Aile Bakanlığı'ndan "Üvey anne dehşeti" olayı için uyarı

Aile Bakanlığı'ndan "Üvey anne dehşeti" olayı için uyarı
Aile Bakanlığı'ndan "Üvey anne dehşeti" olayı için uyarı
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan "Üvey anne dehşeti" başlıklı habere ilişkin, "Dava mağduru çocukların psikolojik durumlarının olumsuz etkilenmemesi, mağdur ailenin daha fazla sıkıntı yaşamaması için söz konusu görüntülerin medyada kullanılmaması önem arz etmektedir" uyarısında bulunuldu.

Bakanlık'tan Kayseri'de meydana gelen ve medyada "Üvey anne dehşeti" başlığıyla yer alan habere ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Habere konu şiddet mağduru çocuklara ilişkin davanın Şubat ayında adli mercilere başvurduğu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın konuya müdahil olarak başından sonuna kadar çocukların fiziksel ve ruhsal tedavi süreçleriyle ilgili gerekli çalışmaları yürüttüğü belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın adli boyutu da bugüne kadar devam etmiş, 16 Aralık'ta mahkeme bu tür davalara örnek teşkil edecek şekilde zanlı hakkında 46 yıl cezaya hükmetmiştir. Cezanın kesinleşmesini müteakip konu, dava dosyasında yer alan görüntülerin ortaya çıkması ile yeniden gündeme gelmiştir. Dava dosyasında bulunan ve delil niteliği taşıyan görüntüler son derece dehşet verici ve infiale yol açacak boyuttadır. Bu görüntülerin dünden beri medyada ve sosyal medya mecralarında paylaşıldığı görülmektedir. Bu nedenle kamuoyunun haklı tepkisine sebep olmuştur ancak bu görüntülerin paylaşılması, tekrar tekrar yayınlanması dava mağduru çocukların ruhsal gelişimi açısından büyük sorun teşkil etmektedir. Mağdur çocukların babası A.A'nın da bu görüntülerin izinsiz şekilde kullanılması ve yayılmasıyla ilgili Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına başvurusu bulunmaktadır. Dava mağduru çocukların psikolojik durumlarının olumsuz etkilenmemesi, mağdur ailenin daha fazla sıkıntı yaşamaması için söz konusu görüntülerin medyada kullanılmaması önem arz etmektedir."

Görüntülerin haber amaçlı dahi olsa kullanılmaması, sosyal medya aracılığıyla yayılmasının engellenmesi için gerekli hassasiyetin gösterilmesi, bu amaçla kamuoyu duyarlılığı geliştirilmesi noktasında basın yayın kuruluşlarının desteğine ihtiyaç olduğu vurgulanan açıklamada, bu konuda medya ve kamuoyundan destek ve hassasiyet beklendiği bildirildi.