AİHM: Türban yasağı hukuki

Oybirliğiyle alındı
AİHM, Türkiye'de üniversitedeki türban yasağının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 'düşünce, din ve vicdan özgürlüğü' ilkesini ihlal etmediğine karar verdi. Oybirliğiyle alınan kararın temyiz aşamasında değişme ihtimali düşük.
Yol gösterici
Karar, Türkiye'den açılan 200 kadar dava ile konuyu tartışan Fransa ve Almanya gibi Avrupa ülkeleri için yol gösterici. Anayasa Mahkemesi'nin aynı yöndeki içtihadı da güç kazandı.
Türbana af yolda
Hükümet, başta türban nedeniyle atılanlar olmak üzere üniversite öğrencilerine yeni affa hazırlanıyor. Öte yandan Human Rights Watch örgütü de türban yasağı konusunda Türkiye'yi eleştiren bir rapor yayımladı.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi
GÜVEN ÖZALP / Arşivi

ANKARA/STRASBOURG - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye'de kamusal alanda türban yasağını oybirliğiyle onayladı. Mahkeme, üniversitelerde uygulanan türban yasağının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olmadığı sonucuna vardı.
Üniversiteden atıldılar: Ege Üniversitesi Hemşirelik Okulu öğrencisi Zeynep Tekin ile İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Leyla Şahin, 1998'de derse başörtülü girmek isteyince, disiplin cezas ile okullarından atıldı.
Türkiye'yi dava ettiler: Tekin ve Şahin üniversiteden çıkarılma işlemlerinin AİHS'nin 9'uncu maddesine göre, insan hakları ihlali (düşünce, vicdan ve din özgürlüğü) olduğunu belirterek, 1999'da AİHM'ye dava açtı.
Yasağa laik savunma: Davada Türkiye'nin avukatı Şükrü Alpaslan,
"Türkiye laiktir. Başörtüsü yaşam biçimi olmanın dışında Cumhuriyet ilkelerine karşı sembol olmaktadır. Bu, kaosa yol açabilir" savunmasını yapmıştı.
Ek savunma sıkıntısı: Dava karar aşamasına yaklaşırken Türkiye'nin Avrupa Konseyi Daimi Temsilciliği 7 Kasım 2003'te, ilk savunmada yer alan ve türbana yasağı savunan metni AİHM'ye iletmişti. Bu, yeni iktidar olan AKP'de tepkiye yol açmıştı. Başbakan Erdoğan'ın, Dışişleri Bakanı Gül'e, "Bu, AKP'nin görüşü mü?" sorusuyla çıkıştığı haberlere yansımış, 10 Aralık'ta görüş yazısı AİHM'den geri çekilmişti. Bu, mahkeme tarihinde bir ilkti.
Hayrünisa Gül, erken gördü: Bu aşamadan sonra AİHM'nin, türban yasağına onay verip, Türkiye aleyhine açılan davaları reddedeceği haberleri kulislere yayıldı. Türbanıyla üniversiteye gitmesi engellendiği için Türkiye aleyhine 100 bin euro'luk tazminat davası açan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünisa Gül'den sürpriz bir adım güneme gelmişti. Hayrünisa Gül, AİHM'deki türban davasını geri çekmişti.
Tekin vazgeçmişti: Tekin, geçen sürede Türkiye aleyhine davasını geri çekmiş, Leyla Şahin Avusturya'da tıp fakültesinde okumuş, 2003'te doktorasını yapıp mezun olmuştu.
AİHM'den ret: AİHM, Leyla Şahin'le ilgili türban kararını açıkladı. AİHM, Türkiye'nin her iki başvuru konusu olayda da AİHS'nin 'düşünce,
din ve vicdan özgürlüğü' başlıklı 9. maddesini ihlal etmediğini bildirdi. Türkiye'nin üniversitelerde türbanı yasaklaması ve buna uymayanlara disiplin cezası vermesinin bir insan hakları ihlali olmadığına ilişkin karar oybirliğiyle alındı.
Avrupa'yı da etkiler: AİHM'nin Türk yargıcı Rıza Türmen'in, 'türban konusunda pilot dava' olarak nitelediği Leyla Şahin davasındaki bu kararı, öncelikle diğer türbanzedelerin Türkiye aleyhine açtığı ve sayısı 200'ün üzerinde olduğu bildirilen kararlarını da etkileyecek. Öte yandan hukukçular, AİHM kararının okullarda başörtüsü yasağıyla boğuşan Avrupa ülkelerindeki tartışma ve davalara da yol gösterici sonuçları olabileceğine işaret etti.
AKP'nin eli-kolu bağlandı: AİHM kararı, üniversitelerde başörtüsü yasağını onaylayan Anayasa Mahkemesi kararlarına da en yüksek düzeyde onay anlamına geliyor. Böylece, başörtüsü yasağını kaldırma sözü bulunan AKP hükümeti zora girmiş oldu.
AİHM, türban ısrarı nedeniyle RP'ye kapatma kararını da onaylamıştı. Mahkeme, RP kararında olduğu gibi bu tür bir yasaklamanın 'demokratik bir toplumda gerekli' olarak algılanabileceğini kaydetti. Mahkeme, üniversitelerdeki türban yasağının Anayasa Mahkemesi içtihatlarına uygun olduğunun altını çizerken, üniversite eğitimi yapmayı kabullenenlerin devletin temel ilkelerinden olan laiklik ilkesinden kaynaklanan yükümlülükleri de kabullenmiş olduklarının varsayıldığının altını çizdi.
Gerekçeli kararda, laiklik ilkesinin Türkiye'de demokratik sistemin korunması için gerekli olduğu ifade edildi ve kadın-erkek eşitliğinin önemine değinildi.
İtiraz hakkı var: Şahin'in avukatları, bu karara itiraz edebilecek.
Erdoğan yorum yapmadı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, NATO zirvesinin ardından düzenlediği basın toplantısında AİHM'nin türban konusunda aldığı kararla ilgili bir soru üzerine, "Bu güzel zirveyi bırakıp başka konularla uğraşmayın" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek ise kararı değerlendirirken "AİHM, insan haklarına Hıristiyan dini ve Avrupa medeniyeti açısından bakıyor" diye konuştu.



