AİHM'den yargıya ricalar

AİHM Başkanı Luzius Wildhaber, Ankara'da yüksek yargı üyelerine seslendi:
"Hanımlar beyler, lütfen vereceğiniz kararlarda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni de dikkate alın."

ANKARA - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Başkanı (AİHM) Prof. Luzius Wildhaber, 'lütfen' diyerek Türkiye'deki mahkemelerden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) hükümlerini dikkate almalarını isterken, şeriatçı örgütlenmelere geçit vermeyeceklerinin de altını çizdi.
Anayasa Mahkemesi, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Eğitimi On Yılı Ulusal Komitesi ve Türkiye Barolar Birliği'nce (TBB) düzenlenen 'İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ve Anayasa Yargısı' konulu uluslararası toplantı, Anayasa Mahkemesi'nde başladı. Wildhaber konuşmasında, AİHM'nin, Refah Partisi'nin kapatılmasına ilişkin Anayasa Mahkemesi kararından 'feyz aldığını' söylerken, benzer örgütlenmelere vize vermeyeceklerinin altını çizdi: "AİHM, RP davasındaki kararı teyit ederken, demokrasinin şeriat üzerine kurulu çağdışı bir sistemle bağdaşmayacağını ifade etti.."
Bumin'den öneri
AİHM'nin, anayasa mahkemelerinin verdiği bazı kararları uygun bulmayabileceğini de belirten Wildhaber, Türkiye'nin yanı sıra yabancı ülke yüksek yargı organı başkan ve üyelerinden oluşan izleyicilere,
"Hanımlar beyler, lütfen kararlarınızda sözleşme hükümlerini göz önüne alın. Bu, hepimizin yararınadır" çağrısı yaptı.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin de, mahkemenin insan hak ve özgürlüklerinin gelişmesi yönünde önemli kararlar verirken uluslararası sözleşme ve AİHM kararlarını dikkate aldığını anlattı. Uyum yasalarıyla önemli değişiklikler yapıldığını, bunun sonucu Türkiye'den AİHM'ye başvuruların azaldığına dikkat çeken Bumin, uluslararası sözleşmelerin iç hukukla çatışması hali için de şu öneriyi yaptı: "Anayasa'da, sözleşmenin yasaların üstünde, hatta Anayasa'nın üstünde olduğuna yer verilmeli. Burada egemenlik hakkının devredildiği görüşü yanlış. Bu uluslararası mahkemeye yetki vermekten başka bir şey değildir."
Seçim sonrası reform
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Anayasa'da kapsamlı değişikliklerin yerel seçimlerden sonra gündeme gelmesi gereğini belirtti. TBB Başkanı Özdemir
Özok da, Anayasa Mahkemesi'nin insan hakları ve demokrasinin en büyük güvencesi olduğunu savunarak, mahkemeye bireysel başvuru hakkı tanınmasını istedi. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu, ise "Parti kapatma yönünde Türkiye'nin bir siyasi parti mezarlığına döndüğü iddiaları yanlıştır, kapatılan parti yok. Sadece yarıştan alıkonulan parti var" dedi.
Amerikan Üniversitesi'n-den Herman Schwartz da, "Şiddet yoksa her düşünce ifade edilmeli. 'Yasa böyle diyor' diye ifade özgürlüğü sınırlandırılamaz" dedi.