AK Partili vekiller Diyarbakır'da: Tek dileğimiz barışın gelmesi

AK Partili vekiller Diyarbakır'da: Tek dileğimiz barışın gelmesi
AK Partili vekiller Diyarbakır'da: Tek dileğimiz barışın gelmesi
Diyarbakır'a gelen 45 AK Partili milletvekili ilçelerde vatandaşlarla bir araya geldi. Dicle'de bir baba, bir oğlunun 3 yıldır dağda bulunduğunu, diğerinin de yakında askere gideceğini belirterek, "Akan kanın durmasını istiyoruz" dedi.

DİYARBAKIR - Diyarbakır'a gelen 45 AK Partili milletvekili ilçelerde vatandaşlarla bir araya geldi. Dicle İlçesi'nde milletvekilleriyle görüşen Ahmet Alınbay, bir oğlunun 3 yıldır dağda bulunduğunu, bir oğlunun ise yakında askere gideceğini belirterek, "Bu çatışmaların artık son bulmasını istiyoruz. Akan kanın durmasını istiyoruz. Bu konuda elinizden geleni yapın" dedi.

AK Partili 45 milletvekili Diyarbakır, Batman ve Siirt'e düzenleyecekleri 3 günlük ziyarete bugün Diyarbakır'dan başladı. Milletvekilleri Diyarbakır'da 5 ve 7 kişilik gruplar halinde Bismil, Çermik, Ergani, Eğil, Dicle, Hani ve Silvan ilçelerini ziyaret etti.

Dicle ve Hani ilçesine giden ve Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu'nun eşlik ettiği 11 milletvekilini vatandaşlar sevgi gösterileriyle karşıladı, büyük ilgi gösterdi. Dicle yakınlarındaki köylerde özellikle kadınların büyük çoşkusuyla karşıladığı milletvekilleri kendilerine gösterilen ilgiden hayli memnun kaldı. Yaşlı kadınlar, ellerini öpen milletvekillerini başını öperek Kürtçe'nin Zazaca lehçesinde "Yeter artık bu kanı durdurun, ülkeye barışı getirin" dedi.

Dicle'de davul zurnalar eşliğinde karşılanan ve cuma namazını kıldıktan sonra esnafı gezen milletvekilleri bir kahvede oturarak çay içti. İlçede bir kahve sahibi olan Ahmet Alınbay, dağdaki ve askere gidecek oğlunun durumunu anlatınca Milletvekili Galip Ensarioğlu diğer milletvekillerine dönerek, "Bakın bu arkadaşın bir oğlu dağda, bir oğlu ise askere gidecek" dedi. Milletvekillerinin kendilerini ziyaret etmesinden duygulandığını belirten Ahmet Alınbay, "Oğlum Mahmut okul okurken 2011 yılında dağa çıktı PKK 'ya katıldı. Gittiğinde 17 yaşındaydı şimdi 20 yaşına geldi. Diğer oğlum Berat ise yakında askere gidiyor. Sayın Öcalan'ın da dediği gibi bizim tek talebimiz vardır o da barıştır. Başka da bir şey istemiyoruz. Sizin buraya gelmeniz bizi gururlandırdı. Her zaman buraya gelmenizi istiyoruz" dedi.

Milletvekillerinin etrafını çarşıda saran vatandaşlar da "Bugüne kadar bu bölgede hep kan aktı. Artık kan dökülmesini istemiyoruz. Barışı bir an önce tesis edin. Barışa karşı çıkanlar kahrolsun" dediler.

Dicle'den Hani İlçesi'ne geçen milletvekillerinin yolunu kesen köylüler ellerindeki dövizlerle barış istediklerini belirtti. CHP ve MHP 'yi eleştiren dövizlerde açtı. Kadınlar milletvekillerinin etrafını sarıp zılgıtlar eşliğinde "Barış istiyoruz" diye solganlar atarken hayli dugulanan milletvekilleri yaşlıların tek tek elini öptü.

