'Ali İsmail'le aynı sokakta dayak yedik, polisleri tek tek hatırlıyorum'

'Ali İsmail'le aynı sokakta dayak yedik, polisleri tek tek hatırlıyorum'
'Ali İsmail'le aynı sokakta dayak yedik, polisleri tek tek hatırlıyorum'
Ali İsmail Korkmaz'ın, polisler ve 'onlara yardım eden' sivil kişiler tarafından ölümüne yol açacak şekilde dövüldüğü sokağa olay esnasında Korkmaz'la birlikte giren ve kendisi de polislerden dayak yiyen görgü tanıkları ilk kez konuştu.

Radikal.com.tr – Eskişehir’de 2 Haziran’daki Gezi Parkı protestoları sırasında polisler ve ‘onlara yardım eden’ sivil kişiler tarafından dövülerek öldürülen 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz’ın saldırıya uğradığı Sanayi Çıkmazı’na olay esnasında Korkmaz’la birlikte giren ve kendisi de polislerden dayak yiyen görgü tanıkları ilk kez konuştu.

Birgün gazetesinden Doğu Eroğlu ve Taraf gazetesinden Fırat Alkaç’a konuşan Doğukan Bilir isimli görgü tanığı o gece yaşananları aydınlatacak pek çok detay verirken, Taraf gazetesine konuşan diğer görgü tanığı Caner Ertay ise Ali İsmail’le hastanede karşılaştıklarını ve kendisinin de yüzü kan içinde olmasına rağmen 4 saat müşahede altında tutulduktan sonra gönderildiğini söyledi.

Ali İsmail Korkmaz’ın dövülerek öldürülmesine, olay anında onunla aynı anda Sanayi Sokağı’na kaçan Anadolu Üniversitesi öğrencilerinden Doğukan Bilir ve Caner Ertay da tanık oldu. 23 yaşındaki Doğukan Bilir, görüntülerde sokağa Ali İsmail ile birlikte giren kişinin kendisi olduğunu söyleyerek, “Onu gördüm ve birlikte koşarak sokağa girdik. Beni dövmeye başladılar, o da ileriye doğru koştu ve fırının önünde dövüldü” dedi.

Bilir, başından geçenleri şöyle anlattı: “Sokağa Ali İsmail ile ben ve iki kişi aynı anda koşarak girdik. Ben girdiğimde arabaların arkasına saklanmış eli sopalı ve coplu sivil polisler bana saldırdı. Bu sırada benimle birlikte sokağa giren diğer iki arkadaş da geri kaçtı. Ali İsmail ise ileriye doğru koştu. Ben, sokağın girişinde polislerin bana saldırması sonrası, ileride eli sopalıları gördüğüm için geri koştum. Sonradan ben ve Ali İsmail’in aynı görüntüde olduğu kayıtlar çıktı. Ben geri kaçtıktan sonra yine sivil maskeli, ellerinde sopa ve cop bulunan polisler beni bir köşeye sıkıştırdılar. Burada beni dakikalarca darp ettiler. Bu sırada kimliğimi de aldılar. Sonra gitmemi söylediler. Uzaklaşırken daha fazla koşamadığım için yere yatarak arabaların arasına saklandım. Sessiz şekilde babamı aradım ve yerimi söyledim. Bu sırada ellerinde sopalar bulunan kişilerin gölgelerini görüyordum, yolda insanları kovalıyorlardı. Babam gelince beni askerî hastaneye götürdü. Burada darp raporu aldım ve şikayetçi oldum. Hastanede yatarken iki tane polis geldi, ifademi almak için. Kimliğimi geri istedim. Bana ‘İyi yırtmışsın, kimliği alan polis gözaltı yapar. Eğer sana bir şey olsaydı, kim vurduya giderdin’ dedi. Bu olaydan sonra kimliğimi hâlâ geri alamadım. Geçtiğimiz günlerde Ali İsmail’in görüntüleri ortaya çıktı. Kendimi görüntülerde gördüm. Daha sonra Ali İsmail, kaçarken fırının önündeki grup tarafından feci şekilde dövülmüş.”

Ali İsmail ile aynı anda hastaneye getirildiğini söyleyen Caner Ertay ise şunları söyledi: “Ali İsmail ile bana bakan doktor aynıydı. Benim kolum kırık ve yüzüm kan içerisindeydi. Bu nedenle beni doktor ayrıntılı muayene etti. Sanırım Ali İsmail’in yüzünde kan olmadığı için hemen geri gönderdiler. Beni de dört saat kadar hastanede tuttular. Öğrendiğime göre normalde 24 saat hastanede kalmam gerekiyormuş. Ali İsmail’i önceden tanımıyordum, hastane görüntüleri ortaya çıkınca onu tanıdım. Ben de aynı görüntülerde vardım. Beni gözaltına alırlarken, yine ellerinde sopa ve cop bulunan maskeli polisler darp etti. Hepsinin yüzünü hatırlıyorum. Savcılıkta teşhis edeceğim polisleri.”

Doğukan Bilir ve Caner Ertay’ın Taraf gazetesine anlattıklarının tamamı için:
O polisleri tek tek hatırlıyorum

Doğukan Bilir’in Birgün gazetesine anlattıklarının tamamı için
Önce dövdüler, sonra git dediler…