldıkları Adana DGM’de, sorgulandıkları İskenderun Yenişehir Emniyet Müdürlüğü’nde coplu tecavüze ve işkenceye uğradıklarını ileri sürdü. Savcı “İşkence yoktur” dese de Hatay Ağır Ceza Mahkemesi’nin itirazıyla biri kadın dört polise, ‘işkence yapmaktan’ dava açıldı. Bu arada, tutuklu yargılanan iki kadın toplam 30 yıl hapse çarptırıldı.
Polislerin yargılaması sürüyordu. Adli Tıp Kurumu’nun 4. İhtisas Dairesi ve İÜ Çapa Tıp Fakültesi işkence raporu verse de, mahkeme bunu yerinde görmedi ve Adli Tıp Genel Kurulu’ndan da rapor istedi. Kuru, Polattaş’ın bekaret ve cinsel kontrolünü reddetmesini, “Travmatik bulguların tespitinin önüne geçilmesi” diye değerlendirip işkence ve tecavüze emare olmadığını savundu.

Yine Üzmez heyeti!
Rapora 23 üye karşı çıksa da gerekçeler farklı olduğu için 15 üyenin görüşü ‘çoğunluk görüşü’ olarak sayıldı. Mahkeme bu rapora dayanarak beraat kararı verdi. Yargıtay sürecinde dosya zamanaşımına uğradı. Zamanaşımı kararının çıkmasındaki önemli sebep, iddiaya göre, Adli Tıp’ın kararı geciktirmesiydi. O tarihte, kurumun başında Uz. Dr. Keramettin Kurt vardı. İki kadının avukatı, Kurt hakkında ‘görevini kötüye kullandığı’ iddiasıyla şikâyetçi olmuştu. Hakkında işlem yapılmayan Kurt, Hüseyin Üzmez’in cinsel istismar davasında da ‘mağdurun zarar görmediği’ raporuna imza atmıştı. (Radikal)