'Aile boyu dayağa' İçişleri karıştı!

Radikal'in duyurduğu, Meclis İnsan Hakları Komisyonu'nun ısrarla takip ettiği Beyoğlu'nda aileye polislerden toplu dayak olayında bir yıl sonra da olsa adım atıldı. İçişleri Bakanlığı, altı polise 'mesleğin saygınlığını sarsmak'tan disiplin cezası verdi: 16 ay süreli durdurma



YURDAGÜL ŞİMŞEK


ANKARA - TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun, Radikal’in kamuoyuna ‘aile boyu dayak’ olarak duyurduğu Beyoğlu’ndaki polis şiddetiyle ilgili raporu sonuç verdi. İçişleri Bakanlığı, iddialarla ilgili adli soruşturma devam ederken, olaya karışan polis memurları hakkında disiplin cezası istedi.
Yardım istedikleri polislerden dayak yediklerini iddia eden Mehmet Şah Aras ve oğluyla ilgili haberler üzerine harekete geçen komisyon, hem İçişleri Bakanlığı’ndan bilgi istemiş hem de İstanbul’daki işkence ve kötü muamele iddialarını araştırarak rapor hazırlamıştı. Ancak Komisyon iddiayı araştırırken Emniyet, Valilik ve İçişleri’ni ‘aşması’ kolay olmamıştı. AKP’li Komisyon Başkanı Zafer Üskül Beyoğlu Emniyet Müdürü Yusuf Yüksel’i aramış, Yüksel de mağdur aileyle görüşüp Üskül’e bilgi vereceğini söylemişti.

Üskül bile bilgi alamamıştı
Üskül daha sonra kendisi defalarca aramış ancak “Şüphelileri bulamadık” yanıtı almıştı. Üskül bunun üzerine İstanbul Valiliği’ne başvurmuştu. Ancak Valilik, Beyoğlu Emniyeti ve Üskül arasındaki ‘Konu: Yusuf Yüksel’ başlıklı yazışmalar İçişleri’nden gelen “Müfettişler inceliyor” yanıtıyla son bulmuştu. Bu duruma “Kendi kendini koruyan mekanizma. Olayların üstüne etkili biçimde gitmeyen amirler de sorumlu” diye isyan eden Üskül işin peşini bırakmamış ve ‘aile boyu dayak’ rapor haline getirilmişti.
Çarpıcı tespitlerin yer aldığı komisyon raporunda ‘aile boyu dayak’ iddialarıyla ilgili şu görüşlere yer verilmişti:
“Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü görevlileri, şahısların polis araçlarına bindirilerek sorgulanmalarının hatta cezalandırılmalarının tercih edildiği, bu işlemin idari bir pratik haline getirilmeye çalışıldığı endişesi ve kanaati uyanmıştır... Komisyonumuzda, polis memurlarının eylemlerinin soruşturulmasında gerekli hız ve özen içinde hareket edilmediği, şiddet eylemlerinin sorumlularının neredeyse bir cezasızlıktan yararlandırılmakta olduğu kanaat ve endişesi var.”
Komisyonun ‘etkin soruşturma’ talebi sonuç verdi. İçişleri Bakanlığı, Mehmet Şah Aras ve Oğlu Serhat Aras’ın dövülmesi olayıyla ilgili attığı önemli adımı TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na bir yazıyla bildirdi. Müsteşar Yardımcısı Alim Barut imzasıyla 1 Ekim’de komisyona gönderilen yazıda, olayın polis başmüfettişleri Ercüment Özbeyli ve Ömer Ulvi Akcan tarafından araştırılıp soruşturulduğu kaydedildi.
Beyoğlu Başsavcılığı’nca 23 Mart 2009 tarihli tahkikatın devam etmesi nedeniyle adli yönden yapılacak bir başka işlem olmadığı vurgulanan yazıda şöyle denildi:
“Disiplin yönünden, polis memurları Engin Usta, Musa Tuncay, Eren Koska, Abdullah Gökçeli, Metin Karakaya ve Rıdvan Arpağ, 30.10.2008 günü saat 23.00 sıralarında yolu tıkayan çöp kamyonunun kaldırılması konusunda kendilerinden yardım isteyen Mehmet Şah Aras, eşi Aycan Aras ile çocukları Ahmet ve Serhad Aras’ı darp ve hakaret ettikleri kanaatine varıldığından ‘hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak’ suçundan dolayı haklarında 16 ay uzun süreli durdurma’ cezası gerektiği görüşüyle düzenlenen disiplin soruşturma raporu, yetkili disiplin kuruluna intikal ettirilmiştir.”
Bakanlığın bu kararı Zafer Üskül’ü memnun etti. İçişleri Bakanlığı’nın konuya duyarlılık göstermesi ve etkin bir soruşturma yapılmasını hep talep ettiklerini kaydeden Üskül, şöyle konuştu:
“Şimdi başmüfettişlerimizin, konuyu ayrıntılı bir biçimde araştırdıkları, polis memurlarının, Mehmet Şah Aras ve oğluna darp ve hakaret ettikleri kanaatine vardıkları anlaşılmaktadır. İlgililer hakkında ceza önerilmesi de bu etkin soruşturmanın sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Komisyonumuz gibi, İçişleri’nin de kötü muamele ve şiddet karşısında aynı hassasiyeti göstermelerinden büyük bir memnuniyet duyuyorum. Benzeri iddialar üzerine de aynı hassasiyetin gösterileceğinden kuşku duymuyorum.”

Sonuçsuz soruşturmalar
Türkiye’de polisin uyguladığı şiddet ya da yargısız infaz vakalarıyla ilgili soruşturmalar genellikle sonuçsuz kalıyor. Soruşturmaları yakından takip edenler ise adli soruşturmalardan nasibini alıyor. Son olarak İzmir’de ‘dur ihtarına uymadığı’ gerekçesiyle polis tarafından öldürülen Baran Tursun’la ilgili adli ve idari soruşturmalar kamuoyunda hayal kırıklığı yaşatmış, bu durumu protesto eden İHD yetkilileri hakkında soruşturma açılmıştı. Baran Tursun Polis Mağdurları Vakfı (BARANSAV) tarafından hazırlanan rapora göre, 2007 -2009 tarihleri arasında polis kurşunuyla ölen, yaralanan, sakat kalanların sayısı 63’e ulaştı. Bu ölümlerin bir kısmı basına hiç yansımazken, çoğu sorumlu polis hakkında caydırıcı işlemler yapılmadı.