Alkolde 'ölçüsüz' yasak tartışması

Alkolde 'ölçüsüz' yasak tartışması
Alkolde 'ölçüsüz' yasak tartışması

Isparta Valisi Memduh Oğuz un yayımladığı genelgeyle il sınırları içinde açıkta içki içilmesi yasak.

Isparta Valiliği'nin genelgesiyle içki yasağı tartışmaları alevlenirken, akademisyen ve hukukçular tepkili: İçki kriminalize ediliyor. Yasak, orantısız.
Haber: AYÇA ÖRER - ayca.orer@radikal.com.tr / Arşivi

Isparta’da ‘İl Sınırları İçinde Açıkta Alkol Almanın Engellenmesine Dair’ genelgeyle ‘kamunun istifadesine açık park, bahçe ve açık alanlarda, belediye sınırları içinde meskûn mahallerde, karayollarında, umuma mahsus yerlerde, piknik ve ören yeri gibi alanlarda, gar, otogar, meydan, cadde, sokak, tarihi ve kültürel mekânlar, ibadethane ile terk edilen yapılar, inşaatlar, banka ATM’leri, köprü altları, mezarlıklar, gezinti yerleri ile park halinde olduğuna bakılmaksızın her türlü aracın içinde’ alkol alınması yasaklandı. İçki yasağı konusunda yeni bir tartışma başlatan kararı akademisyen ve hukukçulara sorduk. CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Binnaz Toprak “İçki kriminalize ediliyor” diyor. Prof. Dr. Niyazi Öktem’e göreyse karar hukuken sakıncalı. Prof. Dr. Sait Güran ise “Ne kadar kolluk tehdidi varsa, orantılı tedbir getirilmeli” görüşünde.

‘Listede içilecek yer yok’

Prof. Dr. Binnaz Toprak/CHP İstanbul Milletvekili: “Biz içki konusunda araştırma sonuçlarını 2008’de açıkladığımızda ‘İçki her yerde satılıyor’ demişlerdi. O zaman da içkinin krimilize edildiğini yazmıştık. Bir yandan AKP ‘Kimsenin yaşam tarzına karışmayacağız’ diyor, bir yandan içkiden hangi cins ekmek yiyeceğimize kadar her şeye karışıyor. Daha da vahimi Afyonkarahisar’da içkinin yanında kadınlara özel otobüs uygulaması da başlatıldı. Kadınlara mahsus otobüs ne demek? Her şeyi laiklik çerçevesinde yorumlamak yanlış ama kadın için ayrı erkek için ayrı otobüs denilerek süreç bir yere gidiyor. Çocuk parkında, kamuya açık yerde içilmez ama listeye göre içki içilecek yer yok. Yurtdışında da sokakta içemezsiniz. İnsanları saklanmaya iten bir hikâye bu. Kamu düzeni için yapıldığı söyleniyor. Saldırganlar sadece içenler mi?”

‘Çok sakıncalı bir durum’

Prof. Dr. Niyazi Öktem/Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi: “5-6 sene evvel bana da Varşova’da sandviç yer ve bira içerken polis müdahale etti. İçkinin ortak alanlarda içilmesinin kamu düzeni açısından yasaklandığı ülkeler var ama Türkiye ’nin durumu hassas. Hükümetler, belediyeler çok dikkat etmek mecburiyetinde. Sosyal hatta siyasal çatışmanın temelinde ‘Köktendinci bir sürece giriyoruz’ şeklindeki kaygıları dikkate alması lazım. Hele Afyonkarahisar’daki otobüs uygulaması hiç kabul edilemez. İktidar -ki rahatlıkla Müslüman demokrat parti diyebilirim-, tıpkı Hıristiyan demokrat partiler gibi bir parti. Temel hak ve özgürlükler açısından da hukuk açısından da çok sakıncalı bir durum.”

Nasıl bir tehdit olduğuna bakmak lazım

Prof. Dr. Sait Güran/Eski İstanbul Üniversitesi İdare Hukuku Öğretim Üyesi: Lokantada, evde serbest olan bazı şeyler umuma açık yerlerde yasak olabilir. Bu yasakların bir kısmını yerel yönetimler, bir kısmını ilgili bakanlık koyabilir. İçki konusunda valilerin kolluk yetkisi alma hakkı var, büyükşehirin var, ilçe belediyesinin de var. Burada önemli olan şu: Tamamen yasakladım demesi başka, düzenleme getirmesi başka. Ne kadar kolluk tehdidi varsa, onunla ölçülü ve oranlı yasak veya tedbir getirilir. Önce umuma açık yerlerde içki içilmesinin ne gibi bir kolluk tehdidi yarattığının ortaya konulması lazım. Tehdit yoksa bu yasak da geçersizdir. Önlenmek istenen kamu düzeninin bozulması ihtimaliyle getirilen tedbirin orantılı olması gerekir.