Albay Çiçek serbest

Tutuklanan Albay Dursun Çiçek'in avukatının yaptığı itiraz sonuç verdi. Çiçek'in tahliyesine oy birliğiyle karar verildi

 

ERTAN KILIÇ

İSTANBUL - Adli Tıp Kurumu’nun ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ belgesinde ‘ıslak imzası’ olduğunu rapor ettiği Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek, 44 saatlik tutukluluğun ardından dün serbest bırakıldı. Mahkeme Çiçek’in ‘kaçma şüphesi olmaması ve adresinin sabit olması, delil durumu’ nedeniyle bu kararı aldı. Albay Çiçek, belgenin ‘fotokopisi’ ortaya çıktığında da tutuklanmış ve 18 saat sonra bırakılmıştı.
Genelkurmay Harekât Başkanlığı 3. Bilgi Destek Şube Müdürü Çiçek’in imzasını taşıyan ‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı’ ilk olarak Taraf gazetesinde 12 Haziran’da yayımlandı. Belgenin Ergenekon soruşturması kapsamında haziran aynda tutuklanan eski asker avukat Serdar Öztürk’ün ofisinde ele geçirildiği belirtiliyordu. Genelkurmay Harekât Başkanlığı’nca hazırlandığı ileri sürülen belgede AKP ve Fethullah Gülen cemaatiyle mücadele planının detayları yer alıyordu. Genelkurmay belgenin Karargâh’ta hazırlandığını reddetti. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ‘kâğıt parçası’ dedi. Askeri savcılık soruşturmayı ‘şüpheli hakkında delil bulunmadığından’ takipsizlik kararıyla, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdi.

İlk tahliye delil yetersizliğinden
Belgenin fotokopi olduğu, imzanın Çiçek’e ait olup olmadığının belirlenemeyeceği tartışmaları sürerken, aralarında Çiçek’in de bulunduğu dokuz muvazzaf subay, 30 Haziran’da savcıya ifade verdi ve 1 Temmuz’da saat 01.00 sıralarında ‘silahlı terör örgütü üyesi olmak’ suçundan tutuklandı. Albay Çiçek ifadesinde belgenin altındaki imzanın kendisine ait olduğunu ancak bu imzanın 10 yıl önce imzaladığı başka bir belgeden kopyalandığını öne sürdü. Çiçek ayrıca üç yıl önce imzasını değiştirdiğini de öne sürdü. Avukatı tutukluluğun hemen ardından ‘tutukluluğa itiraz’ dilekçesini mahkemeye sundu. 18 saat süren tutukluluk kararı kaldırıldı ve Çiçek tahliye edildi.
Bu arada belgenin orijinali geçen 30 Eylül’de bir ihbar mektubuyla birlikte Ergenekon savcılarına ulaştırıldı. İhbar mektubunda belgenin hazırlanışı ve ardından imha edilmesiyle ilgili bazı iddialar öne sürülürken, kimi isimlere de yer verildi. Belge Adli Tıp Kurumu’na gönderildi ve ‘altındaki imza Çiçek’in el ürünüdür’ raporu verildi. Bu rapor ve ihbar mektubuyla soruşturma yeni bir sürece girdi. Savcılık ismi geçen askerlerden şimdiye kadar 11 askerin ifadesine başvurdu. Bunlardan sadece biri ‘şüpheli’ sıfatıyla sorgulandı. Ancak asıl beklenen imzası olan Çiçek’ti.
Çiçek’in ifadesi bir süre muamma oldu. Çiçek sonunda 11 Kasım günü saat 10.15’te Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne geldi. Savcılık sorgusu üç buçuk saat sürdü. Ardından ‘tutuklanma talebiyle’ Nöbetçi 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. Mahkemenin nöbetçi üyesi İdris Asan tarafından saat 21.15 sıralarında ‘silahlı terör örgütü üyesi olmak’ suçlamasıyla tutuklandı ve Hasdal Askeri Cezaevi’ne gönderildi.
Çiçek, ifadesinde belgeyi hazırladığı ifadesini reddederken kendisine gösterilen belgeyi ‘parmak izi’ bırakmamak için eldivenle tuttuğu belirtildi. Avukatı yine adliyeden ayrılmadan önce itiraz dilekçesini yazarak, ‘tutukluluğa itiraz’ hakkını kullandı.
Avukatın itiraz dilekçesini 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin İdris Asan dışındaki üyeleri değerlendirdi. Mahkemenin nöbetçi hâkiminin olmaması nedeniyle 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nden bir üye bu mahkemeye atandı. Heyet dün 17.30’da Çiçek’in ‘adresinin sabit olması ve kaçma şüphesi bulunmaması, delil durumu’ nedeniyle oybirliğiyle tahliyesine karar verdi. Mahkeme yurtdışına çıkış yasağı koymadı ve denetimli serbestlik de getirmedi. Çiçek dört buçuk ay arayla aynı süreci iki kez yaşadı. İlkinde 18, ikincisindeyse yaklaşık 44 saat cezaevinde kalmış oldu.