@ismailsaymaz

Ali İsmail'in ölümünde 'Emri veren' emniyet müdürü de sanık oldu

Ali İsmail'in ölümünde 'Emri veren' emniyet müdürü de sanık oldu
Ali İsmail'in ölümünde 'Emri veren' emniyet müdürü de sanık oldu
Ali İsmail Korkmaz'ın yaşamını yitirdiği Eskişehir'deki Gezi Parkı eylemleri sırasında görevli Terörle Mücadeleden Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Aygün hakkında, "Emrinde bulunan polislerin ara sokaklarda zor kullanma sınırlarını aşmasına sebebiyet verdiği ve sivil vatandaşların resmi görevlilerin yanında olaya müdahaleleri sırasında eylemcilere uyguladığı şiddete müdahalede bulunmayarak görevini kötüye kullandığı" gerekçesiyle dava açıldı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Eskişehir’deki Gezi Parkı gösterilerinde Ali İsmail Korkmaz’a ilişkin dönemin Terörle Mücadeleden Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Aygün hakkında “görevi kötüye kullanmak” suçundan dava açıldı. İddianamede, Aygün’ün Ali İsmail'in yaşamını yitirdiği gösteriler sırasında sorumlu amir olduğu vurgulanarak, “Emrinde bulunan polislerin ara sokaklarda zor kullanma sınırlarını aşmasına sebebiyet verdiği  ve sivil vatandaşların resmi görevlilerin yanında olaya müdahaleleri sırasında eylemcilere uyguladığı şiddete müdahalede bulunmayarak görevini kötüye kullandığı” belirtildi.

Ali İsmail Korkmaz Davası’nın görüldüğü Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen ihbar mektubunda, “Gezi olaylarında Terörden Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı olan Mustafa Aygün olaylarla bağlantılıdır. Olaylar sıasında emrinde bulunan polislere ‘Jop dağıtın, göstericilerin canına okuyun, eylemcileri joplayın’ diyerek emir verdi” denilmişti. Bu nedenle mahkemece Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı‘na suç duyurusunda bulunuldu. Savcılığın başlattığı soruşturma kapsamında Eskişehir Valiliği tarafından ön inceleme yapıldı.

'TÜM ÖNLEMLERDEN SORUMLU'

Ön inceleme sonucunda “toplumsal olaylarda görev alan bazı sivil emniyet personelinin Korkmaz’ın ölümü olayında resmi sıfatlarının gerektirdiği saygınlık ve güven duygusunun sarsacak davranışlarda bulunduğu” ifade edildi. Aygün’ün de görev emri yazısına göre protesto öncesi, sırası ve sonrasında alınacak tüm önlemlerden sorumlu olduğu belirtildi. İddianamede, Aygün’ün emir verdiği polislerin “ara sokaklarda zor kullanma sınırlarının aşılması suretiyle Korkmaz’ın ölümüne sebebiyet verdikleri” için yargıladığı hatırlatılarak, "sivil vatandaşların görevlilerin yanında eylemciye şiddet uyguladığı halde görevliler tarafından engellenmediği” anlatıldı.

Aygün’ün de “toplumsal olaylara müdahaleleri olay mahallinden yönettiğinin yazılı görev emrinden, ifadelerden ve telsiz görüşmelerinden anlaşıldığı” vurgulandı ve bu nedenle hakkında soruşturma izni verildi. Aygün’ün idare mahkemesine yaptığı itiraz reddedildi. Bu nedenle Aygün hakkında “görevini kötüye kullanma” suçundan dava açıldı.

İddianamede şöyle denildi:

“Şüphelinin, Korkmaz’ın yaralanarak ölümü olayında görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine sebep olduğu, emrinde bulunan polis memurlarının ara sokaklarda zor kullanma sınırlarını aşmasına sebebiyet verdiği, sivil vatandaşların resmi görevlilerin yanında olaya müdahaleleri sırasında eylemcilere uyguladığı şiddet sırasında müdahalede bulunmayarak görevini kötüye kullandığı...”

4 SUÇLAMA

Aygün, alınan ifadesinde, hakkındaki ön inceleme kapmasında kendisine dört suçlamanın yöneltildiğini söyledi. Buna göre Gezi olayları sırasında öğrencileri dövmek, Korkmaz’ın dövüldüğü gün telsizden ‘Cop dağıtılsın’ diye bağırmak, Korkmaz’ın ölümüne ilişkin Vali Güngör Azim Tuna’ya yanıltıcı bilgi vermek ve gerekli soruşturmayı yapmamak olarak anlattı. Aygün ise bu iddiaların asılsız olduğunu savundu. 

BAŞKA OLAYDA DA ADI GEÇMİŞTİ

Mustafa Aygün'ün adı, Ali İsmail ile aynı gece yakın bir noktada dövülen Tevfik Caner Ertay'ın darp edilmesinde de geçmişti. Aygün'ün, yanındaki Çevik Kuvvet Şube Müdürü Halil Kısalar ve İstihbarat Şube Müdürü Mustafa Arık ile birlikte Ertay'ı konduğu bagajdan çıkararak, dövmeye çalıştıkları belirtilmişti. Yürütülen idari soruşturma sonunda, Aygün hakkında "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" suçundan 16 ay süreli durdurma cezası talep edilmişti.

Aygün, Eskişehir'deki usulsüz dinleme soruşturması kapsamında gözaltına alınmış ve görevinden uzaklaştırılmıştı.