Dicle ile Hani arasında bir balık tesislerinde muhtarlarla bir araya gelen milletvekilleri kendilerini tek tek tanıtıp süreçle ilgili görüşlerini dile getirdi. Milletvekili Galip Ensaroğlu, şunları söyledi: 


İMTİYAZLI SINIFLARIN YÖNETTİĞİ TÜRKİYE YOK
"İlçelere dağıldık. En kalabalık grup Dicle ve Hani'ye gittik. 12 milletvekili arkadaşımız burada. Türkiye'nin her bölgesinden milletvekili arkadaşmlarımız burada, misafirimiz oldular. Bizlerin her fırsatta batıyı ziyaret etme şansımız var. Ancak batıdaki arkadaşlarımızın çoğu bölgeye gelme fırsatı bulamayabilir olabilirler. Biz sürekli halkın nabzını tutan, halkın talebi doğrultusunda siyaset geliştiren yatırım yapan bir partiyiz. Özellikle böylesine bir döneme denk gelmesi de çok iyi. Bu güzel bahar havasında herkesin gözü bir başka parlıyor, herkesin yüzünde bir umut var. Bu umutları kalıcı kılmak için bu huzuru barışı bölgemize ülkemize kalıcı kılmak için bu kardeşliği pekiştirmek için buradayız. Bizler barış istedikçe barış için bu kadar risk aldıkça birileri de halen insanlar ölsün, anlaşılmaz bir şekilde insanlar ölsün, acılar çekilmeye devam etsin, ülke küçük olsun biz bu ülkeyi yönetelim gibi alışkanlığı devam ettirmek istiyorlar. Biz de Ak Parti iktidara geldiği günden beri 50 yıl siz idare ettiniz, artık bu ülkeyi halk idare edecek, halkın talepleri olacak diyoruz. Sizden biz gücümüzü alıyoruz. Sizden destek aldığımız müddetçe onların ne dediği ne istediği fark etmez. 10 yılda Türkiye'de adeta devrim oldu. 80 yıllık Cumhuriyet 10 yılda el değiştirdi. Artık halk iktidarda, halk bu iktidarı idare ediyor. Medya da, sermaye de, Cumhurbaşkanı da halktan biri. Artık imtiyazlı sınıfların yönettiği bir Türkiye yok. Kendi kafalarına göre bir Türkiye'yi artık bulamayacaklar."


DİĞER MİLLETVEKİLLERİ NE DEDİ?
Kırklareleri Milletvekili Şenol Gürşat, Kırklareli hemşehrilenini selamını getirdiğini belirterek, "Burada hakikaten bir misafirperverlik gördük. Yollarda köylülerimiz yolları kesti. Onlarda huzur istedikleri, barış istediklerini açık ve net biçimde istediler. Bizde diyoruz ki artık Türkiye'ye huzur barış gelsin. Bu konuda da hakikate başta sayın Başbakan olmak üzere bütün kadrolar elinden geleni yapıyorlar. Biz de yola çıkarken önce insan dedik. Biz milletin hizmetkarıyız" dedi.

İstanbul Milletvekili Oktay Saral, Trabzon'un Of İlçesi'nden olduğunu belirterek, Trabzon'dan kucak dolusu selamlar getirdiğini söyledi. Saral, "Allah bu kardeşliğimizi daim etsin. Kem gözlere Allah fırsat vermesin. Onyıllardan beri milletine, devletini yabancılaştıran, devletinide milletine yabancılaştıranların bu manzarayı görmesini istiyoruz. Kardeşlik ruhunu Çanakkale'de nasıl yapılmışsa biz Allah razı olsun Güneydoğu milletvekillerimiz bizleri de kardeş olarak sizlerin huzuruna getirdiler. Sizlerle olmaktan çok mutluyuz. Biz kefenimizi elimize alarak bu milletin birliğini kardeşliğini tesis etmek için yollardayız. Allah milletimizi devletimizi ihya etsin" dedi.

Tokat Milletvekili Zeyit Aslan, gezilerinin çözüm süreci ile birleştiğini belirterek, Çanakkale'de dedelerimizin kanlarıyla bu bayrağın oluştuğunu belirterek, şunları söyledi:

"Sizler Diyarbakır'da hangi hissi yaşıyorsanız inanın ki Tokat'taki kardeşiniz de aynı hissi taşıyor. Bu milletin kardeşliğinin birliğinin arasında geçmişte infaklar sokulmaya çalışıldı. Ama bu milletin mayasında Osmanlı'dan gelen çok önemli bir kültür var. Bizi birbirimize bağlayan, birbirimizden ayıramayan önemli bir kültürün insanlarıyız. İşte bu kültür her türlü nifak tohumunu geri götürdü. Çocuklarıızın elinde bomba, silah görmek istemiyoruz diyorlar. Lider Türkiye'nin oluşması için kalem tutacak, kitap okuyacak örnek genç istiyoruz ve çocuklarımızında böyle yetişmesini istiyoruz. Türkiyenin her tarafında bu beklenti var. Ancak bu süre kolay değil zordur. Ancak bu riski almış Tayyip Erdoğan'ın, Başbakanımızın arkasında durursak inanın o kan tacirlerinin hepsi kaçacak yer arayacaklar" dedi.

