AİHM'ye uyum atağı

Ceza Yasası başta olmak üzere, Terörle Mücadele, DGM, HMUK ve CMUK değişiyor; AİHM'den çıkacak karar, yargılamanın yenilenmesine yol açabilecek.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Yapılan Anayasa değişikliklerine uyum amacıyla Başbakanlık AB Genel Sekreterliği'nce hazırlanan 'Temel Hak ve Özgürlükler Paketi'nden sürpriz çıktı. Paket, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) mahkûmiyet kararı çıkması halinde Türkiye'deki yargılamanın yenilenmesi teklifini de içeriyor.
ANAP lideri Mesut Yılmaz tarafından geçen hafta TBMM Başkanı Ömer İzgi'ye sunulduktan sonra üzerinde Adalet Bakanlığı'nca çalışma başlatılan 'Temel Hak ve Özgürlükler Paketi' birden çok yasada toplam 10 maddelik değişiklik öngörüyor.
AB'ye uyum yasaları
Hazırlanma gerekçesi, "Türkiye'nin AB Ulusal Programı'nın 'Siyasi Kriterler' bölümünde vaat ettiği hedeflere ulaşması, temel hak ve özgürlük alanlarının genişletilmesi" olarak yazılan pakette, en dikkat çeken ve yargıda devrim sayılabilecek değişiklik,
'Yargılamanın İadesi' başlıklı bölümde düzenleniyor. Türkiye'de ilk kez AİHM'nin ihlal kararları ışığında yeniden yargılama yolu açılacak. Bunun için üç temel yargılama yasasında değişiklik yapılacak.
HUMK, İYUK, CMUK değişecek
Bunlar Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 445. maddesi, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 53. maddesi ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (CMUK) 327. maddesi olarak sıralanıyor. Her üç yasa maddesi de 'onaylanan hükümle sonuçlanmış davaların hangi hallerde mahkûmun lehine olarak muhakemenin iadesi (yargılamanın yenilenmesi) yoluyla yeniden görüleceğini' düzenliyor. Değişiklik taslağıyla, bu yasalardaki yargılamanın yenilenmesi nedenleri arasına ilk kez 'Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, mahkûmiyet hükmünün, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi veya protokollere esastan aykırı olduğuna karar vermişse' kuralı ekleniyor.
AİHM kararlarına göre...
Değişiklik Meclis'ten geçerse AİHM kararları büyük önem kazanacak. AİHM'nin yaşam hakkı, işkence-kötü muamele yasağı, mülkiyet hakkı, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü ve adil yargılanma haklarının korunmasına ilişkin kararları yaşam bulmaya başlayacak. AİHM, Türkiye'yi herhangi bir sözleşme veya protokol maddesini ihlalden mahkûm ettiğinde, bu, iç hukukta sonuç doğuracak. Bu durumda davayı kazanan özel ya da tüzelkişilerle ilgili davalar Türkiye'de yeniden görülecek. Doğal olarak da mahkemeler, yeni hükümlerini AİHM kararları yönünde oluşturmaya başlayacak. Oysa bugüne kadar, AİHM'nin verdiği kararlar, yalnızca davayı kazanan kişiye devletin tazminat ödemesi yükümlülüğüyle sınırlı tutuluyordu. Şikâyetçiler tazminat alabiliyor, ancak haklarındaki mahkûmiyet kararları, hayatlarını karartmaya devam ediyordu.
'Parti kapatma' belli değil
AİHM'nin 'Türkiye sözleşmeyi ihlal etti' yönünde vereceği kararın parti ya da dernek, vakıf kapatma konularında nasıl sonuç doğuracağı ise tam bilinmiyor. Bu konuda iki farklı görüş var. İlki, AİHM kararının yargılamanın yenilenmesi nedeni sayılması yönünde değişikliklerin ardından parti kapatma davalarının yeniden görüşülmesi gerektiği yönünde. Diğer bir görüş ise Anayasa Mahkemesi'nin parti davalarında, şimdi değiştirilmek istenen HUMK, CMUK gibi yasaları temel almadığı, dolayısıyla AİHM'den ihlal kararı çıksa bile davanın yeniden görülmeyeceği şeklinde özetleniyor. Bu tartışma yakın bir tarihte de yaşanmıştı.
Anayasa Mahkemesi, TBKP'nin kapatılma kararı AİHM'ce AİHS'nin örgütlenme özgürlüğüyle ilgili maddesinin ihlali niteliğinde bulunup Türkiye'nin mahkûm edilmesine rağmen, yargılamanın yenilenmesi yönündeki başvuruyu reddetmişti.
90. madde telafi ediliyor
Başlangıçta 37 maddeden oluşan Anayasa değişikliği paketindeki 90. maddeye,
'Yasalarla uluslararası sözleşmelerin çatışması halinde uluslararası sözleşmeler esas alınır' hükmü eklenmişti. Ancak TBMM Genel Kurulu'nda bu değişiklik teklifi reddedilmişti. Şimdi AB Genel Sekreterliği'nin hazırladığı paketteki değişiklik, gerçekleştiğinde 90. maddedeki değişikliğin gerçekleştirilememesi nedeniyle yaşanan kaybı kısmen telafi edebilecek. Öngörülen değişiklik, Türk mahkemelerini verecekleri kararlarda, yasa yapıcıların ise çıkaracakları yasalarda AİHM kriterlerini daha çok gözetmelerine de katkı sağlayacak.