@ismailsaymaz

Aile boyu dayak ve ceza

Aile boyu dayak ve ceza
Aile boyu dayak ve ceza
Çocuklarının dövülerek gözaltına alınmasını engellemek isteyen aile, polisten dayak yedi. Haklarında dava açıldı. Mahkeme, aileye 8 yıl hapis verdi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İzmir ’de oğullarının dövülerek gözaltına alınmasına itiraz eden anne Hülya ve baba Yadigar Erdoğankayacı çifti, polisler tarafından sokak ortasında tartaklandı. Polis aracında ve karakolda dövülüp küfredilen Yadigar hakkında “bıçak çekti” diye, eşi Hülya için “ayakkabısıyla vurdu” şeklinde tutanak tutuldu. Tutanakta polis, “onları gözalına alırken çevredekiler saldırdı” diye yazdı. Oysa cep telefonuyla çekilen kayda göre elde ne bıçak ne de saldırgan bir grup vardı. Yalnızca “Oğlum nerede” diye bağıran, boynuna ayakla basılmış, ayakları ve kollarından çekilen, sürüklenerek götürülen bir baba ve ağlarken itilip kakılan anne vardı. Anne ve babaya “polise mukavemet ve hakaret” suçundan 56 ay hapis cezası verildi. Ailenin suç duyurusu hakkında ise takipsizlik verildi.

Hurdacılık yapan Hülya Erdoğankayacı ve oğlu Şükrü 25 Ocak 2012’de evlerine giderken polislerce durduruldu. Polis tehdit iddiasıyla arandığı söylenen Şükrü’yü yatırıp ters kelepçe takmaya çalıştı. Annesi itiraz edince ikisi de cop ve tekmelerle tartaklandı. Anne yere düştü, saçından sürüklendi. Oğlu gözaltına alınırken, evine koşup eşi Yadigar’a haber verdi. Baba Yadigar, ekiplerin yanına gelip “Oğlumu nereye götürüyorsunuz?” diye bağırınca sokak ortasında yüzüne gaz sıkıldı. Daha sonra polisled Yadigar’ı yere yatırıp diz ve ayakları ile yüzüne, copla kaburgasına bastırdı, tekme atıp copla vurdu, yüzüne yumruk attı. Eşinin dövülmesini engellemek isteyen Hülya da itilip kakıldı. Karı koca polis arabasında ve Yamanlar Polis Merkezi’nde şiddet gördü. Karşısına çıkarıldığı hakim bile sorgu zaptına, “Ayakta duracak vaziyette olmadığı, kaburgam vücuduma battığını dediği, yere oturur vaziyette ifade verdiği görüldü” diye yazdırdı.



Görüntülerde bıçak yok

Fakat polisin tutanağına göre oğulları Şükrü bıçak çekmiş, annesi Hülya da polise yumruk atıp ayakkabıyla vurmuştu. Baba Yadigar da bıçak çıkarmış ve etrafta bulunan kalabalık Yadigar’ı polisin elinde almaya kalkışmıştı. Ne var ki bu an, bir yurttaş tarafından cep telefonuyla kaydedilmişti. Kayda göre ne bıçak vardı, ne saldırgan bir grup... Yalnızca baba Yadigar’a altı polis tarafından müdahale edildiği, ayakla boynuna basıldığı, kolları ve bacaklarından çekildiği, sürüklendiği, ağlayan eşi Hülya’nın da itilip kakıldığı görülüyor. Üstelik, polisin varlığını iddia ettiği iki bıçak adli emanatte ve görüntülerde çıkmadı.

Manzara böyle olduğu halde, karı kocaya “memura hakaret, direnme, tehdit, mala zarar, kasten yaralama” suçlarından İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Yargılama sonunda “mukavemet” suçundan birer yıl 14’er, “hakaret” suçundan birer yıl 18’er ay hapis verildi. Ailenin şikayetine karşılık, “ailenin polise saldırdığı ve polisin de zor kullanma sınırı içerisinde kaldığı” gerekçesiyle geçen 17 Mayıs’ta takipsizlik kararı verildi.