@ismailsaymaz

Alibeyköy'de aquabaraj

Çokkatlı apartmanlar ve gecekonduların bir arada yükseldiği yamaca kurulu 'Alibeyköy Barajı', adeta tatil köyü.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Çokkatlı apartmanlar ve gecekonduların bir arada yükseldiği yamaca kurulu 'Alibeyköy Barajı', adeta tatil köyü. Barajda hayat, balıkçı Hakkı'nın getireceği balıkları bekleyen lokantalardan yükselen mangal dumanlarıyla başlıyor. Kayıkçılar ağ larını toplarken, oltacılar da kıyıda yerini alıyor. Mahallenin yüzme bilmeyen çocukları, şortlarının içine sokuşturdukları pet şişelerden 'can yeleği' yaparak göle girerken, gölün diğer ucunda arabalarını sahile çeken 'seçkin' müşteriler bira yudumluyor. Kente içme suyu sağlayan baraj, gün geçtikçe plaja dönüşüyor.
Alibeyköy Barajı, kentin su gereksinimini karşılamak için 1972'de kuruldu. Zamanla yoğun göçün yol açtığı çarpık yapılaşma, barajın çevresine de yayıldı. Böylece baraja bakan bir yamaçta, yoksulluğun kol gezdiği bir mahalle kuruldu: Gazi Mahallesi... Kentin en önemli su damarlarından olan baraj, gazetelere 'serinlemek için girdikleri suda boğulan' çocuklarla yansımaya başladı.
'Göl ortamı kızlara uymaz!'
Barajın kıyısında, muşambalarla sarmalayarak kurduğu balıkçı lokantasında günü karşılayan Süleyman Tuncer, ölüm olaylarına rağmen barajın cazibesinin arttığını söylüyor. Tuncer, pişti oynamaktan bıktığı için ve biraz da 59 yaşın getirdiği yorgunluktan ötürü, kendi deyimiyle göle sığınmış. 10 gün önce açtığı lokantasında, balıkçı Hakkı Seyrek'in avladığı sazan, yayın, kızılkanatları pişiriyor. Günde yaptığı üç tava balığın, yevmiyeyi çıkardığını söylüyor.
Arabalarını Tuncer'in barakasının yanına park eden dört genç arabesk müzik eşliğinde pişti oynuyor. Kendilerini 'Gazi'nin çocuğuyuz' diye tanıtan dört gençten Yunus Çelik, 'erkek erkeğe takıldıklarını' anlatırken, "Zaten göl ortamı kızlara uygun değil.
İçeni var, dağıtanı var" diyor.
İkindi sıcağında Gazi Mahallesi, Alibeyköy ve Yeşilpınar'dan gelen çocuklar, ellerinde pet şişeler, gölün kenarına iniyor. Yüzmeden önce iplerle birbirine bağladıkları pet şişeleri donlarına sokuşturup, göle atlıyorlar. 15 ve 12 yaşlarındaki iki kardeş Özgür ve Mesut Taşkın, göle annelerinden habersiz girdikleri için tedirgin. Pet şişelerine tutunarak yüzdükten sonra kıyıya çıkıyorlar. Bir avizecide çalışan Özgür "Yüzmeyi biliyorum" diye övünürken, boyacılık yaptığı için okuluna ara veren Mesut, "Bir sürü pet şişem var, boğulmam ki" diyor.
Gazi Mahallesi'nin orta yaşlıları da oltayla balık avlıyor. 31 yaşındaki Recai Çalışkan ile 39 yaşındaki Mehmet Beyhatun, oltalarını kayalara sabitledikten sonra misina sesine kulak kesilerek, sohbet ediyor. Balıkçı Hakkı ağlarını 09.00'da topladığı için, günün geri kalanını karşı kıyılara müşteri taşıyarak geçiriyor. Eşinden ayrıldıktan sonra kentteki evini ve işyerini kardeşine bırakan 29 yaşındaki balıkçı Hakkı, bir yıl önce göle yerleşmiş. Gölün diğer ucundaki 'Malova' adı verilen yaylada çadır kuran Hakkı, günde avladığı 5 ila 10 kilo balığı satarak geçiniyor. Gölün kimi şirketlere kiraya verilebileceğini duymuş, "Burası alabalık tesisi olacakmış diyorlar. Belki gölün doğası bozulur ama ölüm olayları da azalır" diyor.
Dört lokanta var
Hakkı gibi, 10'a yakın balıkçı da gölde avlanıyor. Dördü, avladıkları balıkları göl kenarındaki lokantalarında müşterilerine sunuyor. Metin Kırmızıyüz gölün en eski balıkçılarından. Altı yıl önce açtığı 'Metin'in Yeri' adlı balık lokantası gölün ilkleri arasında. Tamamen ahşaptan oluşan barakaları tatil köyünü andırıyor. Kırmızıyüz'e göre, gölün diğer ucunun aksine, lokantasının bulunduğu koya daha seçkin müşteriler geliyor.
Metin'in Yeri'nin sağından itibaren ise mangal ateşleri yanıyor. Sahile park eden arabalardan müzik yükselirken, aileler göle giriyor, gençler bot ve kayıklarıyla kıyıda geziniyor. Koydan bakıldığında, baraj kapaklarının yanıbaşından geçen TEM yolu ve ardındaki çokkatlı apartmanlar, kente dönüşü işaret ediyor...



'İçme suyu barajlarında yüzülmemeli'
Devlet Su İşleri ve İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi yetkilileri, 'içme suyu' barajlarında yüzülmesine karşı çıkıyor. Su Vakfı Başkan Yardımcısı ve Yıldız Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim görevlisi Ahmet Demir de, sadece enerji ve sulama amaçlı kurulan barajlarda yüzmeye izin verilebileceğini söyledi. Demir şöyle konuştu: "İçme suyu amaçlı kurulan barajlarda yüzme alanları kurulması su sağlığı açısından sakıncalı olabilir. İnsanlar sadece yüzme amaçlı gelmiyor. Burada büfeler kurulacak, mayo ve oltalar satılacak, arabalar park edilecek, insanlar güneş yağı ve sinek kovucu sürecek. Bu, daha fazla kimyasal madde anlamına geliyor. Bu riski göze alamayız."
Türkiye'de sulama, enerji ve içme suyu depolama amaçlı olarak kurulmuş 546 barajın yanı sıra, doğal göl olarak düzenlenmiş.
13 göl var. İçme suyu amaçlı olarak kurulan Büyükçekmece, Terkos, Alibey, Sazlıdere, Sultahbahçedere, Kuzuludere, Düzdere, Elmalıdere, Büyükdere, Sultanbahçedere, Kazandere, Pabuçdere, Elmalı, Ömerli ve Darlık barajları İstanbul'da yer alıyor.
Gerek DSİ ve gerek İSKİ'nin kurduğu baraj ve baraj gölleri çevresinde uyarı levhaları var. Ancak baraj havzası geniş olduğu için çevresini
'demir ağlarla örmek' dışında hiçbir güvenlik önlemi alınamıyor. Öte yandan, baraj göllerinde yüzenler ve avlananlar için yasalarda herhangi bir cezai müeyyide de bulunmuyor.