'Başörtüsü affı' yolda
AKP, ünversite affına hazırlanıyor. Öncelikle türban nedeniyle okullarına devam edemeyen öğrencilerin yararlanacağı af, CHP olumlu görüş bildirirse TBMM tatile girmeden önce çıkarılacak. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında geçtiğimiz hafta yapılan AKP Merkez Yürütme Kurulu toplantısında öğrenci affının gündeme geldiği öğrenildi. AKP grup yöneticileri, Samsun Milletvekili Mehmet Kurt'un bir teklifi olduğunu söyledi. Kurt'un teklifi 12 Eylül 1980'den beri çeşitli nedenlerle üniversitelerle ilişiği kesilenleri kapsıyordu. Bunun üzerine Erdoğan "Bu hususta talepler oldukça fazla" diyerek AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz'dan öğrenci affına ilişkin çalışma yapmasını istedi. Erdoğan öğrenci affının kapsamının geniş olmamasını istedi.
Kapusuz'un görüştüğü CHP yönetiminin, konuyu Genel Başkan Deniz Baykal ile değerlendirdikten sonra görüşlerini ileteceği ifade edildi. CHP affa sıcak bakarsa teklif en geç önümüzdeki hafta başına kadar TBMM Başkanlığı'na verilecek. Meclis tatile girmeden önce de af yasalaştırılacak. Kurt'un bekletilen teklifi, 'türban' nedeniyle okullarından uzaklaştırılan öğrencilere af öngörüyordu. Kurt'un önerisi, 1980'den beri 'çeşitli nedenlerle' üniversitelerden ilişiği kesilmiş öğrencilere iki sınav, iki bütünleme hakkı tanınıyor.