Çanakkale Milletvekili İsmail Taşdemir, Türkiyenin en batı ucundan geldiğini belirterek, "Çanakkale zaferlerinde nasıl kalplerimizi birleştirmişsek bugün de yine aynı duyguları paylaşıyorum. Çok mutluyuz. Ben genç bir millevtekiliyim, doğduğumda bu bölgede sorun vardı kavga vardı. Büyüdük artık kavga olmasın istiyorum. Bu bölgeyi ve sizleri çok seviyoruz" dedi.

Bursa milletvekili Hüseyin Şahin, terörü bitiren siyasi kadrolar olacaklarını belirterek, "Ben hepinizin bu dualara ve temennilere mukabele ettiğinizi düşünüyorum. Biz batıda yeter artık diyoruz, biliyorumki Sizde 'Edi bese' diyorsunuz. Dinazorları çekelim bu milletin önünden edi bese (yeter artık)" dedi.

18 gün önce Ak Parti'ye katılan Adıyaman Milletvekili Salih Fırat, son 30 yıldır ülkede kardeş kanı dökerek iç çatışma ortamı yaratanların olduğunu söyledi. Fırat, şöyle dedi:

"Türkiye'de yaşayan Türkler, Aleviler, Sunniler, Çerkezler kim varsa herkes kardeş, bir yaşama ortamı arıyor. Daha önce bu kardeşliğimizi Çanakkale'de ıspatladık. Çanakkale'de kanımız birbirine karıştı. Ama gelin görünki ülkenin kurtuluşundan sonra 1924'ten sonra bazı kardeşlerimiz Kürt kardeşlerimizi yok saydılar asimile etmeye çalıştılar. Dilimizi mümkün olduğunca ötekileştirmeye çalıştılar, İslamiyeti rahat ve huzurlu yaşamamızı engellemeye çalıştılar o ittihak ve terarkinin devamı olan sattükocu izhniyet 80 yıl bu ülkeyi bölge götürdü ama nihayet halk artık dur dedi ve kendisi dedi. Halkın iktidara getirdiği Başbakan ve milletvekilleri bu kardeş kanını bu savaşın bitmesi için artık yüreklerini gövdelerini taşın altına koydular. Hatta sayın başbakanımız çözüm yolunda baldırarn zehiri de olsa içerim dedi. Öyleyse biz hepimizi başbakan birlikte baldıran zehirini paylaşacağız ve bu savaşa dur diyeceğiz ve kardeşliğimizi oluşturacağız" dedi.

Rize Milletvekili Hasarn Karal, Karadenizlilerin, bölge insanının deniz görmüşü olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Yoktur birbimiziden farkımız. İnşallah yakında denizi de göstereceğiz diye Türkiye'nin en uzun tünelini açıyoruz. Rize-Diyarbakır arası şu anda 560 kilometre, 420 kilometreye düşecek. Sabah kahvaltısını burada yapacaksınız öğleyin sizi yüzmeye bekliyoruz orada. Diyarbakır bugüne kadar terör adıyla anıldı veya biz böyle gördük. Diyarbakır hep bombayla, topla tüfekle vatandaşa anlatıldı. Oysa Diyarbakır sahabeler, peygamberler şehridir. Diyarbakırın bu yüzü hiç gösterilmedi. Mekke ve Medine'den sonra en çok sahabenin bulunduğu yer burasıdır. Maalesef böyle bir güzelliği örtmüşler, kapatmışlar. Dünyanın en cazibeli illerinden biri olan Diyarbakır'ı hep terörle gündeme taşımışlar. Buna hiç kimsenin hakkı yok. Diyarbakır'ın bu şekilde dünyaya tanıtılmasınada kesinlikle müsaade etmemeliyiz. 1983'ten beli bu ülkede 400 milyar dolar top tüfeğe para harcandı. Eğer bu paralar yatırıma dönüşseydi belki bugün muhtarlarımız sorunsuz buraya geleceklerdi. Daha farklı şeyleri konuşmuş olacaktır. İnşallah bu paralar artık yatarıma dönüşecek." 


DHA