@ismailsaymaz

Akıl sağlığı bozuk genç iki aydır tahliye edilmiyor

Akıl sağlığı bozuk genç iki aydır tahliye edilmiyor
Akıl sağlığı bozuk genç iki aydır tahliye edilmiyor
Antalya'da, yalnızca bir gösteriye katılmaktan ötürü gözaltına alınıp bırakılan, bu arada akıl sağlığını yitirdiği halde 'terör örgütü adına faliyet göstermek'ten beş yıl hapis cezasına çarptırılıp cezaevine konan Fesih Aslan, iki ay geçtiği halde hala tahliye edilmedi
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

Antalya’da PKK ’ya bağlı olduğu iddia edilen Yurtsever Devrimci Gençlik Meclisi’ne (YDGM) yönelik olarak 20 Mart 2010’da yapılan operasyonda 22 genç gözaltına alındı. Gençlerden ikisi örgüt sorumlusu olmakla ve örgüte eleman kazandırmakla, 20’si de dört ayrı izinsiz gösteriye katılmakla suçlanıyordu. Ailesi Mardin’den Antalya’ya göçen 23 yaşındaki Fesih Aslan, evi basıldığı güne kadar çaycılıkla geçiniyordu. Polise göre Aslan, dört eylemden yalnızca birisine, 9 Aralık 2009’da düzenlenen gösteriye katılmıştı. Kanıt olarak, polisin çektiği görüntüler gösteriliyordu. Fakat özel bilirkişi raporuna bakılırsa, “Gece çekimi yapılması, görüntünün netliğinin bozulması ve göstericilerin yüzlerinin kapalı olması nedeniyle kimliklerinin tespiti mümkün değil”di. Fesih Aslan, dört günlük gözaltı sonrasında serbest bırakıldı. Yedisinin tutuklandığı operasyonun ardından, Aslan’ın da aralarında olduğu 22 kişiye İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.



6 ARALIK’TAN BERİ TUTUKLU

Aslan’ın ve ailesinin yargılamadan haberi bile olmadı. Kardeşi Ömer’in iddiasına göre ağabeyi serbest bırakıldıktan sonra üç kez sivil polislerce emniyete götürüldü ve bu süreçte rahatsızlandı. Polisleri görünce kaçmaya başlayan Aslan, en son Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne yatırıldı. Tedavisine devam edilmek üzere gönderildiği evinde huzursuzluk çıkardı. Bunun üzerine ailesi 23 Mayıs 2012’de Antalya 4. Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurarak, kardeşi Ömer’in Fesih’e vasi tayin edilmesini istedi. Mahkeme, rapor için Fesih Aslan’ı Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk etti. Hastanenin Sağlık Kurulu, 10 Ağustos 2012’de, “Psikotik bozukluk (kişinin gerçekle bağının kaybolması), tedaviyi reddediyor, içgörü yok” teşhisi koydu. Ayrıca, “Vasi tayini gerekir” dedi. Mahkeme de 11 Eylül 2012’de kardeşi Ömer’i vasi tayin etti.

Aslan Ailesi, oğullarının bozulan ruh sağlığıyla meşgulken, İzmir 10. Agır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılama 5 Aralık 2012’de karara bağlandı; 22 gence toplam 629 yıl hapis cezası verildi. Heyetin üç yıl süresince hiç görmediği ve bu yüzden akıl sağlığını yitirdiğinden haberdar olmadığı Fesih Aslan için de ‘terör örgütü adına faaliyet göstermek’ten beş yıl hapse hükmetti ve hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Bir gün sonra polis mahallede dolaşan Fesih Aslan’ı yakalayıp Antalya L Tipi Cezaevi’ne teslim etti. Tahliye edilmediği takdirde 40 ayını cezaevinde geçirecek.

Bu arada, Aslan gibi ceza alan Hasan Çetin adlı sanığın da yüzde 70 oranında ruh sağlığının bozuk olduğu, raporunun son anda heyete sunulmasıyla hakkında yakalama kararı çıkarılmadığı ve bu sayade tutuklanmadığı ortaya çıktı.
Ömer Aslan, en son 30 Ocak’ta ağabeyini ziyaret ettiğini, aynı koğuşta kalan bir başka tutukluyla görüştüğünü belirterek, şunları anlattı: “Geceleri ağabeyimin başında nöbet tutuyorlarmış. Tek başına kalamıyor, sigaraları yatağına söndürüyor, gece koğuşun içine küçük tuvaletini yapıyormuş. Traş olamıyormuş, onlar traş ediyormuş. Müdür de ‘Elimizden birşey gelmez’ diyor. Avukat tutmaya da paramız yok. Ne yapacağımızı bilmiyorum. Derhal rapor alınıp tahpliye edilmesi gerekiyor. Yoksa daha da ağırlaşabilir.”